Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3116 E. , 2023/4124 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3116
Karar No : 2023/4124
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ: Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Petrol Ürünleri Yağ Petrokimya Nakliye Ambalaj Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi, 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sahte fatura düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon geliri bakımından; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve …, … sayılı vergi inceleme raporları ile … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; davacı şirketin 2016 yılındaki toplam alışlarının %98,54'ünü … Kimyevi Maddeler Petrol Ür. İml. Ltd. Şti'nden yaptığının görüldüğü, davacı adına 2017 yılına ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelenerek şirketin gerçek bir mal hareketine dayanmayan komisyon karşılığı sahte faturalar düzenlediği sonucuna ulaşıldığı, davacının muhtasar beyannamelerinde, çalışan işçi beyan etmesine rağmen SGK'ya 2016 ve 2017 yıllarında herhangi bir bildirimde bulunmadığı da dikkate alındığında davacı şirketin 2016 yılında gerçek bir mal alışının olmadığı sonucuna varıldığı, gerçek bir alışı olmayan davacının gerçek satışının olmasının da ticari icaplara aykırı olduğu, yine, davacı şirketin 2016 yılındaki satışların tamamının şirketin 2016 yılındaki yetkilisi …'ın babası …'a yapıldığı ve …'ın davacıdan 2017/Ocak döneminde yüklü miktarda alım yapmasından çok kısa bir süre sonra mükellefiyetini sonlandırdığı, bu durumun ticari icaplara uygun olmadığı, ayrıca … tarafından davacının hesabına yatırılan paraların aynı tarihte ve az bir zaman farkla ... Kim. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hesaplarına aktarıldığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin 28/01/2016 -31/12/2016 tarihleri arasında gerçek anlamda ticari faaliyetinin olmadığı, bu tarihler arasında düzenlediği tüm faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından dava konusu kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; geçici vergi asıllarına ilişkin olarak, geçici verginin, vergi aslına mahsup edilmek üzere peşin alınan bir vergi türü olduğu ve uyuşmazlıkta mahsup döneminin geçtiği, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi asıllarının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmekle birlikte, tarh edilecek vergi sütunlarına vergi aslı tutarlarının da yazıldığı, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinde, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği hükmüne yer verilmekle birlikte, olayda davalı idarece yapılmış terkin işlemi bulunmadığı gibi, ihbarnamelere geçici verginin tahakkuk ettirilmeyeceğinin yazılmasının tarhiyatların terkini anlamına gelmeyeceğinden, dava konusu geçici vergi asıllarında hukuka uygunluk bulunmadığı; vergi ziyaı cezaları bakımından ise, olayda, davacı şirket tarafından sahte belge düzenlenmek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiği anlaşıldığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca, kurumlar vergisi üzerinden kesilen üç kat, geçici vergi üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı adına, geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesi uygun ise de yerleşik Danıştay içtihatları da dikkate alınarak, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı vergi ziyaı cezalarının bir kat uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesine göre kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak da, davalı idarece komisyon karşılığı yapılan satışların hangi tarihte, hangi miktarda ve kimlere yapıldığı, verilmesi gereken faturaların hangi tutar ve tarihlerde kimlere verilmediği yönünde yapılmış her hangi bir somut tespit bulunmadığından, cezai yaptırıma bağlanan söz konusu fiilin bütün unsurları ortaya konulmadan kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, geçici vergi ve bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısımları ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2016 yılındaki ortak ve kanuni temsilcileri nezdinde araştırma yapılarak 2016 yılında sahte fatura komisyon kazancı elde edildiğinin somut verilerle ortaya konulmadığı, şirketin 2016 yılındaki makine, ekipman, teneke vb. bir kısım alışları gerçek kabul edilerek bu alışlara isabet eden katma değer vergisi indirimi kabul edildiği gibi davacı şirketin … ile …'ten aldığı emtialar için herhangi bir eleştiri getirilmediği halde bu alışlara ilişkin satışlardan da sahte fatura komisyon kazancı elde edildiğinin kabul edildiği, öte yandan, davacı şirketin 2016 yılında satışlarının tamamını yaptığı …'ın ticari faaliyetinin mahiyeti hakkında ayrıntılı araştırma ve inceleme yapılmadan 2016 yılında ticari faaliyeti olduğunu ortaya koyan yoklama fişlerine rağmen söz konusu mükellefin davacı şirketten yaptığı tüm alışların gerçeği yansıtmadığının kabul edildiği dikkate alındığında, eksik inceleme ve araştırma ile davacının 2016 yılındaki satışlarının tamamının komisyon kazancı elde edilmek amacıyla yapıldığının kabulüyle tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçici vergi asıllarına ilişkin hüküm fıkrasına gelince, vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatına ilişkin ihbarnamelerde mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi asıllarının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi asıllarının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, davanın geçici vergi asıllarına ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kurumlar vergisi ile bu vergi üzerinden 3 kat, geçici vergi üzerinden 1 kat kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısım yönünden kabulüne, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne, Vergi mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporları kapsamında dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!