WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/2597 E.  ,  2023/4264 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2597
Karar No : 2023/4264

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-İZMİR
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Tekstil Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin davacının Mernis sisteminde kayıtlı olarak gözüken "… Mahallesi, … Sokak, No:… , Söke/AYDIN" adresinde 11/05/2017 ve 09/06/2017 tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ mazbatalarının vergi dairesine iade edilmesi üzerine, 30/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan haline göre, tebligatın iade edilmesi halininin usulüne uygun olarak tutulan tutanak ile tespit edilmesi gerekirken, tebliğ alındılarının sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı ve ayrıca ilanen tebliğin geçerli addedilebilmesi için gerekli olan ve kanunda sayılan şartlardan vergi dairesi ilan panosuna asma haricinde diğer şartların vergi dairesi tarafından yerine getirilmediği görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinin tebligatının usulüne uygun olarak yapılmadığı ve dolayısıyla davacı tarafından banka hesaplarına haciz konulması üzerine vergi dairesine yapmış olduğu başvuru akabinde haberdar olduğu borçlara ait ödeme emrine karşı 07/04/2021 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle açılan davanın süresinde olduğu değerlendirilerek, işin esasının incelenmesine geçildiği, asıl borçlu … Tekstil Turz. Taş. San ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden, şirketin 2010/Haziran-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, 2010/Ocak-Aralık hesap dönemi kurumlar vergisi ve geçici vergisi yönünden 21/10/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilerek takdir komisyonunca takdir edilen matrahlara istinaden şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 01/04/2015 tarihinde cezaevinde şirket müdürü ...'e tebliğ edildiği, ardından şirket adına … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlenerek, şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle 02/05/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, ödenmeyen borçlar nedeniyle asıl borçlu şirket hakkında bankalar nezdinde malvarlığı araştırması yapılarak, şirketin banka hesaplarına muhtelif tarihlerde haciz uygulandığı, ayrıca yapılan mal varlığı araştırması sonucunda, şirket adına kayıtlı 1986 model araca rastlanıldığı, muhtelif tarihlerde araca haciz uygulandığı ancak, söz konusu araçta vergi dairesi haczinden önce ...İcra Müdürlüğü haczi bulunduğundan satış işlemlerine başlanılamadığı, yapılan araştırmalar sonucunda vergi borçlarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine amme alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddeleri gereğince şirketin kanuni temsilcisi sıfatı ile davacı adına sorumlu olduğu dönemlere ilişkin ödeme emrinin düzenlenerek 30/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, tebliğ edilen ödeme emirleri için davacı tarafından yasal süresi içinde yasal haklarının kullanılmayarak itiraz edilmemesi, mal beyanında bulunulmaması ve tecil talep edilmemesi üzerine de cebren tahsilat işlemlerine başlanılarak banka hesaplarına ... sayılı haciz bildirisi ile 777.585,51-TL tutarında ve ... sayılı haciz bildirisi ile 812.733,74-TL tutarında elektronik haciz işlemi uygulandığı, davacı tarafından banka hesaplarına haciz işlemi uygulandığının öğrenilmesi üzerine 04/03/2021 tarihinde vergi dairesine başvurularak; "haciz işlemine itiraz edildiği, konulan e-haczin sebebini, borca ilişkin vergi ve varsa vergi cezalarına ilişkin ihbarname ve ödeme emirleri, varsa vergi inceleme vs ilgili raporlar, tebligatlar da dahil olmak üzere tahakkuk ve tahsil aşamasına ilişkin tüm tutanak ve belgelerin birer örneğinin tarafına verilmesinin" talep edildiği, 23/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilen davalı idarenin ...tarih ve ... sayılı cevap yazısı ile borcun dönemi, kaynağı ve ödeme emirlerinin, ihbarnamelerin tebliğ tarihlerine ilişkin genel bilgilerin davacıya verilmesi ancak hiçbir evrakın gönderilmemesi üzerine, ...tarihli ve ...kayıt numaralı dilekçe ile tekrar başvuruda bulunularak önceki başvurularında belirtilen tarh, tahakkuk ve tebliğe ilişkin tüm belgelerin birer örneğinin tarafına elden verilmesi veya tebliğ edilmesini talep ettikleri, bu başvuruya idarece herhangi bir cevap verilmemesi nedeniyle de 23/03/2021 tarihinde borçlardan haberdar olunduğu kabul edilerek işbu davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği amme alacaklarının nasıl kesinleştirildiği incelendiğinde, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 21/01/2016 tarihinde şirket adresinde, 28/02/2017 tarihinde ise davacının ikamet adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ edilememe halinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen usule uygun olarak tutulan bir tutanak ile tespit edilmediği, yine ilanen tebliğ ilişkin 213 sayılı Kanunun 104. maddesinde aranan şartlardan sadece vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerinde askıya çıkarılıp indirildiğine ilişkin evrakların dosyada yer aldığı, ilan yazısının mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiği veya gazetede yayımlandığına ilişkin herhangi bir evrakın yapılan ara kararlara rağmen dosyada yer almadığı görüldüğünden, şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emri içeriği borçların usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği sonucuna varıldığı, bu durumda, 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinin, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zaman aşımına uğrayacağına ilişkin hükmü doğrultusunda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının vade tarihleri 01/06/2015 olduğundan, 2015 yılını takip eden 2016 yılından itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresi içinde yani 31/12/2020 tarihine kadar tahsil edilmesi gerekmekte iken, yukarıda ayrıntısına yer verildiği üzere, vergi borçları şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinden, kesinleşmeyen bir borç için uygulanan haciz işlemleri yok hükmünde olacağından, davacı adına düzenlenen ödeme emri tebligatı da usulsüz olduğundan, 23/03/2021 tarihinde davalı idarenin cevabının tebliği akabinde haberdar olunan dava konusu borçlar bakımından, 5 yıllık tahsil zaman aşımı süresi içinde idarece zaman aşımını kesen hukuka uygun bir işlem tesis edilemediğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde zaman aşımı nedeniyle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmayan borçlar nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.