WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/1484 E.  ,  2023/3846 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1484
Karar No : 2023/3846

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Belediyesi Personel Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ara karar ile davalı idareden, asıl borçlu … Belediyesi Personel Ltd. Şti'ne yapılan elektronik tebligatın usulüne uygun bir biçimde yapıldığını gösterir bilgi ve belgelerin istenildiği, ibraz edilen belgelere göre asıl borçlunun 02/04/2018 tarihinde elektronik tebligat talep bildirim formunu doldurduğu, söz konusu elektronik tebligat talep bildirim formunda e-posta adresinin … olarak belirtilmesine karşın aktivasyon belgesinde e-posta adresinin bulunmadığı, iki adet cep telefonu numarasının aktivasyonunun sağlandığı, elektronik tebligat talep bildirim formu eki Bilgilendirme Tercihleri Formunda da kısa mesaj servisi ve e-posta kutucuğunun işaretlendiği, şirket tarafından e-tebliğin her iki şekilde eş zamanlı yapılmasının istendiği anlaşılmakla birlikte, davalı idarece asıl borçlu şirkete kısa mesaj ile bilgilendirme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge ibraz edilemediği, bu durumda, asıl borçlu şirketin bildirim formundaki talebine uygun olarak bilgilendirme yapıldığı idarece kanıtlanamadığından asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilemeyen amme alacağının davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde ve bu yolda davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 2019/Haziran, Temmuz ve 2019/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için beyan üzerine tahakkuk eden 2019/Temmuz, Ağustos, Kasım vadeli vergi borçlarına ilişkin kısmı açısından, taraflar arasında ihtilafsız olduğu üzere davacının 29/03/2018-10/07/2019 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, şirketin belirtilen vergi borçlarının vadesi geçtiği halde ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde asıl borçlu şirkete e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete bilgi maili ve/veya mesajı gönderilmemesinin tebliği usulsüz kılmayacağı, ödeme emirleri dava konusu edilmediği gibi ödeme yapılmaması sonucu davacı adına dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmekte ise de, beyan üzerine tahakkuk eden vergi alacaklarının vade tarihleri itibariyle şirket kanuni temsilciliği görevinden ayrılmış olan davacının, beyan üzerine tahakkuk eden ve temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan tarihlerde vadesi gelen borçları ödeme görevi bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ödeme emrinin bu kısmının hukuka aykırı olduğu; dava konusu ödeme emrinin 2018/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık, 2018/Ocak-Aralık, 2018/Aralık ve 2019/Ocak ilâ Mayıs dönemleri için beyan üzerine tahakkuk eden 2019/Ocak ilâ Nisan ve 2019/Şubat ilâ Haziran vadeli vergi borçları ve ferilerine ilişkin kısmı açısından, taraflar arasında ihtilafsız olduğu üzere davacının 29/03/2018-10/07/2019 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, şirketin belirtilen vergi borçları ve ferilerinin, vadesi geçtiği halde ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde asıl borçlu şirkete e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete bilgi maili ve/veya mesajı gönderilmemesinin tebliği usulsüz kılmayacağı, ödeme emirleri dava konusu edilmediği gibi ödeme yapılmaması sonucu hem verginin dönemi ve beyanı hem de vade tarihi itibariyle şirket kanuni temsilcisi olan ve verginin ödenmemesinde sorumluluğu bulunan davacı adına dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği, Dairelerince verilen ara karara cevaben davalı idarece sunulan cevap dilekçesiyle, asıl borçlu şirketin 12.594.680,32-TL'lik kesinleşmiş borcu için 10/02/2020 tarihinde …Belediye Başkanlığı adına alacak haczi düzenlendiği, …. Belediye Başkanlığı'nın 25/02/2020 tarihli yazılarıyla belediyenin asıl borçlu şirkete 45.706.991,31-TL borcu olduğunun, 12.594.680,32TL tutarlı kısmı üzerine haciz şerhi işlendiğinin, ancak haciz kesintilerinin işçi ücretleri hariç tutularak uygulanması gerektiğinin bildirilmesi üzerine, işçi alacakları ve uygulanan haciz tutarının sorulduğu, ilgili belediyece, hacze konu 12.594.680,32-TL'nin tamamının personele ait maaş bedeli olduğunun, maaş alacağı dışında şirketin herhangi bir alacağının olmadığının bildirildiği, varlığı iddia edilen 48.330.126,77-TL şirket alacağı için ilgili işlemlerin tesis edildiğinin belirtildiği, olayda, davacı adına ödeme emri tanzim edilmeden önce, asıl borçlu şirketin malvarlığının araştırılması ve araştırmanın sonuçlandırılması, kayden bir mal varlığına rastlanmasa da istihkak, hak ve alacakları araştırmasının bankalar nezdinde yapıldığı gibi sürekli iş yaptığı diğer 3. şahıslar nezdinde de yapılması gerektiği, kaldı ki şirketin tek iş yaptığı kurumun anılan belediye olduğu, şirketin halen faaliyetine devam ettiği de göz önünde bulundurulduğunda amme alacağının asıl amme borçlusundan tahsil edilebildiği kadarıyla tahsili cihetine gidilmesi gerekirken, 48.330.126,77-TL'lik şirket alacağının tamamının maaş ödemesi olup olmadığı araştırılmaksızın ve asıl amme borçlusu şirketin malvarlığı hakkındaki araştırma henüz sonuçlandırılmadan 24/01/2020 tarihinde davacı adına ödeme emri düzenlenerek 30/06/2020 tarihinde tebliğ edilmesinin hukuka uygun olmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ödeme emrine konu vergi borçlarının şirketten tahsil imkanının kalmadığından söz edilemeyeceği, şirket kanuni temsilcisinin takibini gerektiren hukuki koşullar oluşmadan ilgili dönemde kanuni temsilci olduğundan bahisle amme alacağının ödenmemesinden sorumlu tutularak davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı, istinafa konu mahkeme kararının sonucu itibariyle hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince işlemler yapıldığı, ayrıca ödeme emrinde yer alan geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden terkin edildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.