WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/152 E.  ,  2023/4857 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/152
Karar No : 2023/4857

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının maliki bulunduğu taşınmazlar nedeniyle, 2015 ilâ 2019 yılları için ödenen emlak vergilerinin ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K:... sayılı kararıyla; davacı kurumun da aralarında bulunduğu eski katma bütçeli idarelere ait kuruluş kanunlarında "Devlet malı hükmündedir" ifadesine bu malların korunması amacıyla yer verildiği, vergi hukukunda konuya değil kişi ve kurumlara uygulanan muafiyetin, emlak vergisi bakımından verginin konusu olabilecek taşınmaza değil, taşınmazın malikine tanındığı, dolayısıyla verginin ödenmesinden sadece genel ve özel bütçe kapsamındaki idarelerin, il özel idarelerinin, belediyelerin, köy tüzel kişiliğinin, kanunla kurulan ünversitelerin muaf tutulacağı, kanunda sözü geçen "Devlete ait bina ve araziler" ibaresinin Devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ifade ettiği ve bu taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edildiği, davacı kurumun ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (I) ve (II) sayılı cetvellerinde yer alan genel veya özel bütçeli idarelerden olmaması nedeniyle emlak vergisinden muaf tutulamayacağı, Bu durumda, 5018 sayılı Kanun'a ekli cetvellerde yer alan genel veya özel bütçeli idare niteliği bulunmayan davacı kurum adına kayıtlı Devlete ait mal niteliğinde olmayan taşınmazlardan alınan emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarını koruma paylarının iadesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Kuruluş" başlığını taşıyan 11. Bölümünün 34. maddesinde; " ...Üst Kurulun malları Devlet malı hükmündedir, haczedilemez." hükmüne yer verildiği, belirtilen açık yasal düzenleme dikkate alındığında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun mallarının Devlet malı hükmünde olduğu, emlak vergisine konu edilen binanın da bu sebeple Devlete ait bina niteliğinde sayılacağı, yine 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda Devlete ait binaların bina vergisinden daimi olarak muaf olduğu kuralı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu taşınmaz yönünden mükellefiyet tesisi ve adına emlak vergisi tahakkuk ettirilmesi ve tahsil edilmesi işlemlerininde hukuka uyarlık bulunmadığı, her ne kadar Mahkemece; devlet malı kavramının "devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ifade ettiği ve bu taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edilen" malları işaret ettiği gerkçesiyle hüküm kurulmuşsa da, olayda, davacı Kuruma ait taşınmazların devlet malı olmadığı zaten tartışmasız olduğu, ancak, kanun koyucu tarafından 6112 sayılı Kanunun 34. maddesi ile davacı Kuruma ait taşınmazlara "devlet malı statüsü" tanınması sebebiyle, bu taşınmazların da devlet mallarına sağlanan hukuki ayrıcalık ve korumalardan faydalandırılmaları gerektiği, nitekim, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin; özel kanunlarında sahip oldukları malların devlet malı statüsünde-hükmünde olduğuna dair düzenleme bulunan Sermaye Piyasası Kuruluna ait taşınmazların emlak vergisinden muaf olduğuna dair 02/06/2015 tarih ve E:2012/6813; K:2015/6014 sayılı kararı ile Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğüne ait taşınmazların emlak vergisinden muaf olduğuna dair 15/05/2018 tarih ve E:2014/8079; K:2018/2972 sayılı kararlarında bu doğrultuda bulunduğu, faiz istemine gelince: 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinin yeniden düzenlenmiş haliyle, vergi idaresince mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği düzenlenmiş olduğundan, bu madde uyarınca hesaplanacak tecil faizinin anlaşılması gerektiği Danıştay tarafından kabul edildiği dikkate alındığında, kendisinden haksız yere tahsil edilen tutarların davacıya tecil faizi oranında faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi faizi ile birlikte davacı kuruma iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı kurumun 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda muafiyet tanınan idareler arasında yer almadığı, genel bütçeli idarelerin devlet tüzel kişiliği kapsamında bulunduğu, davacıya ait taşınmazların devlet malı olarak kabul edilemeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının maliki bulunduğu taşınmazlar nedeniyle, 2015 ilâ 2019 yılları için ödenen emlak vergilerinin ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122'nci maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124'üncü maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası; aynı Kanun'un 116'ncı maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117'nci maddesinde, hesap hatalarının; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer istenilmesi; 118'inci maddesinde de, vergilendirme hatalarının; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olduğu belirtilmiştir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellef" başlıklı 3. ve 13. maddelerinde; bina ve arazi vergisinin, taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, "Daimi Muaflıklar" başlıklı 4/a ve 14/a maddelerinde özel bütçeli idarelere (mazbut vakıflar dahil), il özel idarelerine, belediyelere, köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait binaların, bina ve arazi vergisinden daimi olarak muaf olduğu, "Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi" başlıklı 9. ve 19. maddelerinde; emlak vergisi mükellefiyetinin; 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, muafiyetin sükut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı kuralına yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun;
Kapsam başlıklı 2. maddesi; bu Kanun, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin,
3. maddesi:
a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre
belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri,
b) Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini,
c) Düzenleyici ve denetleyici kurumlar: Bu Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan
kurumları,
Bütçe türleri ve kapsamı başlıklı 12 maddesi: Genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanır ve uygulanır. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamaz.
