DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3025 E. , 2023/2099 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3025
Karar No : 2023/2099
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/6451, K:2021/3981 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/6451, K:2021/3981 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği ve söz konusu kararın 01/10/2020 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı" ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları" ile ceza yargılaması aşamasında yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının "…" ve "…" ID numaralarıyla ve iki ayrı kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Bununla birlikte, davacının örgütün Danıştay yapılanması içerisinde önemli bir konumda olduğunu gösteren ve kararda yer verilen ByLock yazışma içeriklerinin, davacı hakkında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının örgüt içerisinde aktif olarak görev aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt kontenjanından Danıştay üyesi seçildiğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, kararda yer verilen iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu sonucuna varıldığı,
… üyeliğinin iptali yönünden, davacının, örgüte müzahir … grubu kanalların …Platformundan çıkarıldığı tarihten beş gün sonra … aboneliğini sonlandırmasına ilişkin durumun, davacı hakkında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Unvanlı görev yönünden, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün Hakimler ve Savcılar Kurulunda etkin olduğu dönemde Danıştay üyesi olarak atanmasının, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının örgüt tarafından organize edilen Çamlıca/İSTANBUL gezisine katılması yönünden, örgüt içi motivasyonu arttırmak amacıyla, son derece hassas gizlilik kuralları uygulanarak 2012 yılında gerçekleştirilen örgüt liderinin bir dönem kaldığı … Dersanesi ziyaretine davacının da katılmış olması hususunun, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik istemlerinin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, 667 sayılı KHK uyarınca Danıştay üyelerinin meslekten çıkarılıp çıkarılmayacağına 23/07/2016 tarihinden itibaren Danıştay Başkanlık Kurulunca karar verilmesi gerektiğinden davalı idarenin bu konuda karar verme görev ve yetkisinin bulunmadığı, aksi durumda hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edileceği, bir Danıştay meslek mensubunun ancak ağır hapis, kasıtlı bir suçtan dolayı 6 ay veya daha fazla hapis cezası ile kesin olarak hüküm giymesi halinde görevinin kendiliğinden sona ereceği; görevden uzaklaştırılan yargı mensuplarına ilişkin listenin hukuka aykırı bir şekilde çok önceden hazırlandığı ve tamamı hakkında herhangi bir ayrım yapılmadan varsa suç teşkil eden eylem veya fiilleri bireyselleştirmeden toptancı bir yaklaşımla hareket edildiği; herhangi bir terör örgütünün üyesi, destekçisi ya da sempatizanı olmadığı; herhangi bir terör örgütü ile irtibatı veya iltisak düzeyinde bir ilişkisinin bulunmadığı, hem savcılık hem de mahkeme aşamasında suçlama ile ilgili somut delil veya olguların neler olduğunun ısrarla sorulmasına rağmen dosyadaki kısıtlılık kararı gerekçe gösterilerek hiçbir delil ve belgenin gösterilmediği, tutuklama kararında yazan suç tarihinde Danıştay üyesi olduğundan hakkında soruşturma ve inceleme yapma yetkisinin Danıştay ilgili kurullarına ait olduğu; HSYK tarafından, savunma hakkı, masumiyet karinesi, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesi ile adalete erişim hakkının engellenmesi suretiyle hakkında herhangi bir idari inceleme ve soruşturma yapılmadan, üzerine atılı fiil her türlü şüpheden uzak somut bilgi ve belgeye dayandırılmadan, kendisi ile ilgili herhangi bir gerekçeye yer verilmeden, aleyhine olan delillerin neler olduğu bildirilmeden ve tarafına hakkındaki iddiaları çürütmek için delil sunma imkanı tanımadan meslekten çıkarılma kararı verilmesinin adil yargılanma hakkına aykırı olduğu; dava konusu işlemle hukuk güvenliği, özgürlük ve güvenlik hakkı ile ölçülülük ilkesinin, hakkın kötüye kullanılması ilkesinin, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ve seyahat özgürlüğünün ihlaline sebep olunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/11/2021 tarih ve E:2017/6451, K:2021/3981 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!