WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3232 E.  ,  2023/4117 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3232
Karar No : 2023/4117

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Temizlik İlaçlama İşgücü Hizmetleri İnşaat Taahhüt Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU:… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Belediyesi Başkanlığı tarafından ihale edilen … ihale kayıt numaralı ''Katı Atığın (Çöp) Transfer İstasyonlarından Mekanik Ayırma Tesisine, Mekanik Ayırma Tesisinden Atık Depolama Sahasına Nakli İçin Çekici, Semitrey, Üst Yapılı Kamyon ve Kırıkayak Kamyon Kiralanması Hizmet Alım İşi" uhdesinde kalan iş ortaklığı kapsamında yer alan davacı şirket tarafından, anılan ihalenin birinci ve ikinci kısımlarının, Kamu İhale Kurumu'nun düzeltici işlem kararı sonrasında, ihale makamınca iptal edilmesi nedeniyle, ödenen ihale kararı ve sözleşme damga vergisinin iadesi talebiyle … Belediyesi Başkanlığı'na yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket ile davalı … Belediyesi arasında … tarihli hizmet alım işine ilişkin sözleşmesinin imzalandığı, 195.372,05-TL ihale kararı ve sözleşme damga vergisinin davalı idareye ödendiği, Kamu İhale Kurumu'nun düzeltici ihale komisyon kararına dayanılarak ihalenin iptaline karar verilmesi üzerine davacı şirket tarafından yatırmış olduğu damga vergilerinin iadesi istemiyle vergi dairesine başvurulduğu, vergi dairesince damga vergilerinin davalı idarece ödenmediğinden iade edilemeyeceğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafından belediyeye yapılan başvurunun zımnen reddedildiği, damga vergilerinin mükellefi bulunan davacının iade için vergileri tarh ve tahakkuk ettirecek olan vergi dairesinden (vergilerin sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan sorumlu konumundaki davalı idarece beyan edilip ödenmemesi nedeniyle) iade alamaması üzerine davalı idareye iade başvurusunda bulunduğu, iade başvurusunun bu haliyle mükellef ve sorumlu arasında cereyan ettiği,bu aşamada tarh edilmiş vergi bulunmadığı, dolayısıyla davalı idarenin söz konusu vergileri iade etmemekle karşı tarafın hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan kamusal yetkiler kullanmadığı görülmekte olup, bu kapsamda davacı şirketin hizmet alım işi sözleşmesi nedeniyle ödemiş olduğu damga vergilerinin iadesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddedilmesini konu alan işlemde, vergi davasına konu olabilecek bir nitelik bulunmadığı sonucuna varıldığından, işbu dava esasının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmaması nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu idari işlemin kamu borçlusunun hukuksal durumunu etkileyen kesin ve icrai nitelikte olduğu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, ihale Kamu İhale Kurumu kararına dayanılarak iptal edildiğinden taraflarınca ödenen damga vergisi ve karar pulu bedellerinin iade edilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Belediye tarafından yapılan ihalelere ilişkin kararların ve imzalanan sözleşmelerin damga vergisine tabi olduğu, verginin mükellefinin kişiler olduğu, belediyece tahsil edilen vergilerin sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilip ödeneceği, uyuşmazlıkta sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan sorumlu konumundaki davalı belediyenin kendisine ödenen damga vergilerini beyan edip ödemediği anlaşılmakta olup, belediye tarafından tahsil edilen verginin vergi dairesine beyan edilip ödenmemesi nedeniyle davacının zarara uğramasının düşünülemeyeceği, davalı idarenin söz konusu vergileri iade etmemekle karşı tarafın hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan kamusal yetkiler kullanmadığı gerekçesiyle verilen incelenmeksizin ret kararında ve bu karara karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk bulunmadığından davanın esası hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelemeksizin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesinde damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisinin kişilerce ödeneceği, 8. maddesinde resmi daireden maksatın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir. 488 sayılı Kanun'un 22. maddesinin (a) bendinde de; makbuz karşılığı ödemelerde Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisinin, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirileceği ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeneceği, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, 24. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; 22. