WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2475 E.  ,  2024/213 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2475
Karar No : 2024/213

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … AŞ
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … AŞ
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/677, K:2022/1162 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketince tesis edilen 17/02/2017 tarih ve 45315976-930-E.821 sayılı "Hurda Malzeme Satışı" konulu Genelge'nin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/677, K:2022/1162 sayılı kararıyla;
3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanun'un 1. ve 2. maddesi, 15/03/1950 tarih ve 18093 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5591 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Kanunu'nun "Kuruma İntikal Edecek Tesisler" başlıklı 18. maddesi, dava konusu işlem tarihi itibarıyla, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsü'nün 4. maddesi, 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Malzeme Alımına Ait Kararname hükümleri, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (h), (ı) ve (y) bendi, 21. maddesi, 22. maddesinin 2. fıkrası, 25. maddesinin 1., 2. ve 6. fıkraları, 27. maddesi, 29. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. ve 4. fıkraları, Geçici 5. maddesinin 1. fıkrası, PTT A.Ş. Ana Sözleşmesinin 1. ve 6. maddeleri ile 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi hükümlerine ve 24/01/2017 tarih ve 2017/9756 sayılı Bakanlar Kurulu kararına, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne, Anayasa'nın "Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi" başlıklı 165. maddesi ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinde düzenlenen kurallara yer verilerek;
Anayasa'nın dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliye "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği,
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,
İlgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, resmi daire ve idarelerin, diğer iktisadi devlet teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin malik oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hale gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının kendi ihtiyaçlarından fazlalarının, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satış suretiyle devredileceği hususunda duraksama bulunmadığı,
Uyuşmazlığın, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile yeniden düzenlenen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin (PTT) yukarıda aktarılan zorunlu devir yükümlüsü kurum ve kuruluşlar arasında yer alıp almadığı noktasında toplandığı, bu itibarla, uyuşmazlığın çözümünün, PTT’nin dava konusu işlem tarihi itibarıyla hukuki statüsünün tespitine bağlı bulunduğu,
İlgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar kamu iktisadi kuruluşu olmaktan çıkarılarak Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi kılınmış ise de; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile "evrensel posta hizmet yükümlüsü" statüsü tanınmak ve tekel niteliğindeki hizmetleri de içerecek görev ve yetkilerle donatılmak suretiyle sermayesinin tamamı Hazineye ait olmak üzere kurulan, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyeleri, kamu görevlilerine yönelik bazı özel hükümlere tabi tutulan, idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen personelinin PTT'ye karşı işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlisi gibi cezalandırılması öngörülen, işyeri açma ve çalıştırma hakkındaki genel mevzuatta aranan koşullardan muaf tutularak özel hukuk tüzel kişilerine nazaran birtakım imtiyazlar tanınan, bilahare hisselerinin tamamı Türkiye Varlık Fonu’na devredilen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nin, belirtilen niteliklerinin tamamı bir bütün olarak gözetildiğinde, kamu tüzel kişiliği sıfatını koruduğu, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu, bu haliyle 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında bulunduğu, hisselerinin tamamının Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasının statüsünü değiştirmediği,
Nitekim, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, dava konusu işlem tarihi itibarıyla 6745 sayılı Kanun gereği, 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi tutulmasının da ulaşılan bu sonucu desteklediği,
Aynı şekilde, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in 19. ve 74. maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 11/12/2019 tarih ve E:2018/10250, K:2019/10057 sayılı kararı temyizen inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/03/2021 tarih ve E:2020/3394, K:2021/392 sayılı kararında, "Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının Hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı kurumun halen kamu tüzel kişiliği sıfatını koruduğu ... sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verilmesi; Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarih ve E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında da, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğunun ifade edilmesinin, yukarıda aktarılan hukuki değerlendirmeyi teyit edici mahiyette olduğu,
Bu durumda, işlem tarihi itibarıyla davalı PTT Anonim Şirketinin 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Malzeme Alımına Ait Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında yer alan kuruluşlardan olduğu ve bu haliyle mülkiyetinde bulunan 3284 sayılı Kanun'da yazılı maden hurdalarını satış suretiyle davacı idareye devretmekle yükümlü bulunduğu açık olduğundan, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararına aykırı şekilde tesis edilen dava konusu Genelge'de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı şirket tarafından, şirketlerinin 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Malzeme Alımına Ait Kararnamede yer alan tanımda geçen "resmi daire ve idareler" kavramına dahil olmadığından söz konusu Genelge hükmünde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle şirket zararına neden olunmamasını teminen Bakanlık tarafından belirlenen MKE Hurda İşletmesi Müdürlüğü hurda malzeme ve talaş alım fiyat listesi ile belirlenen fiyatlardan daha aşağı olmaması kaydıyla şirketlerine ait hurda malzemelerin piyasaya satılmasına engel bir durumun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir hüküm kurulmaksızın gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 08/03/2022 tarih ve E:2017/677, K:2022/1162 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 07/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.