WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/2444 E.  ,  2023/5010 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2444
Karar No : 2023/5010

TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ: Av. …

2-(DAVACI) … Meyve ve Gıda San. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına yapılan tarhiyatlara karşı açılan davalarda Mahkemece davaların reddine karar verilmesi üzerine davalı idareye ödenen 3.694.943,74-TL'nin; ödemeye dayanak mahkeme kararlarının bozulması ve bozma kararlarına uyularak ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…,K:…, … tarih ve E:…,K:… ile aynı tarih ve E:…,K:… sayılı kararları ile tarhiyatların kaldırılması üzerine davacıya iadesi sırasında ödenmeyen, idareye taksitler halinde yapılan ödeme tarihlerinden iadenin yapıldığı 12/07/2019 tarihine kadar işleyen 2.144.393,72-TL tutarındaki tecil faizinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; usul yönünden, davanın dava açma süresi içinde açıldığı anlaşıldığından davalı idarenin bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği; esas yönünden, davacının, adına yapılan tarhiyatlara karşı açılan davalarda, davanın reddi yolunda verilen ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…,K:…, E:…,K:…, E:…,K:… sayılı kararları üzerine davalı idareye 3.694.943,74-TL ödemede bulunduğu, ancak ödemeye dayanak mahkeme kararlarının bozulması ve Mahkemenin bozma kararlarına uymak suretiyle tarhiyatları kaldırması üzerine ödenen tutarların davacıya 12/07/2019 tarihinde faiz hesaplanmaksızın iade edildiği, bunun üzerine davacı tarafından da, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.694.943,74-TL'nin davalı idareye taksitler halinde ödendiği tarihlerden iadenin yapıldığı 12/07/2019 tarihine kadar işleyecek 2.144.393,72-TL tecil faizinin dava tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesindeki, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde, "tecil faizi" uygulanacağı yolundaki açık hüküm uyarınca, mahkeme kararlarıyla da hükmedildiği üzere davacıdan fazla ve yersiz olarak tahsil edilerek faiz hesaplanmaksızın iade edilen 3.694.943,74-TL için, davalı idareye taksitler halinde ödendiği tarihlerden iadenin yapıldığı 12/07/2019 tarihine kadar işleyecek ve 6183 sayılı Kanuna göre belirlenecek tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödenmesi gerektiği; davacı şirkete ödenmesi gereken tecil faizinin tutarı bakımından yapılan incelemede ise, ara kararı ile davalı idareden, davacının talep ettiği tarihlere göre tecil faizinin hesaplanmasının istenmesi üzerine yapılan hesaplamada anılan tarihler arasında işleyecek tecil faizinin 2.174.542,37-TL olduğunun belirtildiği, davalı idare tarafından hesaplanan tecil faizinin davacı şirket tarafından iadesi istenilenden fazla olması ve davacı şirketin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması sebebiyle ıslaha yönelik bir talebinin olup olmadığının davacı şirketten sorulması üzerine davacı şirket tarafından taleplerinin artırılması yoluna gidilerek 2.174.542,37-TL'nin ödenmesinin istenildiği, neticede, 3.694.943,74-TL'nin taksitler halinde ödendiği tarihlerden 12/07/2019 tarihine kadar hesaplanan tecil faizi tutarının 2.174.542,37-TL olduğu ve davacı şirket tarafından da söz konusu tutar talep edildiğinden davacı şirkete 2.174.542,37-TL tecil faizinin ödenmesi gerektiği; davacı şirketin hesaplanan tecil faizine dava tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi istemine gelince, mevzuat uyarınca, mürekkep faiz diğer bir deyişle faize faiz yürütülemeyeceğinden, tecil faizine yönelik faiz isteminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 3.694.943,74-TL tutar için hesaplanan 2.174.542,37-TL tecil faizinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, 3.694.943,74-TL'nin, tahsil edildiği tarihlerden davacıya iadenin yapıldığı 12/07/2019 tarihine kadar hesaplanan 2.174.542,37-TL tecil faizi tutarı kadar zararı yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına karşı davalı idare tarafından verilen istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı; Vergi Mahkemesi kararının, davacının 2.174.542,37-TL tecil faizi tutarı kadar olan zararının dava tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile iadesi istemi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen kişiye, haksız kullanım karşığında 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca faiz ödenmesi gerektiği, bu durumda, davacının 2.174.542,37-TL tecil faizi tutarı kadar olan zararının da dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca hesaplanacak faiziyle davacıya iadesi gerektiğinden, davacının zararın tecil faiziyle iadesine dair isteminin yasal faiz tutarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı, dolayısıyla vergi mahkemesi kararının, davacının zararının tecil faiziyle iadesi isteminin yasal faize isabet eden kısmına ilişkin olarak davanın reddine dair hüküm fıkrasında yasal isabet, yasal faizi aşan faiz istemi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasında ise isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının, davacının 2.174.542,37-TL tecil faizi tutarı kadar zararının dava tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi isteminin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca hesaplanacak kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısma ilişkin davanın kabulüne, davacının 2.174.542,37-TL tecil faizi tutarı kadar zararının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davacıya iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: İşleyen tecil faizinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte ödenmesi talebinin hukuka uygun olduğu, kaldı ki, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca en az %12 oranında faize hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Usul yönünden, davanın yasal süresinde açılmadığı; esas yönünden, tarhiyatlara karşı açılan davalarda davacı tarafından faiz talebinde bulunulmadığı gibi, mahkeme kararlarında da faiz ödenmesine hükmedilmediği, idarece mahkeme kararları doğrultusuda işlem yapılarak davacıya ödemelerin iadesinin yapıldığı, ayrıca davacının gönüllü olarak ödeme yaptığı dolayısıyla idarenin kusurundan bahsedilemeyeceği, neticede, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca mahkeme kararları eksiksiz yerine getirildiğinden kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi, davalının temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, adına yapılan tarhiyatlara karşı açılan davalarda Mahkemece davaların reddine karar verilmesi üzerine davalı idareye ödenen 3.694.943,74-TL'nin; ödemeye dayanak mahkeme kararlarının bozulması ve bozma kararlarına uyularak ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…,K:…, … tarih ve E:…,K:… ile aynı tarih ve E:…,K:… sayılı kararları ile tarhiyatların kaldırılması üzerine davacıya iadesi sırasında ödenmeyen, idareye taksitler halinde yapılan ödeme tarihlerinden iadenin yapıldığı 12/07/2019 tarihine kadar işleyen 2.144.393,72-TL tutarındaki tecil faizinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/3.maddesinde temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2.maddesinde bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu, 3. maddesinde ise kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 3.694.943,74-TL'nin taksitler halinde davalı idareye ödendiği tarihlerden davacıya iade edildiği tarihe kadar hesaplanan 2.174.542,37-TL tecil faizinin davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalının dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2.174.542,37-TL tecil faizinin, dava tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik tarafların temyiz istemine gelince;
Bu durumda, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu zarar "faiz" adı altındaki ödemelerle karşılandığından ve olayda hüküm altına zararın hukuki niteliğinin temmerrüt faizi olduğu, yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden temerrüt faizine faiz yürütülmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, aksi değerlendirme yapılmak suretiyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının anılan tutara da tecil faizi uygulanması gerektiği yolundaki temyiz isteminin ise yukarıda yazılı gerekçeyle reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; yersiz tahsil edilen vergi için tecil faizi hesaplanması ve bu tutarın iadesine yönelik kısmının ONANMASINA; hesaplanacak tecil faizinin dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, yasal faizi aşan kısma ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan, …-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.