WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/1579 E.  ,  2024/1510 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2024/1579
Karar No : 2024/1510

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … Enerji Tarım Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca elektronik ortamda veya vergi dairesine başvurulmak suretiyle elektronik tebligat talep bildirimi yapılmadığı, davalı idare tarafından da bu hususa ilişkin olarak dosyaya herhangi bir bilgi belge sunulmadığı bu nedenle dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın yasal süresi içerisinde açıldığının kabul edilmesi ve işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden takibe konu vergi borç ve cezaların, şirketin 2019/Eylül, Ekim aylarında düzenlediği sahte belgelerden, beyanname vermeme ve defter belge ibraz etmeme fiilinden kaynaklandığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde belirtilen kanuni temsilci sorumluluğunun esas itibarıyla bir kusur sorumluluğu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra 2019/Temmuz-Eylül dönemi geçici vergi beyannamesi ve 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi, kendi bilgisi ve isteği dışında sahte fatura düzenlenmesi ve defter ve belge ibraz edilmemesi sonucu ödeme emrine konu vergi borç ve cezalarının ortaya çıkmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının şirket ile fiili veya hukuki herhangi bir bağlantısının olmadığı dönemlerde gerçekleştirilen sahte fatura düzenleme ile defter ve belge ibraz etmeme ve beyanname vermeme fiili nedeniyle doğan amme alacaklarının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu; davacıya yapılan elektronik tebligatın usulüne uygun olmadığına dair mahkeme kararındaki tespitin Dairelerince de uygun görülmekle beraber; davacı adına düzenlenen ödeme emrinden en geç, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne düzeltme başvurusunda bulunduğu 14/03/2022 tarihinde haberdar olunduğu, Danıştay İçtihatı Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı ile idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanacağı yönündeki içtihadın birleştirilmesine dair kararı uyarınca, öğrenme tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren genel dava açma süresi olan otuz gün içerisinde dava açılması mümkün iken davacının genel dava açma süresi içinde dava açma yoluna başvurmadığı, bunun yerine düzeltme-şikayet hükümlerine başvurmayı tercih ettiği, nitekim dava dilekçesinde de düzeltme şikayet sürecinden bahsedildiği, söz konusu ödeme emrinden davacının haberdar olduğu tarih esas alınarak düzeltme-şikayet başvurusunda bulunulduğu, düzeltme ve şikayet başvurularına verilen cevapların da usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle, görülen davanın açıldığı tarihte verilen cevabi yazıdan haberdar olunduğu belirtilerek ve şikayet başvurusuna verilen cevabi yazıdan haberdar olunan tarih esas alınarak davanın açıldığı dikkate alındığında, davanın söz konusu ödeme emrine karşı mı yoksa düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işleme karşı mı açıldığı hususunun açık olmadığı, dava konusu edilmek istenen işlemin ödeme emri mi yoksa şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlem mi olduğunun açık ve net bir şekilde ortaya konulmaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi ve bu şekilde davanın konusu açıklığa kavuşturulmak suretiyle yargılama yapılması gerektiğinden, dava konusu müphem olan davanın, ödeme emrinin iptali istemiyle açıldığının kabulüyle süresinde görülüp işin esasına girilerek verilen kararda yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunu kabul edip, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu karar gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının elektronik tebligat sistemini aktive ettiği ve sistemi güncellediği bu nedenle aktivasyonun devam ettiği, elektronik tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı, davacının dava konusu işleme karşı süresinde dava açmadığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Enerji Tarım Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 45. maddesinin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 5. fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Belirtilen düzenlemeler uyarınca bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde kural olarak istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında ise bu kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Anılan hükme göre, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden bir karar vermeksizin dosyanın ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmektedir.
İncelenen dosyada, ilk derece mahkemesince, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karar bölge idare mahkemesince, dava konusu müphem olan davanın, ödeme emrinin iptali istemiyle açıldığının kabulüyle süresinde görülüp işin esasına girilerek verilen kararda yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunu kabul edip, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu karar gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında istisnai olarak sayılmış olan hallerden herhangi birinin bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesi kararında tespit edilen maddi ve/veya hukuki eksikliğin anılan Kanun'un 45. maddesinin 4. numaralı fıkrası uyarınca bölge idare mahkemesince tamamlanarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bölge idare mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen temyize konu kararın yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.