WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2774 E.  ,  2023/1704 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2774
Karar No : 2023/1704

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2020/9117, K:2022/6180 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi (Köyü), … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 09/03/2011 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ile bu planda … ve … tarihlerinde yapılan değişikliklerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2020/9117, K:2022/6180 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/11/2019 tarih ve E:2018/898, K:2019/5711 sayılı bozma kararına uyularak, … tarih ve … sayılı, ekli krokide sınırları belirlenen alanın "Muğla-Bodrum Yarımadası kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" olarak belirlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararın bildirilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; Dairelerince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, "Akdeniz'de Özel Koruma Alanları ve Biyolojk Çeşitliliğe İlişkin Protokol" gereğince, "önemli doğa alanları"nın doğal ekolojik dengeyi koruyucu bi duyarlılıkta ele alınması gerektiği, Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası'ndan başlayan ve Bodrum Yarımadasına kadar uzanan bir bölgenin; "önemli doğa alanı bölgesi" olduğu, bu alanların tümünün uluslararası öneme sahip olduğu, koruma kapsamı içinde acil önlem alınması gereken, "sıfır yok oluş" alanlarının tanımlandığı, bu alanların, yeryüzünde başka hiçbir noktada yaşamayan ve bu alan içinde de nesli tehlike altında olan bir ya da daha çok canlı türünün bulunduğu alanlar olduğu, "EGE 020 Bodrum Yarımadası"nın bu kapsam içinde yer aldığı, "sıfır yok oluş" alanlarının korunması için "çekirdek bölge", "tampon bölge" ve "geçiş ve gelişme bölgelerinin" belirlendiği, Bodrum Yarımadası'nda ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca böyle bir çalışma yapılmadığından, turizm koruma ve gelişme bölge kararı sınırlarının, uluslararası Protokole göre, "önemli doğa alanları" bütünlüğü içinde ele alınmadığının anlaşıldığı, "geçiş ve gelişme bölgeleri"nin belirlenmediği, bu nedenle kamu yararının ihlal edildiği görüş ve tespitlerine yer verildiği, bu rapor uyarınca, Dairelerinin 25/02/2009 tarih ve E:2007/548, K:2009/1806 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği,
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda, parsel bazında kararların üretilmesi mümkün olamayacağı gibi genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, kentleşmenin sürdürülebilir kılınması, ekolojik dengeyi bozacak müdahalenin önlenmesi ve ekolojik dengenin korunması amacıyla yukarıda sözü edilen sözleşme ve yargı kararı göz önünde bulundurularak plan kararlarının getirildiğinin görüldüğü,
Dava konusu planda, Dairelerinin E:2007/548 sayılı dosyasında verilen karar ile Ülkemizin de taraf olduğu "Akdeniz’de Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe İlişkin Protokol" hükümleri gözetilerek, planlama bölgesi bütününde koruma-kullanma dengesinin oluşturulması gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliklerin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için, alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının öngörülmesi karşısında, doğal ve ekolojik dengesinin korunması gerektiği açık olan Bodrum Yarımadası bütününün bir parçası olan uyuşmazlık konusu parselin "doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan" olarak planlanmasında, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,
Kaldı ki, plan notlarında belirtildiği üzere bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar panları geçerli olduğu gibi, Bodrum Yarımadasının, yoğun yapılaşmanın neden olduğu doğa tahribatı ve su arzı yetersizliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalmış iken, doğal ve ekolojik alan bütünlüğünün bozulması suretiyle yapılaşmaya açılmasının uygun olmayacağı,
Diğer taraftan, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümlerinin 1. maddesinde öngörülen ve 2025 yılını hedef aldığı belirtilen planın, Aydın-Muğla-Denizli il sınırları içinde sürdürülebilir ve yaşanabilir bir çevre yaratılması; tarımsal, tarihsel ve turistik değerlerin korunması ve Türkiye'nin kalkınma politikaları kapsamında, sektörel gelişme hedeflerine uygun olarak belirlenen planlama ilkeleri çerçevesinde; sosyal, ekonomik, kültürel ve mekansal açıdan sağlıklı gelişme ve büyüme olarak belirlenen amaçlarının gerçekleştirilebilmesi, ayrıca plan hükümlerinin 3. maddesinde; bu plan kapsamında kalan alanlarda, arazi kullanımı ve yapılaşmanın plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olarak oluşmasının sağlanması, afet etkilerinin azaltılması; doğal, tarihi, kültürel çevrenin ve ekosistemlerin korunması, yaşatılması ve geliştirilmesi olarak sayılan planlama hedeflerine ulaşılabilmesi için yeniden düzenlendiği anlaşılan "doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanlar" tanımının, hem bu alanları düzenleyen plan notları, hem de "makilik-fundalık-çalılık alanlar" ile uyumlu olması karşısında,
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, taşınmazın edinildiği tarihte makilik-fundalık alan vasfında olduğu ve alanda geçerli olan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı notlarında, bu alanlara ilişkin yapılaşma imkanı tanındığından, taşınmazı kapsayan alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanması için ilçe belediyesine başvuru yapıldığı, bu arada alana ilişkin tarım dışı kullanım izninin alındığı süreçte, dava konusu edilen imar planı ile taşınmazı kapsayan alanın doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan olarak belirlendiği ve yapılaşmaya kapatıldığı, bu nedenle mülkiyet hakkının, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, Bodrum ilçesinin yoğun yapılaşmış olmasının taraflarının kusuru olmadığı ve idarelerin içme suyu gibi alt yapı hizmetlerini karşılamak ile yükümlü olduğu, taşınmazın tarıma da elverişli olmadığı, civarda villa türü yapılaşmaların mevcut olduğu ve bu nedenle eşitlik ilkesinin de ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 25/05/2022 tarih ve E:2020/9117, K:2022/6180 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 21/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.