WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3806 E.  ,  2023/4392 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3806
Karar No : 2023/4392

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, imalat faaliyeti bulunmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği, bir kısım ticari mal alış ve satışlarının sahte belgeye dayandığı, ithal ettiği baz yağları belgesiz olarak sattığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ve bu raporun atıfta bulunduğu … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'ndaki yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin bir kısım alışlarının ve satışlarının gerçek olduğu, üretim tesislerinde gerçekte üretilen ürünler olsa da bir kısmının hiç üretilmeden doğrudan piyasa sürüldüğü, buna ilişkin alış ve satışların düzenlenen faturalarla gerçekte varmış gibi gösterilmek amacıyla organizasyon dahilinde yapıldığı ve gerçek bir faaliyetmiş gibi gösterildiği, bu durumda, mükellef kurum 2018 hesap döneminde organizasyon dahilinde imalat faaliyeti olmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği kabul edilerek, ilgili dönemde ithal ederek belgesiz olarak sattığı baz yağ satışlarından elde edilen kar üzerinden hesaplanan hasılat ile mükellefin gerçekte imalat faaliyeti bulunmadığından organizasyon içinde yer alan şirketlere düzenlenen belgelere ait maliyetlerinin giderlerden düşülmesi suretiyle bulunan matrah üzerinden hesaplanan 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte geçici vergi yıllık vergiye mahsuben alınan peşin vergi niteliği taşıdığından vergi ziyaı cezasının bir kata isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlasında ise hukuka uyarlık görülmediği, uyuşmazlık konusu cezalı tarhiyata havi vergi/ceza ihbarnamesinde, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, geçici vergi aslını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte görülüp, bu haliyle vergi aslını ihtiva etmediğinin açıkça kabulü mümkün bulunmadığından, geçici vergi aslında da hukuka uygunluk görülmediği, tekerrüre esas 2015/Ocak dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının 18/09/2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği görüldüğünden, cezanın kesinleştiği tarih olan 2016 yılını takip eden yılın başından itibaren tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, dava konusu 2018 dönemi için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu geçici vergi aslı ile geçiçi vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrürle artırılarak kesilen bir katı tutarındaki cezayı aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının; geçici vergi aslına ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına yönelik davalı tarafından ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına davacı tarafından yöneltilen istinaf iddialarının, usul ve hukuka uygun olan kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının; tekerrüre ilişkin kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağının, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağının hükme bağlandığı, bu durumda, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik hali göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi suretiyle, tekerrüre esas alınan 2015/Ocak dönemine ilişkin olarak kesilen ve aynı yıl kesinleştiği görülen vergi ziyaı cezasının miktarının 2.217,04-TL tutarında olduğu anlaşıldığından, 2018 yılı için tarh edilen kurumlar vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası için tekerrür nedeniyle artırım yapılmasına dair koşulların oluştuğu görülmekle birlikte, dava konusu vergi ziyaı cezasının daha önce kesinleşen vergi ziyaı cezasından fazla tutarda artırılamayacağı dikkate alındığında, artırılan vergi ziyaı cezasının 2.217,04-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık; artırılan vergi ziyaı cezasının bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen yukarıda yazan gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne Vergi mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan 2.217,04-TL tutarındaki vergi ziyaı cezasını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu kısım bakımından kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Ticari ve mali iş ve işlemlerinin mevzuata ve usulüne uygun olarak yerine getirildiği, alınan tüm hammadde ve katıkların gerçek belgelere dayandığı ve üretimde kullanıldığı, üretim neticesi satılan ürünün beyanından başka bir ürün olduğu yolunda somut bir tespit bulunmadığı, üretimi karşılayacak yeterli kapasitesi bulunduğu iddialarıyla kararın kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen raporlar uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.