Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3622 E. , 2023/4234 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3622
Karar No : 2023/4234
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2018 yılına ilişkin gelir vergisi ve 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bunlar üzerinden tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ihbarnamelerde; mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi asıllarının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerinde değerlendirilmesinden davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı, katma değer vergisi matrahlarına davacı tarafından düzenlenen sahte faturalarda yer alan katma değer vergisi tutarlarının eklenmesi suretiyle belirlenen tutar üzerinden hesaplama yapılmış ise de söz konusu faturaların katma değer vergisi hariç tutarları üzerinden Danıştay'ın yerleşik içtihatları ile de kabul gören %2 oranında komisyon geliri hesaplanarak belirlenen matrah farkı üzerinden davacı adına tarh edilen gelir vergisinde hukuka aykırılık, aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/2 maddesinde belirtilen sahte fatura düzenleme eylemini işlediği anlaşıldığından, davacının elde ettiği komisyon gelirinin faturaların katma değer vergisi hariç tutarları üzerinden hesaplan matrah farkından kaynaklanan gelir vergisi üzerinden davacı adına kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; davacı adına geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi hukuka uygun ise de, yerleşik Danıştay İçtihatları da dikkate alınarak, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı vergi ziyaı cezasının bir kat uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları bakımından ise; tekerrüre dayanak alınan 2014/Aralık dönemine ait vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin tebliğine dair alındının savunma dilekçesi ekinde yer almadığı, Mahkemelerinin 24/12/2020 tarihli ara kararıyla istenilmesine karşın dosyaya da sunulmadığı, buna göre cezanın tebliğ edildiğinin ortaya konulamaması nedeniyle tekerrüre dayanak alınabilecek usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir cezanın bulunmadığı anlaşıldığından, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen reddine kısmen kabulüne, üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin, davacı tarafından düzenlenen faturaların katma değer vergisi hariç tutarları üzerinden hesaplanan matrah farkını aşan kısmının, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile bir katının davacı tarafından düzenlenen faturaların katma değer vergisi hariç tutarları üzerinden hesaplanan matrah farkını aşan kısmının ve vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu vergi mahkemesi kararının, katma değer vergisi matrahları üzerinden hesaplanan komisyon gelirine göre tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergilere ilişkin olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında; geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarını aşan vergi ziyaı cezaları ile gelir vergisine ait üç kat vergi ziyaı cezasının ve geçici vergilere ait bir kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında, dayandığı gerekçeler karşısında yasal isabetsizlik görülmediği, Vergi Mahkemesi kararının, davacının katma değer vergisi matrahlarına faturalardaki katma değer vergilerinin eklenmesi suretiyle hesaplanan komisyon geliri kısmına göre tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına davalının ve geçici vergi asılları yönünden davanın incelenmeksizin reddi yolundaki hüküm fıkrasına davacının istinaf başvurusuna gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tâbi olduğu ve gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu kurala bağlandığı, sahte fatura komisyon kazancı, içeriği itibarıyla tamamı sahte olan belgelerin düzenlenmesi suretiyle elde edildiğinden, komisyon kazancına esas gelirin, gerçekte ödenmeyen katma değer vergilerini de içeren tüm fatura bedelleri üzerinden elde edildiği, Danıştay kararlarıyla istikrar kazanan %2 komisyon kazancının, katma değer vergisini de ihtiva eden tüm fatura bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğinden, davacının beyan ettiği katma değer vergisi matrahlarına katma değer vergilerinin eklenmesi suretiyle hesaplanan komisyon geliri kısmı üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinde, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği belirtilmiş olup, ihbarnamelere geçici vergilerin tahakkuk ettirilmeyeceğinin yazılmasının tarhiyatların terkini anlamına gelmeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, mahsup süresi geçen dava konusu geçici vergi aslında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının kısmen reddine kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi aslı ile davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden hesaplanan komisyon gelirine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve geçici vergi aslı yönünden davanın kabulüne, diğer kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının fiili 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde sayılan fiillerden olduğundan, vergi ziyaı cezasının üç kat olarak uygulanması gerektiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınan vergi ziyaı cezasının 2010 yılında kesinleştiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!