Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/810 E. , 2024/1574 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/810
Karar No : 2024/1574
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Emlak Turizm ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin maliki olduğu, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mahallesi … ada … no'lu parselde (eski:… ada … no'lu parsel) kayıtlı taşınmaza, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi nedeniyle, davacının başvurusu üzerine 2010 yılından beri kısıtlılık hükümleri uygulanmakta iken, davalı idarece yapılan incelemede taşınmazın kısıtlılık halinin sona erdiğinin anlaşıldığından bahisle geçmişe dönük olarak 2011 ila 2013 yılları için ikmalen tarh edilen emlak(arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının maliki olduğu taşınmazın vergilerinin; Emlak Vergisi Kanunu 21. madde uyarınca her yıl başında tahakkuk ettiği, kısıtlığa ilişkin hükümler içeren 30. madde uyarınca da tahsilatın 1/10 oranında gerçekleştiği, yani ortada vergi değerini tadil eden bir durum olmadığından, idarece yeniden tarhiyat yapılmasının doğru olmadığı, davalı İdarece 6183 sayılı yasanın 37. maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekirken, bu usulün dışına çıkılarak sanki bildirim dışı kalmış bir taşınmaz ya da noksan bildirilmiş bir kısım varmış gibi tarhiyat yapılması, bunun yanında geç ve eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanan vergi ziyaının olayda meydana geldiğinin kabulüyle, gerçekleştirilen cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacının başvurusu üzerine taşınmazına 2010 yılından başlayarak kısıtlılık uygulandığı, ancak 2020 yılında idarelerince yapılan incelemede taşınmazların kısıtlılık halinin sona erdiğinin anlaşıldığı, zira 2013 yılında TOKİ tarafından belediyelerine yazılan yazıda vergisi ihtilaflı taşınmaz için "inşaat ruhsatı" verilebileceğinin bildirildiği, akabinde aynı yıl davacının İdarelerine bağlı İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne yaptığı başvuru ile anılan taşınmaz için "avan proje onayı"nın yapılmasını istediği, temyiz dilekçesi ekinde sundukları tapu kaydından ise kısıtlılık uygulanmasına esas alınan şerhin 2015 yılı itibarıyla kalkmış olduğu, bu durumda taşınmazın kısıtlılık halinin sona erdiği, inşaat firması olan davacı tarafça bu hususlar bilinmesine rağmen idarelerine bilgi verilmeyerek kamunun zarara uğratıldığı, idarelerince durumun 2020 yılında öğrenilmesi üzerine dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı, gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:Davacı şirketin maliki olduğu, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mahallesi … ada … no'lu parselde (eski:… ada … no'lu parsel) kayıtlı taşınmaza, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi nedeniyle, davacının başvurusu üzerine 2010 yılından beri kısıtlılık hükümleri uygulanmakta iken, davalı idarece yapılan incelemede taşınmazın kısıtlılık halinin sona erdiğinin anlaşıldığından bahisle geçmişe dönük olarak 2011 ila 2013 yılları için ikmalen tarh edilen emlak(arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindi
İLGİLİ MEVZUAT:
Emlak Vergisi Kanununun Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı başlıklı 40. maddesinde (Değişik:8/12/1980-2350/11 md.) Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiğı tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde: Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olduğu, zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 114. maddesinde: vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden; vergi alacağı ile ilgili tarh zamanaşımının beş yıl olduğu, mükellefçe bildirimi yapılan taşınmazlarla ilgili emlak vergisi uygulamasında da gerek tarh, gerekse tahsil zamanaşımının beş yıl olduğu, ancak bildirim dışı kalan taşınmaza ilişkin zamanaşımının, diğer vergilerde uygulanan vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından itibaren başlayacağı kuralından ayrılındığı ve taşınmazın bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihten başlayacağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin işlem gerekçesi olarak; TOKİ'nin 19/06/2013 tarihli "inşaat ruhsatı verilmesinde sakınca yoktur" yazısı ile bunun üzerine davacının aynı yılda davalı belediyeye yaptığı "avan proje onay başvurusu"nu gösterdiği, davalı idarenin kısıtlılığı etkileyecek bu gelişmelerden 2013 yılında bilgi sahibi olduğu anlaşıldığından, zamanaşımının da bu tarihten itibaren dikkate alınması gerekeceğinden, Vergi Usul Kanunu'nun vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hükmü uyarınca, dava konusu 2011,2012 ve 2013 yılı vergilerinin 31/12/2018 tarihlerine kadar tarh ve tebliğ edilmesi gerekirken, 01/07/2020 tarihli ihbarnameyle istenilen ve davacıya 06/08/2020 tarihinde tebliğ edilen 2011, 2012 ve 2013 yılı yılı emlak (arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığından açılan davayı yukarda belirtilen gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
.. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!