Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2749 E. , 2023/5274 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2749
Karar No : 2023/5274
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ...Vergi Dairesi Başkanlığı-...
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ...Otomotiv Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2004-2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davaların reddi üzerine 11/04/2014 tarihinde ödenip, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada verilen kabul kararı sonucu 10/05/2019 tarihinde ödenmesi gereken 137.040.283,42TL ve bu tutara ilaveten 11/04/2014-10/05/2019 tarihleri arasındaki dönem için işletilmesi gereken gecikme zammı oranında gecikme faizi toplamı tutarından, iade edilen 136.990.283,42TL düşüldükten sonra kalan tutarı ve bu tutara ilaveten 10/05/2019 tarihinden itibaren başlamak üzere işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizinin ödenmesi; 28/08/2007 tarihinde idareye teslim edilen ve 14/04/2014 tarihinde geri alınan teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen tutarları ve bu tutarlara ilaveten bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi; davacının 2004 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde dönem zararı ve gelecek yıla devreden cari yıl zararı beyan edildiği için yıl içinde ödenen 28.524.769,75TL geçici verginin nakden iadesi ve 692.326,50TL kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsuben iadesinin 19/12/2005 tarihinde istenmesine rağmen iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle, toplam 29.217.096,25TL'nin istem tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi; davacının 2006 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunduğu kurumlar vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararlarını da aynen dikkate aldığı ve 1.416.684,72TL davacı şirkete iadesi gereken kurumlar vergisi ve geçici vergi olarak beyan edildiği, ancak inceleme nedeniyle 2004 yılından devreden mali zarar dikkate alınmadığı için 449.714,55TL iadenin gerçekleştirilmesi nedeniyle, iade edilmeyen 966.970,17TL'nin idarenin işlem tarihi olan 08/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi; davacının 2007 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunulan kurumlar vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararlarını da aynen dikkate aldığı ve 578.244,27TL davacı şirkete iadesi gereken kurumlar vergisi ve geçici vergi olarak beyan edildiği, ancak devreden mali zarar dikkate alınmadığı için iade edilmeyen 578.244,27TL'nin idarenin işlem tarihi olan 25/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı şirket adına 2004-2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davaların reddedilmesi üzerine 11/04/2014 tarihinde davacı şirket tarafından davalı idareye ödenen 137.040.284,00 TL'nin temyiz yargılamasında verilen bozma kararlarına uyma kararı verilmesi üzerine ödenen tutarın 136.990.283,42TL'sinin davacı şirkete faizsiz olarak iade edildiği, kalan 50.000,00TL'nin doğmuş ve doğacak borçlara mahsup edilmek üzere emanet hesaplarında bekletildiği, 27.416,19TL'nin mükellefin borçlarına mahsup edildiği, 22.583,81TL'nin emanet hesabında bulunduğu, buna göre davacı şirket tarafından ödenen 137.040.283,42TL üzerinden 11/04/2014 tarihinden 10/05/2019 tarihine kadar hesaplanacak yasal faize; bu tarihten itibaren 136.990.283,42TL'nin faizsiz ödenmiş olduğu ve 27.416,19TL'nin davacının borçlarına mahsup edildiği dikkate alınarak, 22.583,81TL tutarındaki kalan miktar da hesaba katılarak ödenecek tarihe kadar yasal faiz ödenmesi gerektiği, bu durumda davacının faiz isteminin 3095 sayılı yasada yer verilen faiz oranına kadar olan kısmının yani yasal faiz isteminin kabulü, anılan yasada yer alan oranı aşan kısmının ise reddi gerektiği, yine iade edilmediği iddia edilen 50.000TL'ye ilişkin istemin, davalı idare tarafından dayanıksız bir biçimde şifahi görüşmeye dayanılarak emanet hesabında bekletildiği savunmasında bulunulduğundan 22.583,81TL'ye ilişkin kısmının kabulü gerektiği, ancak 27.416,19TL'nin davalı idarenin 31/01/2020 tarihli ara karar cevabı ekindeki yazıdan davacının borçlarına mahsup edildiğinin anlaşılması ve davacı tarafından savunmaya verilen cevapta bu hususa bir itirazın bulunmadığının görülmesi nedeniyle bu kısım