Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2513 E. , 2023/3962 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2513
Karar No : 2023/3962
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe mahallesinde bulunan taşınmazlara ilişkin 2014,2015,2016,2017,2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamları ile vergi ziyaı cezalarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin 2014/1-2 dönemine ilişkin kısmı yönünden; 2014 yılı için davacıdan tahsil edilen emlak vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun 27/04/2020 tarihinde yapıldığının görüldüğü, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 2014 yılına ait tahakkuklar için en geç 31/12/2019 tarihine kadar düzeltme başvurusu yapılması gerekliyken, davacı tarafından, zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 2020 yılı içerisinde düzeltme başvurusu yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemin, bu döneme ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin 2015/1-2, 2016/1-2, 2017/1-2 dönemlerine ilişkin kısmı yönünden; 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 9. maddesinin 13. fıkrasında yer alan "a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez..." hükmü dikkate alındığında, davacının 7143 sayılı Yasa uyarınca 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin borcu yapılandırdığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin, belirtilen dönemlere ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin 2018 yılı ve 2019/1. dönemine ilişkin kısmı yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte olan 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerden kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren belirtilen süre zarfında vergi, harç ve katılım payı alınmayacağı, Mahkemelerince verilen ara karara cevaben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca gönderilen belgelerden, davacının maliki olduğu ve davaya konu Ankara ili Çankaya ilçesine bağlı Beytepe Mahallesinin, 23/07/2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldüğü anlaşıldığından, dava konusu işlemin 2018/1-2 ve 2019/1. dönemlerine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin, 2018/1-2 ve 2019/1. dönemlerine ilişkin kısmının iptaline ve bu dönemler için davacıdan tahsil edilen 121.222,60-TL'nin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen kanuni faiz oranında hesaplanacak faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI:Köyden mahalleye dönen yerlerde bulunan taşınmazlardan emlak vergisi alınmayacağı kanunla düzenlenmişken, sırf söz konusu emlak vergilerinin yapılandırıldığından bahisle iptal edilmemesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, mükellefin talebi olsa dahi tahakkuk yapılmaması gerektiği, iade edilen tutarın ise tecil faiziyle iadesinin gerektiği iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Yapılandırılan amme borçlarının dava konusu edilemeyeceği, 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce mücavir alan sınırları içerisinde yer alan Beytepe Mahallesinde bulunan taşınmazların 6360 sayılı Kanun kapsamında tanınan geçici muafiyetten yararlandırılmasının Kanun'un amacına uygun düşmediği iddialarıyla, kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının, Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen onanıp, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, maliki ve hissedarı olduğu, Ankara ili Çankaya ilçesi Beytepe mahallesinde bulunan muhtelif ada ve parsellerde kayıtlı taşınmazlara ilişkin 2014,2015, 2016, 2017, 2018 yılları ile 2019/1. dönemi için davacı adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme zamları ile vergi ziyaı cezalarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri ile dava konusu işlemin 2018 yılı ve 2019/1. dönemine ilişkin kısmının iadesine karar verilen tutara uygulanacak faiz oranı dışında kalan kısmına yönelik taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, iadesine karar verilen tutara uygulanacak faiz oranınına ilişkin davacı tarafından ileri sürülen temyiz iddialarının incelenmesine gelince;
Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş ve yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise; bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
Uyuşmazlıkta, iadesi talep edilen tutarın tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinin yürürlükte olduğundan, Kanun'un açık hükmü nedeniyle, haksız veya fazla tahsil edildiği iddia edilen vergilerin iadesine ilişkin olarak dava dilekçesinde yasal dayanağı gösterilen bir faiz talebi olmadığı görüldüğünden yasal/kanuni faiz talebinden Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik (4) numaralı fıkrasının yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihinden sonra tecil faizinin anlaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 10/03/2021 tarih ve E:2021/1, K:2021/3 sayılı Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkındaki kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davacıdan 2018 yılı ile 2019/1. dönemine ilişkin tahsil edilen tutarın 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi gerekirken, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne ve davacıdan söz konusu dönemler için tahsil edilen 121.222,60-TL'nin 3095 sayılı Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesine hükmeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının iadesine karar verilen tutara uygulanacak faiz oranına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunanlardan, onanan kısım nedeniyle ... -TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!