DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3231 E. , 2024/166 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3231
Karar No : 2024/166
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/6803, K:2022/100 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2017/6803, K:2022/100 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun), 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesinin ve bir bütün olarak 667 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde beyanlarına itibar edilmeyen davacının, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi ve .. nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Askeri Hakim olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, Dairelerinin 20/01/2021 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ekinde sunulan, davacıya ilişkin ankesör/büfe sorgu raporunun incelenmesinden, aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan … GSM nolu hattının Ankara ilinde bulunan (2) ayrı ankesörlü telefondan, 21/04/2012 – 27/01/2013 tarihleri arasında toplam (6) kez arandığı, bu aramalarda A.P., A.D., ve A.A. isimli şahıslarla (4) ardışık aramasının bulunduğu; ayrıca aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan … GSM nolu hattının Şanlıurfa ilinde bulunan ankesörlü telefondan 25/04/2014 tarihinde (1) kez arandığının tespit edildiği, iletişime dair kayıtların incelenmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında, "Sanığın staj döneminde 2012 yılı başından 2013 yılında ataması yapılana kadar dosya sanıklarından T.Ö. ve A.A. ile birlikte … Mah. … Sok. … Yenimahalle Ankara adresinde kaldığı, alınan beyanlardan hareketle FETÖ’nün özellikle Askeri Hâkim/Savcı olan bekâr örgüt üyelerini rahat bir şekilde kontrol altında tutabilmek, gizliliği ön plana çıkararak ifşa olmalarının önüne geçebilmek amacıyla birlikte kalmalarını sağladığı gerçeğinden hareketle T.Ö., … ve A.A.’ın örgütün güdümü altında aynı adreste ikamet ettiklerinin değerlendirilmesi.." şeklinde tespite yer verildiğinin görüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı askeri yargı mensupları ile aynı evde ikamet etmesinin, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında açılmış bulunan ve eksik inceleme nedeniyle istinaf incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmak suretiyle yerel Mahkemesine iade edilen ve hâlen devam etmekte olan ceza yargılaması henüz sonuçlanmadan, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ve benzeri birçok temel hukuk ilkelerinin yok sayılması suretiyle Danıştay Beşinci Dairesi tarafından davanın reddedildiği, FETÖ ile hiçbir ilişkisi veya iltisakı bulunmayan ve yapılan yargılamalar neticesinde bu yönde somut bir delil bulunamayan/bulunamayacak olan hakkında yapılan ceza yargılamasının, beraatla neticeleneceğinden şüphelerinin bulunmaması, her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması ve ceza yargılaması neticesinde verilecek olan hükmün bu davayı doğrudan etkileyecek olması nedeniyle devam etmekte olan ceza yargılaması kesinleşinceye kadar bu dava yönünden "bekletici mesele" yapılması gerektiği; Mahkemece salt sözde sıkıyönetim görevlendirme listesi gerekçe gösterilerek verilen ceza hükmünün, istinaf mahkemesince bozulduğu, söz konusu listenin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği ve sanık hakkında söz konusu terör örgütüne üye olduğuna ilişkin olarak herhangi bir somut delil bulunup bulunmadığının araştırılmak suretiyle tekrar yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulması için yerel mahkemeye iade edildiği, ceza yargılamasında delil olarak kabul edilmeyen kim veya kimler tarafından hazırlandığı meçhul, imzasız ve mühürsüz ve belki de tipik bir FETÖ taktiği olan ve yurtsever subaylara kumpas kurma saikiyle hazırlanmış olan bu kâğıt parçasının davanın reddine gerekçe olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceği; ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararındaki "... T.Ö., … ve A.A.’ın örgütün güdümü altında aynı adreste ikamet ettiklerinin değerlendirilmesi..." yönündeki tespit ve değerlendirmenin de İstinaf Mahkemesi tarafından delil olarak değerlendirilmediği; ankesörlü telefonlardan GSM hattına yapılan aramaların, ardışık arama olup olmadığının ve FETÖ üyeliğine ilişkin somut bir delil olarak kabul edilip edilemeyeceğinin ancak ceza mahkemesi tarafından değerlendirilebileceği, Danıştay Dairesinin, ceza mahkemesi yerine geçerek terör örgütü üyesi olduğu yönünde bir hüküm kuramayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "sanıklar ..., ... ve … hakkında Dairemizde bulunan dava ile sırasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesinin ..., ... esas ve … sayılı kovuşturma dosyalarına konu "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçuna ilişkin dosyalar ... ın ... ilk derece mahkemesi tarafından anılan kovuşturma ve soruşturma dosyaları kapsamında birleştirme hususunun değerlendirilmesi, bunun hukuken mümkün olmaması hâlinde ise bahse konu kovuşturma ve soruşturma dosyalarının onaylı örneğinin iş bu dosya içerisine alınarak tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirildikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi zorunluluğu", "Sanıklar ... ve …'ın askeri personel olmaları durumu gözetilerek üzerlerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu kapsamında asker mahrem yapılanmasına ilişkin olarak yürütülen ankesör/ardışık arama soruşturmalarında dosya kapsamında kullandıklarını beyan ettikleri GSM hatları ile resmi ve özel kurumlara bildirdikleri GSM hatlarının tespiti ile bütün Ülke'de yürütülen ankesör/sabit hat soruşturmalarında tesbite konu hatlardan sanıkların GSM numarasının aranıp aranmadığı, aranmış ise hangi tarihlerde arandığı ve meslektaş grubundan bir kimseyle ardışık aramaya takılıp takılmadıkları yönünde rapor tanzimi, sanıklar hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili soruşturmalar ve dava dosyaları kapsamında haklarında beyan ya da başkaca delil bulunup bulunmadığının araştırılması" yolundaki gerekçelerle bozulduğu; davacı hakkındaki ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmıştır.
668 sayılı KHK ile değişik 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca, askeri hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, davacı hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenmesi gerekmemektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/02/2022 tarih ve E:2017/6803, K:2022/100 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!