Merkezî yönetim bütçesi, bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan
kamu idarelerinin bütçelerinden oluşur.
Genel bütçe: Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer
alan kamu idarelerinin bütçesidir.
Özel bütçe: bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek
üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve
çalışma esasları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir.
Düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi: kanunla veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle kurul, kurum veya üst kurul şeklinde teşkilatlanan ve bu Kanuna ekli (III)
sayılı cetvelde yer alan her bir düzenleyici ve denetleyici kurumun bütçesi olduğu .. yönünde hükümler içermektedir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 34. maddesinin birinci fıkrasında; idari ve mali özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği niteliğinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun kurulduğu, 3. fıkrasında ise kendisine tahsis edilen mali kaynakları görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usul ve esaslar dahilinde serbestçe kullanacağı, üst kurulun mallarının Devlet malı hükmünde olduğu, haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat ile dosyadaki belgelerin değerlendirilmesinden; eski katma bütçeli idarelere ait kuruluş kanunlarında "devlet malı hükmündedir" ibaresine bu malların korunması amacıyla yer verildiği, vergi hukukunda, konuya değil kişi ve kurumlara uygulanan muafiyetin, emlak vergisi bakımından verginin konusu olabilecek taşınmaza değil, taşınmazın malikine tanındığı, dolayısıyla verginin ödenmesinden sadece genel ve özel bütçe kapsamındaki idarelerin, belediyelerin, köy tüzel kişiliğinin, kanunla kurulan ünversitelerin muaf tutulacağı, Yasa'da sözü geçen "devlete ait bina ve araziler" ibaresinin devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ifade ettiği ve bu taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edildiği, davacı kurumun ise, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I ve II sayılı cetvellerinde sayılan genel veya özel bütçeli idarelerden olmaması nedeniyle emlak vergisinden muaf tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Her ne kadar 5018 sayılı Kanun bakımından davacı kurumunda aralarında bulunduğu düzenleyici ve denetleyici kurumların I sayılı cetvelde yer alan genel bütçeli idareler ile II sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idarelerle birlikte merkezi yönetim bütçesi kapsamına dahil edildiği görülmekte ise de, 5018 sayılı Kanunda da idari ve mali statüleri nedeniyle, I ve II sayılı cetvelden farklı bir şekilde ayrı bir başlık altında düzenlendikleri, kuruluş kanunlarına göre de düzenleyici ve denetleyici kurumların; kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali açıdan özerk kurumlar oldukları görüldüğünden, Emlak Vergisi Kanununda genel ve özel bütçeli idareler ile devlete ait mallar için getirilen emlak vergisi muafiyetinin kendi özel kanununda da sahip olduğu taşınmazların emlak vergisinden muaf tutulduğuna dair bir düzenleme yer almayan davacı kurum yönünden uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının maliki olduğu taşınmazlar nedeniyle ödenen emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul edip, Vergi Mahkemesi kararını kaldırarak, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen tutarın tecil faiziyle iadesine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.