WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/4777 E.  ,  2024/486 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4777
Karar No : 2024/486

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı kullanmak suretiyle ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararına istinaden 2012/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, dava dilekçesinde davacı tarafından bahse konu borçlar için tarafına yapılmış bir tebliğin bulunmadığı, e-devlet sistemi üzerinden 09/07/2018 tarihinde yapılan sorgulama sonucunda 2.483.810,19-TL borcu olduğunu öğrendiği, bunun üzerine 09/07/2018 tarihli dilekçe ile sehven tahakkuk ettirilen borcun kaldırılması istemiyle davalı idareye başvurduğu ancak davalı idarenin 11/07/2018 tarih ve E…. sayılı yazısı ile ''16.09.2015 tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden yapılan matrah takdirleri sonucu düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin davacının sistemde kayıtlı adresi olan ''… Mah. … Sk. … …/… adresine 16/05/2016 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği'' belirtilerek yapılan başvurunun reddedildiği, ilgili tarihlerde yurtdışında olması nedeniyle yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu ve bahse konu vergi/ceza ihbarnamelerinin öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiği ileri sürülerek 2012/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın 17/08/2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığından bu haliyle uyuşmazlığın çözümü için dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğin usulüne uygun olup olmadığının ortaya koyulması gerektiği, öte yandan, dava dosyasında mevcut bulunan 2012/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin tebliğ alındısı aslı incelendiğinde; bahse konu tebliğin davacının ilgili tarihte mernis sisteminde kayıtlı adresi olan ''… Mah. … Sk. … …/… adresinde davacı ile aynı adreste ikamet ettiğini beyan eden şahsa 16/05/2016 tarihinde yapıldığı görülmüşse de, tebliğ alındısı üzerine şerh düşülen ismin okunaklı olmaması, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan ve dosyaya sunulan davacıya ait yerleşim yeri ve diğer adres bilgisinde ''Almanya Federal Cumhuriyeti / … … … … … … adresinin davacının yurtdışı adresi olarak kayıtlı olması ve dava dilekçesinde tebliğin yapıldığı tarih itibariyle davacının yurtdışında olduğuna dair iddialarının bulunması hususları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ''yabancı memlekette bulunanlara tebliğ" başlıklı 97. maddesi ile birlikte düşünüldüğünde tebliğin yapıldığı tarih itibariyle davacının yurtdışında bulunup bulunmadığının da ortaya koyulması gerektiği, bu nedenle Mahkemelerinin 31/01/2019 tarihli ara kararı ile … Emniyet Müdürlüğü … Kapıları Büro Amirliği'nden davacının 01/01/2013 tarihinden itibaren yurt dışına giriş-çıkış yaptığı tarihleri gösteren bilgi ve belgelerin okunaklı örneklerinin gönderilmesinin istenildiği, 13/01/2019 tarihinde sunulan ara karar cevabı ekinde mevcut bulunan davacıya ait yurtdışı giriş-çıkışlarını gösteren belge incelendiğinde, 25/03/2013 tarihi ile 13/10/2017 tarihleri arasında davacının 25 kez yurtdışına giriş-çıkış yaptığı, 10/12/2015 ile 18/06/2016 tarihleri arasında yurtdışında bulunduğu, dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğin de davacının yurtdışında bulunduğu 16/05/2016 tarihinde yapıldığı, bu haliyle dava konusu işlemlere ilişkin tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ''yabancı memlekette bulunanlara tebliğ" başlıklı 97. maddesinde belirtilen usule aykırı olarak yapıldığının açık olduğu anlaşıldığından bahse konu işlemlerin iptali istemiyle 17/08/2019 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, bu durumda 2012 vergilendirme dönemine ilişkin vergi ve cezanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde en geç 31/12/2017 tarihinde tarh ve tebliğ edilmesi gerekirken, usulsüz yapılan tebligat neticesinde davanın açıldığı 17/08/2019 tarihinde öğrenildiği kabul edilen vergi/ceza ihbarnameleri içeriği borçların bu tarihte zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacı adına 2012/Ocak-Aralık dönemlerine istinaden re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararı uyarınca yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.