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunanların, taraf oldukları işlemlere ilişkin kağıtlara ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumlu oldukları, verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer'ilerinin, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bu fıkrada belirtilen kişilerden alınacağı belirtilmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından Damga Vergisi Kanununun 22.maddesinde belirtilen yetkiye istinaden çıkarılan 16 seri no.lu Damga Vergisi Genel Tebliğinde hangi kurum ve kuruluşların sürekli damga vergisi mükellefi tesis ettireceğini belirlemiştir. Bu kurum ve kuruluşların sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeleri zorunlu olup, mükellefiyet tesis ettirmeme gibi bir ihtiyariliğe sahip değillerdir. Bu kurum ve kuruluşlar katma bütçeli idareler, il özel idareleri-belediyeler, döner sermayeli kuruluşlar, bankalar, kamu iktisadi teşebbüsleri, devlet ve kamu iktisadi teşebbüsleri iştirakleri, özerk kuruluşlar, diğer kamu kurumları ve anonim şirketlerdir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19. maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı; 8. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefin, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek ve tüzel kişi; ikinci fıkrasında ise, vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Yerinden yönetim kuruluşu olan Belediyeler, mal ve hizmet alımları, yapım işleri, kiralama gibi ihtiyaçlarını karşılamak için ihaleler yapmakta ve bu ihaleler sonucunda çeşitli damga vergisi yükümlülükleri doğmaktadır. Belediyelerin resmi daire tanımına giren kurumlardan olması nedeniyle belediyelerin taraf olduğu ihalelere ilişkin damga vergisinin tamamı yüklenici durumunda olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından ödenecektir. Zorunlu olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi gereken belediyeler ile sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayan diğer kişi veya kurumlar arasında düzenlenen sözleşmelere ait sözleşme damga vergisinin tamamı yüklenici kişi veya kurumlardan tahsil ederek belediyeler tarafından sözleşmenin düzenlendiği ayı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine bir beyanname ile bildirilip, yirmi altıncı günü akşamına kadar ödenecektir. Her ne kadar belediyeler tarafından açılan ihaleler dolayısıyla düzenlenen kağıtlara ait damga vergisinin mükellefi yüklenici konumundaki gerçek veya tüzel kişiler olsa da, Belediyeler Damga Vergisi Kanununun 24'üncü maddesi gereği damga vergisinin eksiksiz ödenmesinden sorumlu olup, verginin eksik ödendiği veya hiç ödenmediğinin tespiti halinde vergi ve cezaların tamamı belediyelerden tahsil edilecektir.
Sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan sorumlu konumundaki davalı belediyenin kendisine ödenen damga vergilerini beyan edip ödemediği, davacı şirket tarafından damga vergilerinin iadesi istemiyle vergi dairesine yapılan başvuru sonucu, tahakkuk eden damga vergilerinin davalı idarece kendilerine ödenmediği tespit edildiğinden taleplerinin yerine getirilemediğinin, … Belediyesi Başkanlığı tarafından tahakkuk eden verginin ödenmesi durumunda talebin tekrar değerlendirilebileceğinin bildirilmesi üzerine davacının, davalı belediyeye başvuru yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesine göre resmi daire olan ve sözleşmenin imzalandığı 18/03/2020 tarihinde banka kanalıyla hesabına gönderilen damga vergilerini beyan edip ödemeyen, sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan sorumlu konumundaki belediyeye karşı dava açılmıştır.
Belediye tarafından yapılan ihalelere ilişkin kararların ve imzalanan sözleşmelerin damga vergisine tabi olduğu, verginin mükellefinin kişiler olduğu, belediyece tahsil edilen vergilerin sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilip ödeneceği anlaşılmakta olup, belediye tarafından tahsil edilen verginin vergi dairesine beyan edilip ödenmemesinden ise kişilerin sorumlu tutulması mümkün değildir. Anayasaya göre de, idare kuruluş ve görevleriyle bir bütün olup sorumlu sıfatı bulunan belediye ve tahsil yetkisi bulunan vergi dairesi arasındaki ihtilafın davacının mağduriyetine yol açması düşünülemeyeceğinden, bu aşamada tarh edilmiş vergi bulunmadığı, dolayısıyla davalı idarenin söz konusu vergileri iade etmemekle karşı tarafın hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan kamusal yetkiler kullanmadığı gerekçesiyle verilen incelenmeksizin ret kararında ve bu karara karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk bulunmadığından davanın esası hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.