Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4444 E. , 2023/4946 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4444
Karar No : 2023/4946
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Kömür ve Demir Çelik Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili maksadıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; vergi ve cezaların, ... Kömür ve Demir Çelik Ticaret Limited Şirketi adına tarh ve tahakkuk edildiği dikkate alındığında, şirket adına yapılan söz konusu tarh ve tahakkuk işlemlerine karşı davacı tarafından kendi adına düzenlenen dilekçeler ile düzeltme ve şikayet yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı, gibi ödeme emrinin, tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen kamu alacağının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla düzenlenen işlemlerden olduğu, haciz işleminin ise ödeme emri tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine amme borçlusunun mal varlığı üzerinde uygulanan işlemlerden olduğu, bu nedenle davacının, amme alacağının zamanaşımına uğradığı ve dolayısıyla şirketin vergi borcundan sorumlu tutulamayacağı yönündeki iddialarının ancak ödeme emrine ve/veya haciz işlemlerine karşı süresinde açılan davalarda incelenebileceği, bu durumda, kamu alacağının cebren tahsili için düzenlenen ödeme emirlerine ve akabinde tesis edilen haciz işlemlerine karşı düzeltme ve şikayet yolunun izlenmesine hukuken olanak bulunmadığından, davacının bu kapsamda yaptığı anlaşılan, yani davacı tarafından ... Kömür ve Demir Çelik Ticaret Limited Şirketi'ne ait olan vergi ve ceza borçlarının şahsi mal varlıklarından alınmasına yönelik olarak düzenlenen işlemlerdeki (ödeme emri ve haciz işlemleri) vergi hatalarına ilişkin olan, düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kamu alacağından sermaye oranı değil sermaye tutarı kadar sorumlu olunması gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Asıl borçlu ... Kömür ve Demir Çelik Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili maksadıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Hatalarını Düzeltme" başlığını taşıyan 6. kısmının 3. bölümünün 116. maddesinde, vergi hatası; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117. maddesinde hesap hataları, 118. maddesinde ise vergilendirme hataları tek tek sayılarak belirlenmiştir. 118. maddenin 2 no'lu bendine göre, mükellefiyette hata; açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınması, 3 no'lu bendine göre, mevzuda hata ise; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır. Vergi Usul Yasası’nın 116 ve takip eden maddelerinde tarifi yapılan, kapsamı gösterilen vergi hataları nedeniyle, mükelleflerin 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde idareye başvurup haklarında yapılan vergi hatalarının düzeltilmesini ve hata nedeniyle haksız ödenen vergilerin iadesini isteyebilecekleri öngörülmüştür. Bu başvuruların reddi üzerine, ilgililer Gelir İdaresi Başkanlığı'na şikayet yoluna başvurabilecekler ve bu istemlerin reddi yolundaki Başkanlık işlemini idari davaya konu edebileceklerdir. Bu davalar 2576 ve 2577 sayılı Yasalarda "vergi tarhı" üzerine Vergi Mahkemelerinde açılacağı belirtilen "vergi davası"ndan konusu itibariyle ayrılmakta olup, vergi davasının konusu, tarh ve buna bağlı tahakkuk işlemini teşkil ettiği halde, vergi hatası iddiasıyla açılan davanın konusunu hata iddiasının reddi yolundaki idari işlem teşkil etmektedir. Olağan vergi dava açma süresi içerisinde dava açma hakkını kullanmayan mükelleflerin düzeltme ve şikayet yolunu izleyerek uyuşmazlığın özünü bir hukuki uyuşmazlık boyutuyla yargı önüne getirmeleri olanaklı olmadığından, vergileme işleminde hata bulunduğu iddiasıyla yapılan düzeltme şikayet istemlerinin reddi üzerine açılan davalarda yasada tarifi ve kapsamı belirtilen vergi hatalarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri yükümlerin tarh, tahakkuk, tahsil işlemlerinden ve bunlarla ilgili zam ve cezalardan doğan uyuşmazlıkların çözümünde genel ilke; 2577 sayılı Kanuna uygun olarak vergi mahkemesi nezdinde dava açılmasıdır. Vergilendirme işleminden doğan anlaşmazlık, bir hukuki ihtilaftan değil de, bir maddi hatadan ibaret bulunmakta ise, yasa koyucu pahalı ve uzun olan bu dava yolundan ayrı olarak Vergi Usul Kanununun 116. ila 126. maddelerinde vergi literatüründe "Düzeltme ve Şikayet Müessesesi" denilen bir idari başvuru yolu düzenlenmiştir. Bu müessesenin işleyebilmesi, başka bir deyişle, bu yola başvurulabilmesi için ortada bir hukuki ihtilaftan ziyade, Vergi Usul Kanununun sözü geçen maddelerinde yazılı olan "vergi hatası"nın bulunması gerekmektedir. Vergi Usul Kanunu'nun "Düzeltmede Zamanaşımı" başlıklı 126. Maddesinde 114üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği ancak (b) fıkrasında ilan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (c) fıkrasında da ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu edilen davacı tarafından yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme konu davacı adına düzenlenen ve 21/09/2012 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin vade tarihinin 1998 ve 1999 yılları olarak belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun "Vergi Hatası" başlıklı 116. Maddesinde vergi hatasının vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandığı, "Düzeltmede Zamanaşımı" başlıklı 126. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde ise genel zamanaşımının yanı sıra istisnai olarak tahsilat aşamasındaki vergilerinde düzeltme şikayet başvurusuna konu edilebileceğine yer verildiği görüldüğünden, dava konusu iptali istenilen amme alacaklarının tahsiline yönelik tesis edilen işlemlerin 126. madde kapsamında olup olmadığı ve davacının borcun zamanaşımına uğradığına yönelik iddiasının kanunda sayılan vergi hataları kapsamında bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yer verilen gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!