Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3046 E. , 2023/4919 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3046
Karar No : 2023/4919
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak alınan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılı için re’sen tarh edilen gelir vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, re'sen tarh edilen cezalı vergilerin dayanağını teşkil eden takdir komisyonu kararında, "... mükellefin işi, iş yerinin bulunduğu yer, satılan emtia veya hizmet türünün muhtemel satış ve hasılat tutarına istinaden karlılık durumu, işe bağlanan sermaye, bu yıldaki ekonomik durum, mal ve hizmet fiyatlarına, satış ve hasılata etki edebilecek sair unsurlar, aynı işi yapan emsalleri, diğer karineler de dikkate alınarak ..." matrah takdiri yapıldığının açıklandığı, 213 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 8. bendi uyarınca takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın komisyon kararında gösterilmesi gerekirken, matrahın belirlenmesine dair tespitler açıkça ortaya konulmaksızın, bulunuş biçimlerine ilişkin yeterli ve geçerli müstenidata yer verilmeksizin soyut gerekçe ile matrah takdirine gidildiği, bu durumda, davacının dava dilekçesindeki iddiaları da dikkate alındığında, mükellefiyetin gerçekliği, muvazaalı olup olmadığı hususu araştırılmadan, matrahın dayanağı ve izahı somut olarak belirtilmeden takdir edilen matrah üzerinden uyuşmazlık konusu döneme dair yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının faaliyete başladığı tarihten itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunun hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla tespit edildiği, dava konusu gelir vergisi ve vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak alınan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılı için re’sen tarh edilen gelir vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu belirtilmiş, 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında, re'sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır şeklinde tanımlanmış, 31'inci maddesinin üçüncü fıkrasında, takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın takdir kararlarında yer alması gerektiği, 134'üncü maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükümlerine yer verilmiş, 341'inci maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olduğu, 344'üncü maddesinde, 359'uncu maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiş, 2'nci maddesinde, ticari kazançlar gelirin unsurları arasında sayılmış, 37'nci maddesinin birinci fıkrasında da, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare Mahkemesince, takdir komisyonu tarafından takdirin dayanağı (matrahın bulunuşu) açıkça ortaya konulmaksızın, soyut nedenlerle yapılan matrah takdiri dayanak alınarak ve davacının üçüncü kişilerce bilgisi ve isteği dışında adına şirket kurulup, iş yeri açılarak, mükellefiyet tesis ettirildiği yönündeki iddiaları değerlendirilmeksizin tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de, dava konusu ihbarnamede tarhiyatın dayanağı olarak davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu (ihbarnamede sehven vergi inceleme raporu olarak ifade edilmiş) ile takdir komisyonu kararının gösterildiği, takdir komisyonu kararında da yine aynı vergi tekniği raporuna atıf yapıldığı, vergi tekniği raporunda ise, davacının faaliyete başladığı tarihten itibaren düzenlediği tüm belgelerin komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğu tespitine yer verilip, elde edilen komisyon geliri hesaplanarak, gerek tarhiyatın dayanağına gerekse matrahın bulunuşuna ilişkin açıklamalar yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, anılan vergi tekniği raporunun, davacı iddialarının ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmesi suretiyle dava konusu gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!