Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2979 E. , 2024/1368 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2979
Karar No : 2024/1368
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Ürünleri Nakliyat Sanayi ve Tİcaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davanın banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin vergi, vergi ziyaı cezası ve harçlardan kaynaklanan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin posta ve ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği, ilanen tebliğe ilişkin ödeme emirlerine adreste bulunamama halinin, komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit edilmediği hallerde ilanen tebliğ şartlarının gerçekleştiğinden ve dolayısıyla usulüne uygun bir ödeme emri tebliğinden söz edilemeyeceği, posta yoluyla tebliğ edildiğine ilişkin ödeme emirlerine gelince bunlara ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulmadığı bu durumda tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılan alacaklar dolayısıyla ödeme emri safhasından sonraki aşamaya geçilerek davacı hakkında tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili amacıyla ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerinin bir kısmının posta yoluyla bir kısmını ise ilanen tebliğ edildiği, düzenlenen haciz varakalarının ardından e-haciz bildirisi ile banka haczi uygulandığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Ürünleri Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davanın banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin vergi, vergi cezası ve harçlardan kaynaklanan kısmının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine, 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 103. maddesinde de; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Ürünleri Nakliyat Sanayi ve Tİcaret Limited Şirketi'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına çok sayıda ödeme emri düzenlendiği, davacı tarafından ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı gibi ödeme de yapılmaması üzerine davacının banka hesaplarına konulan haczin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 03/03/2022 ile 13/04/2022 tarihli ara kararlarla dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı alacaklara ilişkin olarak davacı adına düzenlenen ödeme emirleri ile bunların tebliğine ilişkin bilgi ve belgelerin (ilanen tebliğ edildi ise; ilanen tebliğden önce ödeme emirlerinin davacının bilinen adreslerine tebliğe çıkarıldığını gösterir tebliğ alındısı örneklerinin ve ilanen tebliğe ilişkin ilan yazısı, gazete, ilan yazısının bir suretinin davacının son kayıtlı olduğu adresin bağlı olduğu mahalle muhtarlığına gönderilmesine ilişkin yazı da dahil olmak üzere) sunulması istenilmiştir.
Davalı idare tarafından cevaben sunulan belgelerin incelenmesinden, dava konusu haciz işleminin dayanağı olarak davacı adına çok sayıda ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emirlerinin bir kısmının posta yoluyla bir kısmının ise ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği, … tarih ve … ila 10 sayılı ödeme emirleri ile 20/06/2013 tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin 11/07/2013 tarihinde "…" adresinde tebliğ edildiği, bir kısım ödeme emirlerinin ise 29/12/2016 tarihinde ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği ancak ilanen tebliğden önce ödeme emirlerinin davacının bilinen adreslerine tebliğe çıkarıldığını gösterir tebliğ alındısı örneklerinin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda, dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinden ilanen tebliğ edilenler yönünden, yapılan ilanen tebligat öncesinde tebliğ alındılarının 213 sayılı Kanunun 102. maddesinde sayılan kişiler ile birlikte imzalanarak tutanak haline getirilmediği ve bu nedenle ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden usulüne uygun bir ödeme emri tebliğinden söz edilemeyeceği, posta yoluyla tebliğ edildiğine ilişkin ödeme emirleri yönünden bunlara ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulmadığı bu durumda tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılan alacaklar dolayısıyla ödeme emri safhasından sonraki aşamaya geçilerek davacı hakkında tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle haciz işleminin iptaline karar verilmişse de, davalı idarece sunulan belgelerden, davacı adına düzenlenen bir kısım ödeme emrinin posta yoluyla tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulduğu, ilanen tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirlerinin ise ilanen tebliğ öncesi davacının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığına ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden, dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının ve dosyaya sunulan diğer bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmesi suretiyle dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluğu hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!