Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/98 E. , 2023/3950 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/98
Karar No : 2023/3950
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazlara ilişkin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; dava konusu edilen işlemin, 2014 yılı için davacı adına tahakkuk ettirilen emlak vergileri ile bunların ferilerine ilişkin kısmı bakımından; düzeltme zamanaşımı süresinin, tarhiyat zamanaşımına yapılan atıfla vergi alacağının doğduğu tarihten itibaren beş yıl olduğu, uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazlara ilişkin 2014 yılı için tahsil edilen emlak vergilerinin iadesi istemiyle, vergi alacağının doğduğu 2014 yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde, en geç 31/12/2019 tarihine kadar düzeltme başvurusu yapılması gerekirken, davacı tarafından, zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 2020 yılı içerisinde düzeltme başvurusu yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemin, 2014 yılına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin diğer kısmı bakımından; uyuşmazlığa konu amme borçlarının, 6552, 6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılması için davacının imzasını içeren herhangi bir başvuru dilekçesinin davalı idarece dosyaya sunulamadığı, davacıyla ilgili olduğu ileri sürülen belgelerin ekinde ise üçüncü kişilere ait kimlik fotokopilerinin yer aldığının görüldüğü, diğer yandan, Uyap sistemi üzerinden yapılan harici araştırmalarda ihtilaflı taşınmazların bulunduğu ... Mahallesi'nin 23/7/2004 tarihli ve 25531 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen alanlardan olduğu ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamına bulunduğunun saptandığı, bu nedenle, vergisi ihtilaflı taşınmazların, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin on beşinci fıkrası kapsamında, söz konusu fıkranın yürürlükten kaldırıldığı 2019 yılına (bu dönem dahil) kadar, 1319 sayılı Kanun uyarınca alınan emlak vergilerinden müstesna olduğu anlaşıldığından, söz konusu istisna uygulamasının yürürlükte bulunduğu döneme ilişkin olarak, istisna kapsamındaki taşınmazlar için, davalı idarece, davacıdan emlak vergisi ve ferilerinin tahakkuk ettirilmesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen vergilendirme hatalarından, verginin mevzuunda hatayı oluşturduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin, söz konusu istisna uygulamasının yürürlükte bulunduğu dönemlerden olan, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemine ilişkin davacı adına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve ferilerine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin, 2015 ila 2018 yılları ile 2019/1. dönemine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dosyada mevcut bulunan ödeme dökümlerinin incelenmesi halinde davacının yapılandırma kanunlarına göre ödeme yaptığının, dolayısıyla yapılandırma kanunlarından yararlandığının anlaşılacağı, yapılandırılan amme borçlarının dava konusu edilemeyeceği, 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce mücavir alan sınırları içerisinde yer alan ... Mahallesinde bulunan taşınmazların 6360 sayılı Kanun kapsamında tanınan geçici muafiyetten yararlandırılmasının Kanun'un amacına uygun düşmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan muhtelif ada ve parsellerde kayıtlı taşınmazlara ilişkin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un kapsamına dahil olan amme alacaklarından, 2. maddede kesinleşmiş, 3. maddede ise kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacakların yapılandırılması halinde izlenecek usuller düzenlenmiş olup, anılan maddelerin 10. fıkralarında, bu madde hükümlerinden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmamasının şart olduğu düzenlenmiştir.
7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 3. maddesinin 15. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri, kanun yollarına başvurmamaları ve başvuru süresi içerisinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu belirtilmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 9. maddesinin 13. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.
6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında; bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66. maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümlerinin kanunda belirtilen süre zarfında uygulanmaya devam edileceği, bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret beş yıl süreyle en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanacağı düzenlenmiş, fıkranın son cümlesi ise 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6736, 7020, 7143 sayılı Kanunlar gibi yapılandırma kanunlarının ortak amacı, vergi uyuşmazlıkların “sulh yoluyla” sonlandırılması olup, mükelleflere ve ceza muhataplarına tanınan bu haktan yararlanmanın dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme, kanun yollarına başvurmama koşullarına bağlanması, bu yasaların ortak amacıyla uyumlu olup, ilgililerin bu haklarını kullandıktan sonra, yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edebilmelerine olanak bulunmamaktadır.
6360 sayılı Kanun'un yukarıda anılan maddesi ile, köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazlara, kanunda belirtilen süre zarfında emlak vergisi ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarından muafiyet getirilmiş olup, bu muafiyetten 5216 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesiyle köy tüzelkişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazların da yararlanacağı hükme bağlanmış, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle ise 5216 sayılı Kanun uyarınca köyden mahalleye dönüştürülen yerlerdeki taşınmazlara tanınan muafiyet kaldırılmıştır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu ... Mahallesi, 5216 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerden olduğu için 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca, söz konusu taşınmazların 2019 yılına kadar (bu yıl dahil) emlak vergisinden muaf tutulduğu açık olmakla birlikte, muhtelif kanunlardan faydalanılarak yapılandırma konusu edilen vergilerin, aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalı idarece verilen savunma dilekçesinin ekinde yer alan "ada/parsel bazında tahsilat raporu"ndan, vergisi ihtilaflı taşınmazlara ilişkin yapılan ödemelerin, yapılandırma kanunları kapsamında ödenip ödenmediğinin ve yapılandırma konusu yapılan vergiler varsa bunların aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kısmen kabul edip, kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı belediye tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!