WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3897 E.  ,  2024/317 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3897
Karar No : 2024/317

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:.. , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacının, banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin savunma dilekçesinden davacının banka hesaplarına konulan haciz işleminin iki farklı amme alacağından kaynaklandığının anlaşıldığı, bunlardan ilkinin 2009 yılında verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden vergi borcundan, ikincisinin ise 2018 ve 2019 yıllarında verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergi borçlarından oluştuğu, bu durumda dava konusu haciz işleminin 2009 yılına ait ... sayılı ödeme emrinden doğan amme alacağına ilişkin kısmı yönünden, ara kararı ile davalı idareden istenilen evrakların incelenmesinden, ilk olarak 22/05/2009 tarihinde "... mah. ... sok. No:... D:... Denizli" adresine gidildiği ve tutulan adres tespit tutanakları ile davacının bilinen adresinden taşındığının davacının komşusu ve mahalle muhtarının imzalı beyanları ile tespit edildiği, devamında 11/09/2009 tarihinde "... mah. ... sok. No:... Denizli" adresine gidildiği, posta memurunca "... sokağın 1 numarası yoktur. Muhatap tanınmıyor. Evrak mercine iade" şerhi düşüldüğü, 11/09/2009 tarihinde gidilen adreste davacının tanınmadığı tespit edilerek tebliğ evrakının iade döndüğü ve bunun üzerine ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği, olayda, ilgili ödeme emrinin ilanen tebliğ ile kesinleştirildiğinden bahisle davacının banka hesaplarına haciz işlemi tatbik edilmiş ise de, davacının bilinen adresinde 11/09/2009 tarihinde yapılmaya çalışılan tebliğin olay tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasında belirlenen usule uygun olarak düzenlenmediği, bir başka ifade ile komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda durumun taahhüt ilmühaberine yazılarak, tarih ve imza konularak hazır bulunanlara imzalatılması gerekirken imzalatılmadığı, netice itibariyle anılan kanunun 102. maddesinde öngörülen şekilde tespitin yapılmadığı, bu halde, mutad tebliğ usulleri denenerek sonuç alınamadığı kesin olarak belirlenmeden ilan yoluyla tebliğ cihetine gidilmesi usulüne uygun olmadığından usulsüz tebliğ ile kesinleştirilen amme alacağına ilişkin davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu haciz işleminin 2018 ve 2019 yıllarına dair ... , ... , ... , ... , ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden doğan amme alacaklarına ilişkin kısmı yönünden ise, bu ödeme emirlerinden doğan amme alacaklarına yönelik davacı tarafından 2018 ve 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait muhtasar beyannameler ve katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, anılan beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilere ilişkin tahakkuk fişlerin düzenlendiği, doğan vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine de anılan ödeme emirleri düzenlenerek farklı tarihlerde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, amme alacaklarının süresi içerisinde ödenmemesi üzerine haciz varakaları düzenlenerek söz konusu amme alacaklarına ilişkin borç tutarı üzerinden banka hesaplarına haciz işleminin uygulandığı, bu durumda, davacının beyanları sonucu tahakkuk eden ve davacı tarafından kanuni süresinde ödenmeyen vergi borçlarına yönelik düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun bir şekilde davacıya tebliği ardından, ödeme emrinin bir sonraki safhası olan haciz işlemlerine başlanılarak adına haciz varakalarının düzenlenmesi sonrasında bahse konu amme alacaklarına ilişkin tutar üzerinden haciz işlemi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu banka hesaplarına konulan haciz işleminin 2009 yılına ait ... sayılı ödeme emrinden doğan amme alacağına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 11/09/2009 tarihinde tebligat için gidilen adreste, belirtilen adresin bulunmadığı ve muhatabın ilgili adreste ismen tanınmadığı tespit edildiğinden ödeme emrinin aynı adrese ikinci defa tebliğe çıkarılmadığı ve davacının bilinen adreslerinde bulunamaması nedeni ile ödeme emri tebliğ edilemediğinden ilanen tebliğin yapıldığı, Mahkemece ilgili maddedeki tutanak tutulmasına ilişkin düzenlemenin de eksik ve yanlış yorumlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olmadığı iddialarıyla bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.