Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5402 E. , 2024/635 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5402
Karar No : 2024/635
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazları üzerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket tarafından kesinleşmiş tüm vergi borçlarının 21/10/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun, 07/06/2018 tarihinde ise 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp taksitlendirildiği, bu haliyle asıl amme borçlusu şirketin vergi borçlarının yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen yeni bir borca dönüştüğü, davacının Ankara 20. Noterliğinin … tarih ve … yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi ile hisselerini devrettiği, hisse devri ve davacının şirketi temsil yetkisinin sona erdiği hususlarının 18/02/2014 tarih 8510 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği ve yapılandırma tarihinde de davacının şirket ortağı ve kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, bu durumda yapılandırma nedeniyle nitelik değiştirerek yeni bir borca dönüşen amme alacağı bakımından yapılandırma başvurusundan önce davacıya ait taşınmazlar üzerine tesis edilen haciz işlemlerinin dayanağı borcun ortadan kalktığı ve davacının da yapılandırma sonrası yeni borca dönüşen amme alacağından sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından, dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2003, 2006, 2010, 2013 ve 2015 yıllarında davacının gayrimenkulleri üzerine uygulanan dava konusu haciz işlemlerinden önce davacı adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerinin bulunmadığı, her ne kadar davalı idarece, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri olduğu belirtilerek Mahkemenin ara kararı üzerine bir kısım ödeme emirleri sunulmuş ise de bu ödeme emirlerinin söz konusu hacizlerden sonra düzenlenip tebliğ edilmeye çalışılan ancak tebliğ edilemeyen ve tebliği yeniden denenmeyen ödeme emirleri olduğu, bu durumda haciz işlemi tesisinden önce davacı adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmediği anlaşıldığından haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığından istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için şirketin kanuni temsilcisi olan davacının malvarlığı üzerine uygulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazları üzerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları" başlıklı 3 üncü maddesinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, aynı Kanunun "Ortak Hükümler" başlıklı 9. uncu maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği ifade edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu ...Avize Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına ödeme emri düzenlendiği, anılan şirket tarafından 2016 ve 2018 yıllarında vergi dairesine başvurularak sırasıyla 6736 ve 7143 sayılı Yasalar uyarınca vergi borçları için yapılandırma talep edildiği görülmüştür.
6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan başvurular üzerine söz konusu vergi borçlarının yeniden yapılandırılması halinde anılan Kanunların ilgili hükümleri ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, anılan Kanunlara göre belirlenecek ödenmeyen tutarların takip ve tahsil edilebilmesi için öncelikle şirket adına ödeme emri düzenlenmesi, buna rağmen amme alacağının tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda, sözü edilen Kanundan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilciye ya da ortaklıktan ayrılmamış ortaklara gidilmesi gerekmektedir.
Olayda, asıl borçlu şirket tarafından, davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı 07/02/2014 tarihinden sonra 2016 ve 2018 yıllarında sırasıyla 6736 ve 7143 sayılı Yasalardan yararlanılması karşısında bu yapılandırmalar sonucu şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukukî durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırmalar sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak takibe alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!