Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/680 E. , 2023/3799 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/680
Karar No : 2023/3799
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nak. İnş. Gıd. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, salınan özel tüketim vergisi üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerektiği, 2015 yılına işikin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği ve 2015/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin bulunmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015/Mart-Aralık, 2016/Ocak dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacıya e-tebligat sistemi üzerinden gönderilen … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısının 14/03/2020 tarihinde tebliğ edilerek, 2015 yılı kanuni defter ve belgelerin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ibrazı istenilmiş ise de, Covit-19 salgını nedeniyle 26/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun'la dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki sürelerin 13.03.2020'den 30.04.2020'ye kadar durdurulduğu, bu sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağına ilişkin yapılan düzenleme ve daha sonra "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" Cumhurbaşkanı tarafından alınan söz konusu durma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar durduğuna ilişkin karar gereği, 14/03/2020 tarihinde tarafına yapılan tebliğ ile işlemeye başlamayan defter ve belge ibraz süresinin 16/06/2020 tarihinden itibaren işleyerek 30/06/2020 tarihine kadar uzamış olduğu, davalı idarece bu tarihten sonra davacının ibraz mecburiyetini yerine getirmemesi durumunda davacı adına katma değer vergisi indiriminden yararlanabilmek için gerekli olan, faturaların yasal defterlere kayıt edilme şartını yerine getirmediği gerekçesi ile vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapılması mümkün iken defter ve belge ibraz süresi dolmadan 26/06/2020 tarihinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinde ve 2015/Aralık döneminden 2016/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu cezalı tarhiyatın 2015/Kasım döneminde gazyağının akaryakıt olarak satılmasından bahisle salınan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan katma değer vergisi yönünden, davacının gazyağını akaryakıt olarak sattığı hususu davalı idarece şüpheden uzak bir şekilde tespit edilemediği gerekçesiyle hesaplanan tutarın katma değer vergisi matrahına dahil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasın karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından defter ve belgelerin mücbir sebep olmadığı halde ibraz edilmemesi sebebiyle katma değer vergisi indiriminin suretiyle yapılan cazalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: ölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına, salınan özel tüketim vergisi üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerektiği, 2015 yılına işikin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği ve 2015/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin bulunmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015/Mart-Aralık, 2016/Ocak dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve idari süreler" başlıklı 15. maddesinde, vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edileceği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği ve ilgiliye tebliğ edeceği, "Mücbir sebeplerle gecikme" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemeyeceği, 3. fıkrasında ise, Maliye Bakanlığının, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olduğu, bu yetkiyi vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanabileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanunun, "Defter ve belgelerle diğer kayıtların ibraz mecburiyeti" başlıklı 256. maddesinde, geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanların, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
24/20/2020 tarih ve 31078 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin, konu başlıklı 1. Maddesinde, "Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan Koronavirüs (COVID-19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve bu Tebliğle belirlenen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılması hakkındaki açıklamalar işbu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir. "Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan veya salgından doğrudan etkilenen ya da İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükellefler itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilmesi başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "213 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden; b) Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş merkezleri dahil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin, c) Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin,1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuştur." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu cezalı tarhiyatın; davacı adına salınan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kaynaklanan kısmına karşı dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu cezalı tarhiyatın kalan kısmına kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında düzenlenen 26/06/2020 tarih ve 2020-A-7335/8 sayılı düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca; davacının şirketin, 2015 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin 09/03/2020 tarih ve E.8303 sayılı yazının, 14/03/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen 15 günlük yasal süresi içerisinde incelemeye ibraz etmediğinden bahisle indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddi suretiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmıştır.
Vergi Mahkemesince, davacı açısından defter ve belge ibraz süresinin, ilgi yazının tarafına tebliğinden itibaren Covit-19 salgını nedeniyle 26/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren ve 7226 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye istinaden alınan Cumhurbaşkanı Kararı ile 15/06/2020 tarihine kadar durduğu, anılan Kanun hükmü gereği 14/03/2020 tarihinde tarafına yapılan tebliğ ile işlemeye başlamayan defter ve belge ibraz süresinin 16/06/2020 tarihinden itibaren işleyerek 30/06/2020 tarihine kadar uzamış olduğu, davalı idarece bu tarihten sonra davacının ibraz mecburiyetini yerine getirmemesi durumunda vergi ziayı cezalı tarhiyatların yapılması mümkün iken defter ve belge ibraz süresi dolmadan 26/06/2020 tarihinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf istemi reddedilmiş ise de; 25/03/2020 tarih ve 7226 sayılı Kanunun ile Covit-19 salgını nedeniyle sürelerin durmasına ilişkin yapılan düzenlemenin, yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin yapılan bir düzenleme olduğu, 30/04/2020 tarihinde alınan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının da, 7226 sayılı Kanuna istinaden "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" alınan bir karar olduğu, yani mükellef açısından bir yükümlülük olan defter ve belgelerin ibrazına ait sürelerin durmasına ilişkin bir düzenlemeyi içermediği anlaşılmış olduğundan, 7226 sayılı Kanunu'nun ve bu Kanuna istinaden alınan Cumhurbaşkanı kararının yasal defter ve belgelerin ibraz edilmesine ait süreyi durdurmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, 24/20/2020 tarih ve 31078 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Koronavirüs (COVID-19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve Tebliğle belirlenen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılması hakkındaki açıklamaları içeren 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğide ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan veya salgından doğrudan etkilenen ya da İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükellefler itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilmesi başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, 213 sayılı Kanunun kanuni ve idari süreler başlıklı 15. maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin, 01/04/2020 ila 30/06/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesinin uygun bulunduğu, olayda da, defter ve belge ibrazına ilişkin yazının davacı şirkete 14/03/2020 tarihinde elektronik yolla gönderildiği ve bu tarihi izleyen beşinci gün yani 19/03/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, defter ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin 15 günlük yasal sürenin ise, mücbir sebep halinde olunduğunun kabul edildiği 01/04/2020 ila 30/6/2020 tarihleri arasına denk gelen, 03/04/2020 tarihinde sona erdiğinin anlaşıldığı, bu durumda, defter ve belgelerin ibraz yükümlülüğünün mücbir sebep nedeniyle yerine getirilemediğinden, mücbir sebep halinde olunan süre içerisinde, defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle ve yine mücbir sebep halinde olunan süre içerisinde, 26/06/2020 tarihinde düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı adına re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uygunlukluk bulunmadığından, davayı yukarıda yazılı gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının cezalı tarhiyatın; davacı adına salınan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kaynaklanan kısma ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, kalan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!