Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1142 E. , 2023/3718 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1142
Karar No : 2023/3718
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) … Özel Eğitim Öğretim ve Motorlu Araçlar İletişim Yazılım Donanım Özel Kurslar ve Reklam Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket adına, sahte fatura kullanma ve belgesiz gider kaydı yaparak kurumlar vergisi matrahını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2017 yılı kurumlar vergisi, 2017/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporları ile 13/11/2020 tarih ve 2020-A-45/24, 25 sayılı vergi inceleme raporlarında tespit edilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin 2016 ve 2017 yılına ilişkin defter kayıtları, bilançosu ve beyannameleri incelendiğinde, 31/12/2016 tarihli bilançoda gösterilen 1.079.230,76, TL tutarındaki güvenlik malzemesi, folyo kaplama, dakota, reklam malzemeleri ve power bank gibi malzemelerin şirketin kanuni temsilcisinin de ifadesinde kabul ettiği üzere bu tarihte fiili olarak stoklarında bulunmamasına karşın 01/01/2017 tarihli bir nolu yevmiye maddesi ile 153.Ticari Mallar Hesabına -belgesiz olarak 160.950,92 TL tutarında malzeme fazladan gösterilerek- 1.240.181,68, TL olarak kaydedildiği, yine kurum temsilcisinin ifadesinde kabul ettiği üzere 1.240.181,68, TL'nin 31/12/2017 tarihinde 690-Dönem Kar ve Zarar Hesabının Borcuna kaydedildiğinin anlaşıldığı, bu konuda taraflar arasında da uyuşmazlık bulunmadığı,bu durumda, 2017 yılında davacı şirketin fiili stoklarında 1.240.181,68-TL tutarında malzeme bulunmamasına karşın 01/01/2017 tarihinde açılışta, 153.Ticari Mallar Hesabına kaydedilerek akabinde kapanışta 31/12/2017 tarihinde 690-Dönem Kar ve Zarar Hesabının Borcuna kaydedilmek suretiyle kurumlar vergisi ve geçici vergi matrahında azalmaya sebep olunduğu anlaşıldığından 1.240.181,68-TL kurumlar vergisi matrah farkı ve 2017/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi matrah farkı nedeniyle yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; vergi ziyaı cezalarının tekerrürle artırılan kısmı yönünden,ara kararına davalı tarafından cevaben gönderilen yazıdan, tekerrüre esas alınan fiilin, 2015/Aralık dönemi için re'sen yapılan katma değer vergisi tarhiyatı üzerinden kesilen 960,57-TL vergi ziyaı cezasına ilişkin olduğu ve 12/11/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup,213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen 339. maddesi uyarınca dava konusu dönemlere ilişkin kesilen vergi ziyaı cezaları için tekerrür uygulanan tek katı aşan tutarların her ay için 960,57 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısımda ise hukuka uyarlık görülmediği; 1.079.230,76-TL matrah farkına isabet eden üç kat vergi ziyaı cezalarına yönelik yapılan değerlendirmede, 1.079.230,76-TL tutarındaki malzemenin sahte faturalarla belgelendirilmesi nedeniyle bu matrah farkından kaynaklanan 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisinin ve 2017/Ekim-Aralık dönemi geçici verginin üzerinden vergi ziyaı cezasının üç kat kesilmesi gerektiği vergi inceleme raporunda belirtilmiş ve buna istinaden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmiş ise de, davacı şirketin 31/12/2016 tarihli bilançosunda gösterdiği 1.079.230,76- TL tutarında güvenlik malzemesi, folyo kaplama, dakota, reklam malzemeleri ve power bank gibi malzemelerin alışının sahte faturalarla belgelendirildiğinin 2016 yılına ilişkin düzenlenen vergi tekniği raporunda belirtildiği, buna göre sahte fatura kullanma eyleminin 2016 yılında gerçekleştiği, dolayısıyla 2017 yılında sahte fatura ile belgelendirmeden ziyade dava konusu yılda gerçekte olmayan bir takım giderlerin kurumlar vergisi matrahından düşülmesinin söz konusu olduğu, anılan bu fiilin ise 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi kapsamındaki fiillere girmediği anlaşıldığından vergi ziyaı cezasının tek kat uygulanması gerektiği değerlendirilmiş olup, bir katı aşan vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı; 2017/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi asılları yönünden, dava konusu tarhiyatlara ilişkin ihbarnamede, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, ihbarnamenin vergi aslına ilişkin kısmında vergi aslının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, geçici vergi aslını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte olup, bu haliyle vergi aslını ihtiva etmediğinin kabulü mümkün bulunmadığından, mahsup döneminin de geçmiş olduğu göz önünde alındığında 193 sayılı Kanun'un mükerrer 120. maddesi uyarınca geçici vergi aslının iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kurumlar vergisi ile bir kat vergi ziyaı cezaları ve vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan 960,57 TL'ye isabet eden kısmı yönünden reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalarının kalan kısmı ile geçici vergi aslının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerinde yer alan açıklamalar kapsamında dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dosyaya sunulan dilekçe ve beyanlarının Vergi Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığı, iddialarının değerlendirilmediği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!