açısından istemin reddi gerektiği, davalı idarenin amme alacağı için teminat göstermesini istemesi üzerine 28/08/2007 tarihinde idareye teslim edilen ve 14/04/2014 tarihinde geri alınan teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen masrafa ilişkin ödeme tutarları ve bu tutarlara ilaveten bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi istemine yönelik; Mahkeme kararları ile kaldırılan cezalı tarhiyatlar ile anılan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, olay tarihi itibariyle davacı şirketten teminat istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla hukuka aykırı olmayan bir işlemden dolayı uğranıldığı iddia edilen zararların idarece tazmini mümkün olmadığından, idareden geri alınan teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen masraflar ve bu tutarlara ilaveten bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi isteminin reddi gerektiği, davacının 2004 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde dönem zararı ve gelecek yıla devreden cari yıl zararı beyan edildiği için yıl içinde ödenen 28.524.769,75TL geçici verginin nakden iadesi ve 692.326,50TL kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsuben iadesinin 19/12/2005 tarihinde istenmesine rağmen iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle, toplam 29.217.096,25TL'nin ve bu tutara ilaveten istem tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi istemine yönelik kısmı açısından; davalı idarenin ara karar cevabı ekindeki yazıdan 28.524.769,75TL kurum geçici vergi ile 692.326,50TL kesinti yoluyla ödenen verginin vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen tarhiyatta 29.217.096,25TL olarak mahsup edildiğinin belirtildiği, Mahkeme kararları ile cezalı tarhiyatların kaldırılması nedeniyle; davacının 2004 yılında beyan ettiği kurumlar vergisi dönem zararının ve gelecek yıla devreden cari yıl zararının dikkate alınması gerekmekte olduğu, bu durumda mahsup edildiği belirtilen toplamda 29.217.096,25TL'nin davacı şirkete iadesinin gerektiği, faiz istemine ilişkin olarak ise, davacının davalı idareye başvurduğu 19/12/2005 tarihinden itibaren gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte iadesine yönelik isteminin 3095 sayılı Yasa'da yer verilen yasal faiz oranına kadar olan kısmının kabulü, anılan Yasa'da yer alan oranı aşan kısmının ise reddi gerektiği, davacının 2006 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunduğu kurumlar vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararlarını da aynen dikkate aldığı ve 1.416.684,72TL davacı şirkete iadesi gereken kurumlar vergisi ve geçici vergi olarak beyan edildiği, ancak inceleme nedeniyle 2004 yılından devreden mali zarar dikkate alınmadığı için 449.714,55TL iadenin gerçekleştirilmesi nedeniyle, iade edilmeyen 966.970,17TL'nin ve bu tutara ilaveten idarenin işlem tarihi olan 08/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi istemine yönelik kısmı açısından; davalı idarenin ara karar cevabı ekindeki yazıdan vergi inceleme raporuna istinaden 2004 yılı için beyan edilen 9.737.978,32TL zararın kabul edilmemesi nedeniyle 2005 ve 2006 yılları kurumlar vergisi ve kurum geçici vergisinin revizyona tabi tutularak 2006 yılı için 449.714,55TL kurumlar vergisi iadesi, 2007 yılı için cezalı tarhiyat yapıldığı, 2004, 2006 ve 2007 yıllarına ait iadesi talep edilen vergilerin iade edilmediğinin belirtildiği, Mahkeme kararları ile cezalı tarhiyatların kaldırılması nedeniyle; davacının 2004 yılında beyan ettiği kurumlar vergisi dönem zararının ve gelecek yıla devreden cari yıl zararının dikkate alınması gerektiği, davacının 2006 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunduğu kurumlar vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararlarını da aynen dikkate aldığı 4.903.127,44TL gelecek yıla devreden zarar ve 1.416.684,72TL davacı şirkete iadesi gereken kurumlar vergisi ve geçici vergi olarak beyan edildiği, ancak inceleme nedeniyle 2004 yılından devreden mali zarar dikkate alınmadığı için 2006 yılı kurumlar vergisi matrahının 4.834.850,88TL ve hesaplanan kurumlar vergisinin 966.970,14TL olarak belirlendiği, ancak bu tutar yıl içinde ödenen 1.416.684,72TL'den mahsup edilerek vergi dairesince 449.714,55TL iadenin gerçekleştirilmesi nedeniyle, iade edilmeyen 966.970,17TL'nin iadesi