WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/7116 E.  ,  2024/1585 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/7116
Karar No : 2024/1585

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Metal İnşaat Malzemeleri Akaryakıt Elektrik Nakliye Ticaret Sanayi Limited Şirketine (eski ünvanı ... İnşaat Akaryakıt Nakliye Doğalgaz Elektrik Ticaret Sanayi Limited Şirketi) ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince ... tarih tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; söz konusu ödeme emri içeriğinde yer alan; 43,44,60,62,63,64,65 Sıra Nolu, ..., 26,32,34,35,36,37 takip dosya numaralı 2010,2013,2015 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası borçları ile 61,84 Sıra Nolu, ... ,... takip dosya numaralı 2016 dönemine ilişkin motorlu taşıtlar vergisi borçları dışındaki borçların (2010/Ocak-Aralık, 2011/Ocak-Kasım, 2012/Ocak ve Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi), davacının 26/06/2012 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, belirtilen amme alacaklarının davacıya yapılan hisse devrinden önce tahakkuk etmiş ve vadesinde ödenmemiş amme alacakları olmadığı anlaşıldığından, davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediği, söz konusu ödeme emri içeriğinde yer alan, davacıya yapılan hisse devrinden sonraki dönemlere ait tahakkuk etmiş ve vadesinde ödenmemiş amme alacaklarına ilişkin 43,44,60,62,63,64,65 Sıra Nolu, ..., 26,32,34,35,36,37 takip dosya numaralı 2010,2013,2015 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası borçları ile 61,84 Sıra Nolu, ... ,... takip dosya numaralı 2016 dönemine ilişkin motorlu taşıtlar vergisi borçları yönünden (2010/Ocak, 2015/Ocak, 2013/Ocak-Nisan, Haziran dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezaları ile 2016/Ocak-Aralık dönemine ilişkin motorlu taşıtlar vergisi); belirtilen borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket müdür sıfatıyla ...'nın ikametgah adresinde bizzat kendisine 07/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu şahsın 15/10/2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen 22/09/2008 tasdik tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve kanuni temsilcilik sıfatının da bu tarih itibarıyla sona erdiği, yeni ortak ...'nın kanuni temsilci olarak seçildiği, dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği edildiği tarihte şirket ile ilgisi bulunmayan şahsa yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu itibarla, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmeyen borçların davacıdan takibinde hukuka uygunluk görülmediğinden Vergi Mahkemesince, ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak idarece dosyaya bilgi belge ibraz edilmediği gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun bozulan kısım yönünden belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ...Metal İnşaat Malzemeleri Akaryakıt Elektrik Nakliye Ticaret Sanayi Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı hakkında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ...Metal İnşaat Malzemeleri Akaryakıt Elektrik Nakliye Ticaret Sanayi Limited Şirketine (eski ünvanı ...İnşaat Akaryakıt Nakliye Doğalgaz Elektrik Ticaret Sanayi Limited Şirketi) ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...ila ...sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 5766 sayılı Kanunla değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında; limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı, 2. fıkrasında; ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, 3. fıkrasında ise amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
5766 sayılı Kanun'un gerekçesinde; maddede yapılan ibare değişikliği ile limited şirketten tahsil edilemeyen dolayısıyla 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında takip edilmesi gereken kamu alacaklarından ikincil sorumlu olan şirket ortaklarının sorumluluklarının başlayabilmesi için açıklayıcı hüküm getirilmekte olduğu, limited şirketin amme borçlarından, eski ve yeni ortakların ne şekilde sorumlu olacakları hususunun da düzenlendiği, maddede yapılan bir diğer düzenleme ile amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarının belirtilmekte olduğu ve bu sorumluluk uygulamasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren amme alacaklarının, düzenlendikleri kanunlardaki kanuni ödeme sürelerinde ve/veya 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre verilen özel ödeme süreleri içinde farklı şahısların ortak olması halini de kapsadığının ifade edildiği, limited ortakların sorumluluğuna esas alınan amme alacaklarının doğduğu zamanlar, dönemleri ve ödeme zamanları kriterlerinin, yargı kararlarında da benimsendiği, ancak bu zamanlarda farklı şahısların ortak olması halinde sorumlu tayininde kararlar içinde görüş birliğine varılamadığı, önerilen düzenlemenin, yargı kararları ile içtihat oluşturulamamış bu konulara açıklık getirerek ihtilafları azaltma amacını taşıdığı, diğer taraftan yine yargı kararları da dikkate alınarak madde ile bu şahıslara müteselsil sorumluluk getirilmesinin, bir yandan hisse devri yapan ortakların borcunu ödemesini sağlayacağı, diğer yandan da devralan şahısların limited şirket hissesinin değerini borçluluk durumunu da göz önüne alarak belirlemesine imkan vereceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin, 43,44,60,62,63,64,65 sıra nolu, ..., ...,...,...,...,...,...takip dosya numaralı 2010,2013,2015 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası borçları ile 61,84 sıra nolu, ...,...takip dosya numaralı 2016 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarına yönelik davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 2010/Ocak-Aralık, 2011/Ocak-Kasım, 2012/Ocak dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden;
Yukarıda sözü edilen 6183 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi hükmüne göre, davacının ortaklık sıfatını kazandığı tarihten önceki dönemlere ilişkin tüzel kişiliğin borçlarından müteselsilen sorumlu tutularak ortak sıfatıyla takibinde yasaya aykırılık bulunmayıp, 26/06/2012 tarihinde hisse devralmak suretiyle ile şirket ortağı olan davacının devir tarihinden önceki dönem vergi borçlarından devredenle birlikte müteselsilen sorumluluğu olduğu göz önüne alındığında, Bölge İdare Mahkemesince davacının ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek iddialarının ve asıl borçlu şirket hakkında takibatın kesinleşip kesinleşmediğinin ve malvarlığı araştırmasının da değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2012/Eylül dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine hüküm fıkrasında yönelik temyiz istemi yönünden ise;
Yukarıda yer verilen Kanun maddelerinin değerlendirilmesinden, 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar dahi ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemez.
Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu ödeme emri içeriği 2012/Eylül dönemine ait borcun davacıya yapılan hisse devrinden önce tahakkuk etmiş ve vadesinde ödenmemiş amme alacaklarından olmadığından söz konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların bu borcun ödenmemesinden sadece ortak oldukları dönemlerle ilgili olarak sorumlu olacaklarından, 26/06/2012 hisse devralmak suretiyle şirket ortağı olan davacının, ortak olduğu 2012/Eylül dönemine ilişkin borçtan sorumlu olduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerekmektedir.
Öte yandan, bozma kararı üzerine davacının sorumlu olduğu dönemlerdeki sermaye payı, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan takibin usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı gibi hususlar da değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ... tarih ve … sayılı ödeme emrinin, 43,44,60,62,63,64,65 sıra nolu, …, …,…,…,…,…,… takip dosya numaralı 2010,2013,2015 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezası borçları ile 61,84 sıra nolu, …,… takip dosya numaralı 2016 dönemine ilişkin muhtelif vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, kalan kısmı yönünden BOZULMASINA,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.