Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1955 E. , 2023/4673 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1955
Karar No : 2023/4673
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …'ya ait vergi borçları nedeniyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin sebep unsurunu oluşturan haciz bildirisinin davacıya tebliğ edildiği ve bildiriye itiraz edilmediği, bu sebeple, bu aşamada, itiraz süresini geçiren davacı tarafından yapılabilecek olanın haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak olduğu, davacı tarafından da menfi tespit davası açıldığı, menfi tespit davasının kural olarak haciz bildirisine konu alacağın takibine bir etkisinin bulunmadığı, takibinin durması için menfi tespit davasını gören mahkemeden takip işlemlerinin durdurulmasının talep edilmesi ve mahkemece de bu doğrultuda bir karar verilmiş olmasının gerektiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, menfi tespit davasında davacının böyle bir talepte bulunmadığı ve Mahkemece de takibin durdurulmasına ilişkin bir karar verilmediği, bu durumda, menfi tespit davasının görüldüğü Mahkemece takibin durdurulmasına ilişkin bir karar verilmemiş olması karşısında, davacı şirketin zimmetinde sayılan borcun takibine herhangi bir engel bulunmadığından, söz konusu borç için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Menfi tespit davasının tensip zaptında 1.771.661,79-TL'nin %10'u oranında teminatın yatırılması halinde ihtiyati tedbir yolu ile takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiği, ancak istenen teminatın güçlüğü dikkate alındığında işlemin usulsüzlüğü ve ödeme emrinin hukuka aykırılığının birlikte değerlendirilmesi gerektiği; bununla birlikte asıl borçlu ...'nun, 7326 sayılı Kanun kapsamında ödeme emrine konu borcu da içerir şekilde yapılandırmada bulunduğu, bu halde asıl borçluya yönelinmeksizin ve asıl borçlu hakkında ödeme emri düzenlenmeksizin üçüncü kişilere yönelinmesinin hukuka aykırı olduğu, kaldı ki ne dava dışı mükellefe ne de davalı idareye bir borcu bulunduğu, yapılandırma başvurusunda bulunulması ile de takip edilebilir bir borcun bulunmadığı; öte yandan menfi tespit davası açtığı ve bu davanın varlığının, ödeme emrini hukuka aykırı hale getirdiği; ayrıca ödeme emrinde yer alan tutarın denetiminin mümkün olmadığı, zira davalı idarenin haciz varakasında yer alan tutar ile ödeme emrinde yer alan tutarın aynı olduğunu iddia ettiği, haciz varakasındaki tutarın ise neye göre belirlendiğinin açıklanmadığı, bu kapsamda belirsiz ve açık olmayan bir hesaplamanın bulunduğu, davalı idarece haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle somut tespitte bulunulması koşuluna riayet edilmediği, BA/BS formunun haciz ihbarnamesinin somut bir tespite dayandığını ortaya koymadığı, haciz ihbarnamesinin, şekil unsurlarını taşımadığı dolayısıyla yok hükmünde olduğu, aynı borç için başka mükelleflere de haciz bildirisi gönderilip gönderilmediğinin, gönderildi ise akıbetinin ise araştırılmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ...'ya ait vergi borçları nedeniyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Haciz" başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı ifade edilmiş, aynı Kanun'un "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79. maddesinin 3. fıkrasında da; haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın, borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen madde hükümlerine göre amme borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için, amme borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş olması veya idarece borçlu şirketin bu şahıslardan alacağı olduğunun tespit edilmesi ve tespit edilen tutar için haciz konulması gerekmektedir.
Olayda, davacının emtia veya hizmet alımında bulunduğu ...'nun Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 1.771.661,79-TL tutarında muhtelif vergi borcu olduğundan bahisle 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen 10/01/2020 tarihli haciz bildiriminin 15/01/2020 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde haciz bildirimine itiraz edilmemesi üzerine borç davacının zimmetinde kabul edilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yukarıda açıklanan madde hükmü uyarınca davacı tarafından haciz bildiriminin tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanda bulunulmamış ise de; davacının borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespitte bulunulmaksızın, sadece Bs formunda davacının ismi yer aldığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinin uygulanması yoluna gidildiği, haciz bildirisine süresinde itiraz etmeyen davacı tarafından da …'ya borçlu olunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açıldığı ve derdest olan menfi tespit davasında halihazırda bir karar verilmediği için üçüncü şahıs olan davacı nezdindeki alacağın varlığının somut olarak ortaya konulamaması karşısında, davacının zimmetinde sayılarak takibe konu yapılabilecek borç miktarının davalı idarece tespit edilmeksizin ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!