Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/263 E. , 2023/4832 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/263
Karar No : 2023/4832
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, asıl borçlu ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin 11/09/2015 tarihinden itibaren kanuni temsilcisi olan davacının, 6102 sayılı Kanun'un 31, 36 ve 587. maddeleri uyarınca kanuni temsilcilik görevinin sonlandırıldığına dair genel kurul kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğuracağı, kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğine dair genel kurul kararının yayımlandığı 06/03/2019 tarihinde de bu durumun üçüncü kişiler nezdinde hüküm ve sonuç doğuracağı, davacıdan tahsile çalışılan kamu alacaklarının ise 2017/Ocak ilâ 2019/Şubat dönemleri arasında olduğu, bu nedenle kamu alacaklarının rastladığı dönemlerde davacının şirket kanuni temsilcisi olduğu, beyan üzerine tahakkuk eden, inceleme üzerine salınan vergiler ile kesilen cezaların şirket tarafından süresinde ödenmemesi üzerine, şirket adına ödeme emirlerinin düzenlendiği, usulüne uygun olarak elektronik ortamda tebliğ edilen ödeme emirlerine karşın ödeme yapılmaması ve ödeme emirlerinin dava konusu da edilmemesi üzerine haciz varakaları düzenlendiği, idarece yapılan araştırmada şirket adına herhangi bir malvarlığına da rastlanmadığı saptanmış olup, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket ortak ve kanuni temsilciliğinden 07/10/2016 tarihinde ayrıldığı, kamu alacaklarının sonraki dönemlere ait olduğu ve sorumluluğunun bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ...,..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 587. maddesinin h bendinde, limited şirket müdürlerinin ve şirketi temsile yetkili diğer kişilerin adları, soyadları veya unvanları ve yerleşim yerlerinin tescil ve ilan edileceği; aynı Kanunun 31. maddesinin 1. fıkrasında, tescil edilmiş hususlarda meydana gelecek her türlü değişikliklerin tescil ve ilan olunacağı; 36. maddesinin 1. fıkrasında ise ticaret sicili kayıtlarının nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında kaydın gazete ile tescil ve ilan edildiği tarihi izleyen iş gününden itibaren hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; Ticaret sicilinde tescil ve ilan olunan hususlardaki değişikliklerin de tescil ve ilan edilmesi kuralının, bu işlemlerin geçerlilik şartı olarak değil, iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması amacıyla öngörüldüğü, bu bağlamda, şirket müdürlüğü sona eren kişinin müdürlükten ayrılışı ticaret sicilinde tescil ve gazete ile ilan edilmezse, şirket borçlarından, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun devam edeceği, ancak, şirket müdürlüğünden ayrılmakla, şirketin vergi ödevlerinin yerine getirilmesi konusunda yetkisi kalmayan kanuni temsilcinin, 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tüzel kişilikten alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağı, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı itirazıyla hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden;... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin 11/09/2015 tarihinden itibaren kanuni temsilcisi ve ortağı olan davacının, 07/10/2016 tarihli genel kurulu kararı ile şirketteki tüm hisselerini ...'a devrettiği, şirketi temsil yetkisinin de anılan tarih itibarıyla sona erdiği ve bu hususun 06/03/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait beyan üzerine tarh ve tahakkuk eden vergi, harç ve muhtelif kamu alacaklarının vadesinde ödenmeyerek kesinleştiği, ödemelerin yapılmaması üzerine şirket borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen 22 adet ödeme emrinin şirketin elektronik posta adresine 30/12/2017 ilâ 09/03/2020 tarihleri arasında tebliğ edildiği, ödeme emirlerine karşı dava açılmaması ve ödeme yapılmaması üzerine kamu alacaklarının kesinleştiği, ödeme emirleri muhteviyatı kamu alacaklarının cebren tahsili amacıyla şirket adına haciz varakaları düzenlenerek haciz kararları alındığı, yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda şirket adına herhangi bir malvarlığına rastlanılmaması üzerine şirketten tahsil edilemeyen dava konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle davada Vergi Mahkemesince; davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun, temsil yetkisinin kaldırıldığına ilişkin kararın ticaret siciline tescil edildiği 06/03/2019 tarihi dikkate alınarak belirlendiği, bu tarihten önceki borçlardan sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise reddedildiği görülmüştür.
Olayda, 11/09/2015 tarihinde kurulan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin kuruluş tarihinden itibaren kanuni temsilcisi olan davacının, 07/10/2016 tarihli genel kurulu kararı ile şirketteki tüm hisselerini ...'a devrettiği ve şirketi temsil yetkisinin de anılan tarih itibarıyla sona erdiğinin yine genel kurul kararı ile sabit olduğu ve bu hususun 06/03/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği görüldüğünden, yukarıda anılan hükümler çerçevesinde, 11/09/2015-07/10/2016 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacının, şirkete ait kamu borçlarından anılan tarihler arasında sorumlu tutulması gerekmekte olup, dava konusu ödeme emrine ilişkin kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!