Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3187 E. , 2023/3955 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3187
Karar No : 2023/3955
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe Mahallesinde bulunan taşınmazlara ilişkin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu Beytepe Mahallesinin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen alanlardan olduğu ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamına bulunduğunun saptandığı, 6111 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 7. bendi 6552 ve 6736 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 10. bendi, 7020 sayılı Kanun'un 3. maddesi 15. bendi ile 7143 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13. bentlerinin birbirine benzer hükümler içermekte olup, her beş Kanunda da yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğunun belirtildiği, olayda, davacı tarafından 6111, 6552, 6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlardan yararlanılmak suretiyle ödenen amme alacaklarına ilişkin tahakkukların kaldırılması gerektiği ileri sürülerek düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulmuş ise de, söz konusu Kanunlardan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin dava konusu edilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyada mevcut, savunma dilekçesi ekinde yer alan, "Ada Parsel Bazında Tahsilat Raporu"ndan, uyuşmazlığa konu taşınmazlara ait vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının bir kısmının 6111, 6552, 6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı, bir kısmının ise, yapılandırma kanunlarına konu edilmediğinin anlaşıldığı, bu itibarla, Mahkeme kararının; dava konusu işlemin, 2014 ila 2019 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının yapılandırma kanunları kapsamına giren kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin, anılan yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince: 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile, köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazlara, kanunda belirtilen süre zarfında Emlak Vergisi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarından muafiyet getirildiği, bu muafiyetten 5216 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesiyle köy tüzelkişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazların da yararlanacağının hükme bağlandığı, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle ise 5216 sayılı Kanun uyarınca köyden mahalleye dönüştürülen yerlerdeki taşınmazlara tanınan muafiyetin kaldırıldığı, olayda; Beytepe Mahallesinin 2004 tarihli 5216 sayılı Kanun uyarınca köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldüğü hususu tartışmasız olduğundan, dava konusu işlemin, 6360 sayılı Kanun'un 15. fıkrasının mülga son cümlesi uyarınca Emlak Vergisi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu'na göre alınması gereken vergi, harç ve katılım payları yönünden istisna kapsamında olduğu sonucuna varılan uyuşmazlığa konu taşınmazlara ait, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmında ve Mahkeme kararının bu kısma dair hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun; Mahkeme kararının, dava konusu işlemin, 2014 ila 2019 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının yapılandırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmı bakımından reddine, Mahkeme kararının, dava konusu işlemin anılan yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmı bakımından kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI:Köyden mahalleye dönen yerlerde bulunan taşınmazlardan emlak vergisi alınmayacağı kanunla düzenlenmişken, sırf söz konusu emlak vergilerinin yapılandırıldığından bahisle iptal edilmemesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve eksik inceleme yapıldığı iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Yapılandırılan amme borçlarının dava konusu edilemeyeceği, 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce mücavir alan sınırları içerisinde yer alan Beytepe Mahallesinde bulunan taşınmazların 6360 sayılı Kanun kapsamında tanınan geçici muafiyetten yararlandırılmasının Kanun'un amacına uygun düşmediği iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının, Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen onanıp, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe Mahallesinde bulunan muhtelif ada ve parsellerde kayıtlı taşınmazlara ilişkin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle dava acılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri, 124. maddesinde; vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 126. maddesinde de; 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, 114. maddesinde ise, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bu hususlara ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2014 yılına ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik taraflarca ileri sürülen temyiz iddialarına gelince;
Yukarıdaki maddelerin değerlendirilmesinden, düzeltme zamanaşımı süresinin, tarhiyat zamanaşımına yapılan atıfla vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl olduğu açık olup, uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazlara ilişkin 2014 yılı için tahsil edilen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının iadesi istemiyle, vergi alacağının doğduğu 2014 yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde, en geç 31/12/2019 tarihine kadar düzeltme başvurusu yapılması gerekirken, davacı tarafından, zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 2020 yılı içerisinde düzeltme başvurusu yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemin 2014 yılına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu yukarıda belirtilen gerekçeyle kısmen reddeden, kısmen kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmının 2014 yılına ait kısmında isabet bulunmamaktadır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmının 2014 yılına ait kısmında ise, sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; dava konusu işlemin, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilmeyen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmının 2014 yılına ait kısmının BOZULMASINA, dava konusu işlemin, yapılandırma kanunları kapsamında başvuruya konu edilen emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarına ilişkin kısmının 2014 yılına ait kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunanlardan, onanan kısım nedeniyle ... -TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!