Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3534 E. , 2024/741 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3534
Karar No : 2024/741
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Tekstil San. ve İth. İhr. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği ve bir kısım alışlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen, 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı vergi inceleme raporları ile … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, davacı şirket tarafından 2017 hesap döneminde katma değer vergisi hariç toplam 9.292.830,85-TL pantolon, bluz, t-shirt, tayt, tunik, pijama takımı ve çocuk elbise cinsi emtia içerikli düzenlediği faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte belge niteliğinde olduğu ve bu faturalardan dolayı 2017 hesap döneminde katma değer vergisi hariç toplam 200.725,15-TL komisyon geliri elde edildiği, elde edilen bu gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, davacı şirketin sahte fatura kullanması nedeniyle maliyetleri tespit edilemediğinden maliyet bedeli esası uygulanarak maliyeti hesaplanarak gerçek hasılatından kaynaklı komisyon geliri harici kurum kazancının tespit edildiği, hesaplanan komisyon geliri tutarının 2017 yılı ilgili kurumlar vergisi matrahına eklenmesi sonucu tarhiyatlar önerildiği, Mahkemelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davacı şirketin yedi farklı firmadan yaptığı alışların gerçek olmayıp iki firmaya yaptığı satışların da komisyon geliri elde etmek amacıyla düzenlenen sahte faturalar olduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacıya ait defter, kayıt ve belgelerin gerçeği yansıtmadığından yola çıkılarak Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesinde öngörülen maliyet bedeli esası yönteminin uygulanması, davacının toplam brüt satışlarından komisyon karşılığı düzenlediği faturaların çıkartılarak (13.420.200,58-TL-9.292.830,85-TL) gerçek olduğu belirlenen 4.127.369,72-TL hasılat üzerinden iç yüzde yoluyla %5 oranı uygulanmak suretiyle davacının maliyetinin 3.930.828,30-TL olarak hesaplandığı, anılan tutara yukarıda değinilen 267. maddede düzenlenen maliyet bedeline toptan satışlar için %5 oranı ilave etmek suretiyle kurum kazancının 196.541,42-TL olarak hesaplanması ve davacının 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin yeniden düzenlenmesi sonucu bulunan fark matrah üzerinden re’sen tarh edilen 2017 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 2017 yılı tüm dönemlerine ilişkin kurum geçici vergilerinin cari hesap dönemi geçtiği için beyannameden mahsup olanağı kalmaması nedeniyle terkin edilmesi gerektiğinden ve mahsup dönemi geçmiş dava konusu geçici vergi asıllarının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği ancak normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı anlaşıldığından dava konusu edilen kurum geçici vergi asılları hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin "... Mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergiler terkin edilir, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilir." hükmü uyarınca, geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesinde yasal isabetsizlik bulunmamaktaysa da, süregelen Danıştay içtihatlarına göre, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben alınan peşin bir vergi olması nedeniyle yol açılan geçici vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği, dava konusu geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının, bir kata ilişkin kısmında hukuka aykırılık, vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı, tekerrüre esas alınan cezanın, davacının 2016/Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini kanuni süresinden sonra düzenlemesi nedeniyle tahakkuk eden ve 28/07/2016 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilerek dava açılmaksızın kesinleşmiş olan 766,10-TL vergi ziyaı cezası olduğu ve davacının lehine olduğu kabul edilen 7338 sayılı Kanun'la eklenen vergi ziyaına sebebiyet vermekten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasının yüzde elli oranında artırılmak suretiyle uygulanması sırasında artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağına ilişkin düzenleme gereği dava konusu edilen kurumlar vergisi ve geçici vergi asılları üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bölümlerinin her bir tekerrür uygulamasına konu ihbarname için 766,10-TL tutarlık kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına; geçici vergi asılları üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmı ile kurumlar vergisi ve geçici vergi asılları üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan bölümünün 766,10-TL tutarını aşan kısmı yönünden davanın kabulüne, bu kısımların kaldırılmasına, vergi ve cezaların diğer kısımları yönünden davanın reddine, geçici vergi asıllarının kaldırılması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, yapılan satışların çoğu hakkında olumsuz tespit yapılmadan düzenlenen faturaların sahte olduğunun ve tamamından komisyon geliri elde edildiğinin kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığı, vergi incelemesinin eksik yapıldığı, ticari faaliyetinin gerçek olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla davacının düzenlemiş olduğu tüm faturaların komisyon karşılığında gelir elde etmek amacıyla düzenlenen sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!