Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1920 E. , 2023/3523 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1920
Karar No : 2023/3523
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, …'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, asıl mükellef …'ın ticari faaliyetiyle ilgili olarak düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler ve adına yapılan cezalı tarhiyatları içeren ihbarnamelerin tebliğ edilmesi üzerine dava açılmaması nedeniyle kesinleşdiği, davacının, faaliyeti süresince, 2017/Şubat döneminden 2017/Kasım dönemine kadar …'ın muhasebe iş ve işlemlerini yürüttüğü, mükellefin 2017 yılında mal veya hizmet alışının hiç olmadığı, buna rağmen 414 adet fatura karşılığı 8.900.796,00-TL tutarında mal veya hizmet satışının bulunduğu, bir işletmeyi yönetecek çalışanı, makine, teçhizat, demirbaş ve taşıt gibi ticari organizasyonu bulunmadığı, 2017 yılı gelir vergisi beyannamesinin verilmediği, beyanname verilmemesi sebebinin, davacı tarafından, mükellefin aralarındaki sözleşmeyi sonlandırması ve belgeleri kendisinden teslim alması şeklinde açıklandığı, mükellefin faaliyet süresi olan dokuz aylık süreçte hiç alımı olmamasına rağmen BS analizinde 8.900.796,00-TL tutarına ulaşmasının iş yeri kapasitesi, işçi sayısı ve elde ettiği hasılat arasındaki orantısızlık ve katma değer vergisi matrahı ile Bs tutarları arasındaki farkın sebebi sorulduğunda davacının mükellefe çok kısa süreli mali müşavirlik hizmeti verdiği için ve satışları ile ilgili yasal yetkisi bulunmadığından araştırma yapmadığı, ayrıntılı tanıma fırsatı olmadığı, iş yerini gidip görme şansının olmadığını beyan ettiği, dokuz aylık bir sürecin kısa sayılamayacağı, mükellefin faaliyeti ile ilgili olarak araştırma yapmak için yeterli bir süre olduğu, mükellefin 2017 yılında yüksek tutarlı satış yaptığını beyan etmiş olmasına rağmen banka üzerinden hiç tahsilatının bulunmaması, çek tahsilatlarının ise keşide/ciro eden mükellefler nezdinde yapılan araştırmalarda tahsilat varmış görünümü vermek amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması ve davacının tüm bu verilere harici bir araştırmaya girmeksizin kendisine ibraz edilen defter ve belgelerden ulaşabilir olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı tarafından verilen beyanname ve bildirimlerin, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen, miktar veya tutar itibarıyla işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan, ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgelere dayandığının açık olduğu, davacının mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sebebiyet verilen vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan amme alacağından müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Meslek mensupların sorumluluğunun kapsamının beyanname ve tasdik raporlarında yer alan bilgilerin, defter ve dayanak belgeye uygunluğuyla sınırlı olduğu, görüş ve öneri raporunda bu yönde yapılmış bir tespite yer verilmediği, sorumluluğu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, …'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ila …sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2'nci maddesinde serbest muhasebeci mali müşavirlerin çalışma konularının; gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kar zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak, bu konularda belgelerine dayanılarak inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak olduğu ifade edilmiş, Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17'nci maddesinde de serbest muhasebecilerin çalışma konularının, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin; genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak olduğu belirtilmiş, bu yetkilerin kullanılmasından doğan mali sorumluluklar ise 4008 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununa eklenen mükerrer 227'nci madde ile düzenlenerek, beyannameyi imzalayan meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizinden mükelleflerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemelerin değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin sadece imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmaktadır.
Yine, yukarıda anılan hükümler uyarınca, serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Dava konusu ödeme emirlerinin dayanağını oluşturan … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen … tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu(SMMM Sorumluluk Raporu)'nda davacının bu sorumluğunu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kayıtlarına aykırı biçimde kayıt yaptığına veya kayıtları mali tablolara yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verilmediği görüldüğünden, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerekirken, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!