WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/3289 E.  ,  2023/5063 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3289
Karar No : 2023/5063

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'na ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen görüş ve öneri raporunda, hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan ...'nun beyannamelerinin davacı tarafından verildiği, davacının vergi tekniği raporunda yer alan ifade ve savunmalarında, beyannameleri mükellefe ait herhangi bir yasal defter, belge olmadan verdiği, mükellefi tanımadığı, mükellefin iş yeri hakkında bilgisinin olmadığı, mükellefin faaliyetine ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadığı tespitlerine yer verildiği, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nda sayılan meslek mensuplarından olan davacının, imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğu ve harici bir araştırmayı gerektirmeden sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden sorumlu olduğu dikkate alındığında, davacının elinde şirketle ilgili defter ve belge bulunmadan, beyannamelerin verilmesinde, yasal defterlerin tutulmasında, mali bilançoların hazırlanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin tespit edildiği, mesleki özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı anlaşılan davacının belirtilen işletmeden kaynaklı vergi kaybından müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4 Sıra No'lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ'de sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları ile ilgili takibatın bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirileceği kurala bağlanmakla birlikte Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde meslek mensupları hakkındaki takibatın hangi vergi dairesi tarafından yürütüleceği konusunda bir düzenleme mevcut olmadığı, bu hususta Maliye Bakanlığı yetkili kılınmadığı, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nda da yine meslek mensupları hakkındaki takibatın hangi vergi dairesi tarafından yürütüleceği konusunda bir hükme yer verilmediği ve yetkili vergi dairesini belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmediği, bu nedenle 213 sayılı Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde sayılan hususlar için verilen, dolayısıyla yetkili vergi dairesini belirlemeyi kapsamayan yetkiye dayanılarak çıkarılan 4 sıra No.lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ'de sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları hakkındaki takibatın, meslek mensuplarının bağlı olduğu vergi dairesince yerine getirileceğinin belirtilmesinin, 213 sayılı Kanun'un ve 6183 sayılı Kanun'un yetkili vergi dairesi konusunda benimsediği genel kuralı değiştirdiğinin kabul edilemeyeceğinden, asıl borçlu ...'nun vergi borçlarının takip ve tahsilinde, anılan mükellefin uyuşmazlık döneminde bağlı olduğu Yahya Galip Vergi Dairesi yetkili olduğundan, davacı adına bağlı olduğu Kızılbey Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dosya kapsamında mevcut açıklamaları, bilgi ve belgeler dikkate alınarak kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'na ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 4. maddesinde vergi dairesi; mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairelerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden, davacının Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve dava konusu ödeme emirlerinin anılan Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlendiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin yetkili vergi dairesince düzenlendiği görüldüğünden, davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayıl kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacının veya mükelleflerin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesinin, esasa müessir bir hata olmadığı, Vergi Dava Dairesince işin esası incelenerek karar verilmesi ve temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.