DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2464 E. , 2023/1818 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2464
Karar No : 2023/1818
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 31/12/2015 tarih ve 29579 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2016 Yılı Tarifesi" ile bu Tarife'nin dayanağı olan "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının, 9. maddesinin ve 10. maddesinin 11. fıkrasının iptaline karar verilmesi ile bu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararıyla;
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesi, "Mağdur ile şikayetçinin hakları" başlıklı 234. maddesi, "Katılanın hakları" başlıklı 239. maddesi; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 13. maddesi; 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Ücret" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası, "Tarife" başlıklı 9. maddesi ve 10. maddesinin 11. fıkrasına yer verilerek,
5320 sayılı Kanun'un 13. maddesine istinaden hazırlanan dava konusu Tarife'nin 1. maddesinde Tarife'nin amacı; 2. maddesinde kapsamı; 3. maddesinde ise dayanağı belirtildikten sonra, "Tarife" başlıklı 4. maddesinde, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yapılan hukuki yardımlara yönelik işlemlerde; soruşturma evresinde ve sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler ile asliye ceza mahkemelerinde, ağır ceza mahkemelerinde, çocuk mahkemelerinde, çocuk ağır ceza mahkemelerinde, (mülga) askeri mahkemelerde ve icra ceza, fikrî ve sınaî haklar ceza mahkemesi ile infaz hâkimliklerinde takip edilen davalar ile kanun yolu aşamasındaki duruşmalı davalar için 2016 yılında ödenecek ücretlere yer verildiği,
Aktarılan Kanun hükümleri ile adil yargılanma hakkının önemi gözetilerek, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında avukat aracılığıyla bu haklarını kullanamayacak olan veya suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına bağlı olarak kendisine avukat belirlemesi beklenmeksizin bir avukatın hukuki yardımından faydalanmasında yarar görülen şüpheli ve sanık için müdafinin; mağdur/şikayetçi/katılan için vekilin, soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilmesi olanağı tanındığı; tevdi edilen bu görevlerin kamusal niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetleri karşılığında müdafi ve vekillere ödenecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten karşılanacağı, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak tespit edileceği ve yargılama giderlerinden sayılarak yargılama sonucu haksız çıkan tarafa yükletileceğinin öngörüldüğü,
Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in iptali istenilen maddeleri ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekillere, bu hizmetlerinin karşılığında ödenecek ücretin karşılanacağı ödenek, ücrete esas alınacak tarife ve ödemeye ilişkin diğer esasların düzenlendiği,
Anılan Yönetmelik'in, belirtilen mevzuat hükümlerine dayanılarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarıldığı, dolayısıyla yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğu; ayrıca getirilen kuralların üst norm olan kanun hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü,
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemek amacıyla hazırlanan dava konusu "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2016 Yılı Tarifesi"nin de Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanıp yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak düzenlenmesinin 5320 sayılı Kanunun 13. maddesiyle verilen açık yetkiye dayandığı; ayrıca görevin kamusal niteliği ve ücretlerin avans mahiyetinde Devlet bütçesinden karşılandığı gözetilerek, sunulan hukuki yardıma uygun, makul düzeyde belirlendiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde ve Tarife'de hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Tarife ve dayanağı Yönetmelik hükümleri nedeniyle, CMK kapsamında görevlendirilen avukatlara, asgari ücret tarifesinin çok altında ücret ödenmesinin, Avukatlık Kanunu hükümlerine ve Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine olduğu kadar, hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğu; avukatların, CMK müdafiliği hizmetleri kapsamında yaptıkları görevde gerçekte alması gereken en az ücretin yaklaşık 1/3’ünü almakta oldukları; Tarife'de belirlenen ücretlerin brüt olduğu ve yasal kesintiler yapıldıktan sonra görev yapan avukatın eline geçen kazancın daha da azaldığına ilişkin hususların Tarife hazırlanırken değerlendirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Adalet Bakanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!