Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/870 E. , 2023/4928 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/870
Karar No : 2023/4928
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Tekstil Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının incelenmesinden; ödeme emrinin şirket adresinde tebliğinin mümkün olmaması üzerine, şirketin kanuni temsilcisi olan … 'ın … Mah. … Sokak No:… D:… Konak/İzmir adresine 18/12/2018 tarihinde gidildiği ve adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ yapılamadığından merciine iade edildiği, ikinci defa aynı adrese 31/12/2018 tarihinde gidildiği, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ yapılamadığı ve 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin son fıkrası uygulanarak tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı, daha sonra 08/01/2020 tarihinde "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır kendisine tebliği zorunludur" kaydı ile yeniden şirket müdürü ...'a tebliğine gidildiği adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ yapılamadığı ve tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığının görüldüğü, asıl borçlu olan şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çıkıldığı, adresin kapalı olması sebebiyle, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca kapıya yapıştırma suretiyle tebliğ edildiği, ancak tebliğ alındısına "tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği" yolundaki şerhin düşülmediğinin saptanması nedeniyle davalı idare tarafından asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usule uygun olarak tebliğ edildiği hususunun ortaya konulamaması karşısında bu haliyle tebliğin mevzuat hükümlerine uygun yapılmadığı sonucuna varıldığından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takip usulüne uygun şekilde tamamlanmadan, vergi alacağının şahsi mal varlığından tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında da herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığından tahsili imkansız olduğu anlaşılan vergi borcu nedeniyle ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ...Tekstil Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102.maddesinde;tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin; şirket adresinde tebliğ edilememesi üzerine, şirketin kanuni temsilcisi ...'ın "...Mah. ...Sokak No:...D:...Konak/İzmir" adresine 18/12/2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ yapılamadığından merciine iade edildiği, ikinci defa aynı adrese 31/12/2018 tarihinde tekrar tebliğe çıkarıldığı ancak adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ yapılamadığı ve 213 sayılı Kanununun 102. maddesinin uyarınca tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı, daha sonra 08/01/2020 tarihinde "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır kendisine tebliği zorunludur" kaydı ile yeniden şirket müdürü ...'a tebliğ edildiği ancak adresin kapalı olması nedeniyle tebligat pusulasının kapıya yapıştırılması suretiyle tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin ihtilafsız şekilde kesinleşmesi ve vergi borcunun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine de davacı adına ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çıkıldığı ve adresin kapalı olması sebebiyle, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca kapıya yapıştırma suretiyle tebliğ edildiği, ancak tebliğ alındısına "tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği" hususunda şerh düşülmediğinin tespit edilmesi üzerine usulsüz tebliğ nedeniyle amme alacağının kesinleşmesinden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığından amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; iki kısımdan oluşan tebligat pusulasının tebligat pusulası (muhatap) başlığını taşıyan ilk kısmının, kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir pusula olduğu, davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen, "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır kendisine tebliği zorunludur" kaydı ile "gösterilen adres dağıtım saatlerinde kapalı olup, evrak yenilenen 213 sayılı Kanun gereğince adres kapısına pusula yapıştırılarak merciine gönderilmiştir" şerhini içeren tebligat pusulasının ise diğer kısım olan, tebligat pusulası başlığını taşıyan ve idarede kalacak kısım olduğu, bu durumda, tebligat pusulası (muhatap) başlıklı matbu pusulanın doldurularak kapıya yapıştırılması yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102.maddesine uygun olarak tebliğ edildiği görüldüğünden, diğer hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!