WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3110 E.  ,  2022/3239 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3110
Karar No : 2022/3239

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/04/2022 tarih ve E:2017/7182, K:2022/2567 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 128. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/04/2022 tarih ve E:2017/7182, K:2022/2567 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. maddesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan "daimi nezaretçi" tanımı ile 31. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmelik'in "Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi" başlıklı 128. maddesinde, "(1) Daimi nezaret görevi; işveren ile yapılan sözleşmenin feshedilerek ruhsat sahibinin azletmesi, ruhsatların iptali, terki, devri, intikali, tescili (ruhsat sahibi unvan değişikliklerinin sicil kayıtlarına tescili hariç), ruhsatın birleştirilmesi, daimi nezaretçinin istifası veya ölümü halinde sona erer. Bu gibi durumlarda ruhsat sahibi tarafından en geç on beş gün içinde yeni bir daimi nezaretçi atanması zorunludur. Ruhsat sahibi, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendirir. Bu durum nezaretçi defterine yazılır.
(2) Daimi nezaretçinin istifası veya azli durumunda tarafların dilekçeyi birlikte imzalamamaları halinde taraflar birbirlerine bir hafta önceden noter aracılığıyla haber vermek zorundadır. Aksi takdirde daimi nezaretçinin görevi devam eder.
(3) Daimi nezaretçinin yasal izin, rapor veya görevli olduğu süreler tek seferde on beş iş gününü aşarsa yeni daimi nezaretçinin atanması zorunludur. Ruhsat sahibi, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendirir. Bu durum nezaretçi defterine yazılır.
(4) Daimi nezaretçi ataması yapılmadan maden işletme faaliyetinde bulunulması halinde Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir.
(5) Daimi nezaretçinin azledilmesi veya istifası halinde dilekçesi ekinde, noter ihbarnamesi, görev yaptığı döneme ait sahanın son durumuna ilişkin önerileri içeren raporunu üç nüsha düzenleyip, ruhsat sahibine, YTK’ya ve Genel Müdürlüğe verir. Azledilen daimi nezaretçinin aynı şirkette çalışmaya devam etmesi halinde noter ihbarnamesi aranmaz." hükmünün yer aldığı,
Söz konusu maddenin 2. fıkrasında, daimi nezaretçinin istifası veya azli durumunda tarafların dilekçeyi birlikte imzalamamaları halinde tarafların birbirlerine bir hafta önceden noter aracılığıyla haber vermek zorunda olduğu, aksi takdirde daimi nezaretçinin görevinin devam edeceği; 3. fıkrasında ise, daimi nezaretçinin yasal izin, rapor veya görevli olduğu sürelerin tek seferde on beş iş günü aşması halinde yeni daimi nezaretçinin atanmasının zorunlu olduğu, ruhsat sahibinin, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendireceği hükümlerine yer verildiği,
04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3213 sayılı Kanun'un "Teknik nezaret" başlıklı 31. maddesinin başlığı ile birlikte değişikliğe uğrayarak "Daimi nezaret ve teknik eleman" başlığını aldığı, 6592 sayılı Kanun'un 16. maddesinin gerekçesinde; madde ile, teknik nezaretçi kaldırılarak iş riski en yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerine daimi olarak bir maden mühendisinin nezareti getirildiği, faaliyetlerin can ve mal emniyeti açısından daha teknik ve güvenilir şekilde yapılarak kazaların en aza indirgenmesinin hedeflendiği, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olarak, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu gözönüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunluluğu getirildiği, mühendis istihdam etmeden maden işletme faaliyetinde bulunulması halinde idari para cezası uygulanması yönünde düzenleme yapıldığının belirtildiği,
3213 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile madde gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, iş riski yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerinin can ve mal emniyeti ile kazaların en aza indirgenmesi amacıyla maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin maden mühendisi nezaretinde yapılmasının zorunlu kılındığının anlaşıldığı, madencilik faaliyetini yürüten maden işçilerinin can güvenliği ve maden işletmesinin çevre yönünden taşıdığı tehlike dikkate alınarak, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olarak istihdamı ve işletme faaliyetinin maden mühendisinin gözetiminde yapılması konusunda bir istisnanın öngörülmediği,
Nitekim bu durumun, maddede maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde diğer bir ifade ile gözetiminde yapılmasının zorunlu olduğu lafzı ile ortaya konulduğu, teknik nezaretçinin kaldırılarak, daimi nezaretçi istihdamının zorunlu kılınmasındaki amacın, bu görevin daimi olarak yürütülmesi ve yapılan denetimlerdeki tespit ve önerilerin düzenli olarak kaydedilmesi olduğundan, maden işletme faaliyetinde bulunulan her bir ruhsat için en az bir maden mühendisinin daimi olarak nezaret görevini yürütmesi gerektiği,
Daimi nezaretçinin, işletmede daimi olarak istihdam edilmek üzere ataması Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olan maden mühendisi olduğu, bu haliyle daimi nezaretçiliğin, madencilik faaliyetlerinin can ve mal güvenliği sağlanarak yapılmasını amaçlayan bir görevlendirme olduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemelerin işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerini aşan hükümler içermediği,
Bu durumda, daimi nezaret görevi ile ilgili daimi nezaretçinin istifa ve azil durumunda veya daimi nezaretçinin izin, rapor ve görevli olduğu durumlarda uygulanacak olan usul ve esasları belirleyen dava konusu düzenlemelerde dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3213 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, davalı idarece yönetmelik ile belirlenecek hususların sayma suretiyle belirtildiği, sayılan hususular arasında daimi nezaretçinin görevinin sona ermesine ilişkin hususların yer almadığı, dava konusu düzenlemelerin İş Kanunu hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 08/04/2022 tarih ve E:2017/7182, K:2022/2567 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 14/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.