WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3256 E.  ,  2024/167 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3256
Karar No : 2024/167

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2017/6817, K:2021/3185 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2017/6817, K:2021/3185 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yürütülen ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "Excel Tabloları" ve "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun incelenmesinden, davacı tarafından … GSM numarasından, "…'' IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Tanık beyanları yönünden, kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde beyanlarına itibar edilmeyen davacının, J. GN. K.LIĞI Askeri Mahkemesi ve Ankara 5 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Askeri Hakim olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, Dairelerinin 20/01/2021 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ekinde sunulan, davacıya ilişkin ankesör/büfe sorgu raporunun incelenmesinden, aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan … GSM nolu hattının Ankara ilinde bulunan (3) ayrı ankesörlü telefondan, 25/08/2012-16/05/2013 tarihleri arasında toplam (5) kez arandığı, bu aramalarda O.K.O. isimli şahısla (4) ardışık aramasının bulunduğunun tespit edildiği; iletişime dair kayıtların incelenmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Hâkimlik-Savcılık sınavlarına örgüte ait çalışma evinde hazırlanma hususu yönünden, beyanlarına itibar edilmeyen davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hâkim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde anılan sınavlara hazırlanmış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında hiçbir hukuka uygun gerekçe yokken, hukuka aykırı olarak meslekten çıkarıldığı, sonradan gerekçe üretilmesinin yapılan idari işlemi hukuka uygun hâle getirmediği; "yetki ve usulde paralellik ilkesi"nin meslekten çıkarma işleminde ihlal edildiği, bu husustaki usul itirazlarının Daire tarafından değerlendirilmediği, meslekten çıkarıldıktan sonra, meslekten çıkarma komisyonunun bu şekilde askeri hâkimleri meslekten çıkarabileceğinin Askeri Hakimler Kanunu'nun 29. maddesine eklendiği, meslekten çıkarma işlemi kanuna uygun olması gerekirken, aksine hukuka aykırı olarak, Kanun'un, meslekten çıkarma işlemine uygun hale getirildiği, meslekten çıkarıldığı tarihte, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği, mesleğe atamada kim yetkili ise meslekten çıkarmada da o kişi/kurumun yetkili olduğu, meslekten çıkarabilecek yetkide olanların atamayı yapan kişiler olduğu, şekil olarak da aynı şekilde müşterek kararname ile meslekten çıkarılması gerektiği; askeri hâkimlerin meslekten çıkarılabileceği hâllerin Askeri Hakimler Kanunu'nda sınırlı olarak sayıldığı, somut olayda meslekten çıkarılma sebebinin kanunda sınırlı sayıda sayılan sebeplerden biri olmadığı, yapılması gerekenin suç işlediği düşünülen bir askeri hâkimin direkt olarak meslekten çıkarılması olmadığı, bu hâkimin ceza mahkemesinde yargılaması neticesinde verilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi durumunda meslekten çıkarılmasının gerektiği; kararda bilirkişi raporlarına, aile fertlerine, tanık beyanlarına vs. yer verilse de, müvekkilin kendi iradesi ile gerçekleştirdiği bir eyleme veya bir duruma yer verilmediği; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, etkin pişmanlık adı altında ismi verilerek, etkin pişmanlıkları kuvvetliymiş gibi gösterilmek istendiği, somut bir olayın anlatılmadığı, sadece düşüncelerine yer verilmiş olduğu; evlerde kalmış olabileceği veya ByLock kullanmış olabileceği yönünde düşünce notunun nereden sağlandığının belli olmadığı, gerçek dışı olduğu, hangi delile dayanılarak yazıldığının belli olmadığı; karara karşı başvuru yollarının gösterilmediği, savunmasının alınmadığı, kararda kişiselleştirme yapılmadığı, hâkimlik teminatından yararlandırılmadığı, Anayasa'da ve AİHS’de yer alan haklarının ihlal edildiği, temel hak ve özgürlüklerinin Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olarak sınırlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, 668 sayılı KHK ile değişik 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği isnadıyla açılan ceza davasında yargılamasının devam ettiği, aynı Mahkemece 21/06/2017 tarihinde tutuklamaya yönelik yakalama kararı verildiği ve davacının henüz yakalanamadığı anlaşılmıştır.
668 sayılı KHK ile değişik 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca, askeri hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, davacı hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenmesi gerekmemektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/10/2021 tarih ve E:2017/6817, K:2021/3185 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.