WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/2947 E.  ,  2023/3662 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2947
Karar No : 2023/3662

Kararın Düzeltilmesini İsteyen Taraflar:
1- …
Vekili: Av. …

2-… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili: Av. …

İstemin Özeti : Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2021/2200, K:2022/1586 sayılı kararının; dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle karşılıklı olarak düzeltilmesi istenilmektedir.

Cevapların Özeti: Taraflarca cevap verilmemiştir.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi: Karar düzeltme istemlerinin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilmiş olan kararlar hakkında kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ancak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması ile mümkündür.
Davalı idare ile davacının dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95, ve 96. satırlarında yer alan amme alacakları dışındaki kısmına yönelik karar düzeltme dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialar kararın bu kısımlarının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
Davacının dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95, ve 96. satırlarında yer alan amme alacaklarına yönelik karar düzeltme istemi ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca yerinde görüldüğünden, Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2021/2200; K:2022/1586 sayılı kararının bu kısmı kaldırıldıktan sonra temyiz isteminin incelenmesine geçildi:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde “Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinde amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için gecikme zammı tatbik olunacağı, aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; yine olay tarihinde yürürlükte olan 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Davacının asıl borçlu … Boyacıoğlu İnşaat ve San. Tic. A.Ş.'ne 20/06/2009 tarihinde kanuni temsilci seçildiği, 08/01/2011 tarihinde hisselerini devredip ortaklıktan ayrıldığı ve aynı tarihte şirketi temsil yetkisinin sona erdiğine ilişkin genel kurul kararının alındığı, asıl borçlu şirkete ait amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde tebliğ edilmesine rağmen ödenmemesi ve şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde borcun şirketten tahsil imkanının bulunmaması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi gereğince davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenerek tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle iş bu dava açılmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95 ve 96. satırlarında yer alan kamu alacaklarının 2006, 2007 ve 2008 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin damga vergisi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin olduğu, söz konusu borçların vade tarihlerinin ise 18/01/2012, 28/04/2012 ve 27/07/2012 olduğu, davacının ise asıl borçlu şirketi 20/06/2009-08/01/2011 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda anılan kamu alacaklarının doğmasında davacının kusuru bulunmadığı gibi söz konusu kamu alacaklarına ilişkin borçların ödenmesi sırasında da kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Bu itibarla, davacının dava konusu ödeme emrinin belirtilen satırlarında yer alan borçlardan sorumlu olduğu kabul edilerek, anılan kısımlar yönünden davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95, ve 96. satırlarında yer alan amme alacaklarına yönelik temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95, ve 96. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, davalı idare ile davacının dava konusu ödeme emrinin 41, 42, 43, 49, 50, 51, 94, 95, ve 96. satırlarında yer alan amme alacakları dışındaki kısmına ilişkin karar düzeltme istemlerinin ise reddine, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.