isteminde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bu tutara ilaveten idarenin işlem tarihi (düzeltme fişi) olan 08/08/2007 tarihinden itibaren gecikme zammı oranından gecikme faizi istemine ilişkin olarak ise, davacının iade edilmeyen 966.970,17TL'nin davalı idareye başvurulan 08/08/2007 tarihinden itibaren gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte iadesine yönelik isteminin 3095 sayılı Yasa'da yer verilen yasal faiz oranına kadar olan kısmının kabulü, anılan Yasa'da yer alan oranı aşan kısmının ise reddi gerektiği, davacının 2007 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunulan kurumlar vergisi beyannamesinde geçmiş yıl zararlarını da aynen dikkate aldığı ve 578.244,27TL davacı şirkete iadesi gereken kurumlar vergisi ve geçici vergi olarak beyan edildiği, ancak devreden mali zarar dikkate alınmadığı için iade edilmeyen 578.244,27TL'nin ve bu tutara ilaveten idarenin işlem tarihi olan 25/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte ödenmesi istemine yönelik kısmı açısından; davalı idarenin ara karar cevabı ekindeki sayılı yazıdan vergi inceleme raporuna istinaden 2004 yılı için beyan edilen 9.737.978,32 TL zararın kabul edilmemesi nedeniyle 2005 ve 2006 yılları kurumlar vergisi ve kurum geçici vergisinin revizyona tabi tutularak 2006 yılı için 449.714,55 TL kurumlar vergisi iadesi, 2007 yılı için cezalı tarhiyat yapıldığı, 2004, 2006 ve 2007 yıllarına ait iadesi talep edilen vergilerin iade edilmediğinin belirtildiği, Mahkeme kararları ile cezalı tarhiyatların kaldırılması nedeniyle; davacının 2004 yılında beyan ettiği kurumlar vergisi dönem zararının ve gelecek yıla devreden cari yıl zararının dikkate alınması gerektiği, davacının iddiası dikkate alındığında, 2007 yılına ilişkin olarak davalı idareye sunulan kurumlar vergisi beyannamesinde 12.660.791,92TL matrah, 2.532.158,36TL vergi, 3.110.402,63TL mahsup edilecek vergiler toplamının beyan edildiği, davalı idarenin mahsup tutarı olan 3.110.402,63 TL'den 2.532.158,36TL vergi tutarını mahsup edip kalan 578.244,27TL'yi şirkete iade etmesi gerekirken davalı idarenin geçmiş yıl devreden mali zararını dikkate almadığından davalı idarece 2007 yılı kurumlar vergisi matrahının 17.563.919,26TL ve hesaplanan kurumlar vergisinin 3.512.783,85 TL olarak belirlendiği ancak bu tutardan yıl içinde ödenen 3.110.402,63TL mahsup edildiği için şirketten 402.381,22TL, 25.07.2008 tarihli düzeltme fişi ile istenildiği, böylelikle şirkete 578.244,27TL'nin iadesi yapılmadığı, 402.381,22TL cezalı tarhiyat yapıldığı, davacı şirket tarafından 11/04/2014 tarihinde 402.381,22 TL'nin ödendiği, Vergi Mahkemesi'nce bozmaya uyma kararı verilmesi üzerine davalı idare tarafından 402.381,22TL'nin iade edilmesine rağmen davacının ilk başta verdiği 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesine göre 578.244,27TL iade alacağının iade edilmediği anlaşıldığından, iade edilmeyen 578.244,27TL'nin iadesi isteminde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bu tutara ilaveten idarenin işlem tarihi olan 25/07/2008 tarihinden itibaren gecikme zammı oranından gecikme faizi istemine ilişkin olarak ise, davacının iade edilmeyen 578.244,27TL'nin düzeltme fişi tarihi olan 25/07/2008 tarihinden itibaren gecikme zammı oranında gecikme faizi ile birlikte iadesine yönelik isteminin 3095 sayılı Yasa'da yer verilen yasal faiz oranına kadar olan kısmının kabulü, anılan Yasa'da yer alan oranı aşan kısmının ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 137.040.283,42 TL'nin 11/04/2014-10/05/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yasal faiz ile birlikte ana paranın 136.990.283,42 TL'sinin ödenmesi nedeniyle bu tarihten sonra emanet hesabında kalan 22.583,81 TL'nin hesaba katılarak 10/05/2019 tarihinden itibaren başlamak üzere işleyecek yasal faizin ödenmesi isteminin kabulüne, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmı ile davacının borçlarına mahsup edildiği belirtilen 27.416,19 TL'nin faiz ile birlikte iadesine ilişkin istemin reddine, teminat mektubu nedeniyle uğranılan zararların tazminine ilişkin istemin reddine, iadesi gereken 29.217.096,25 TL'nin 19/12/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi isteminin kabulüne, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmının ise reddine, iadesi gereken 966.970,17 TL'nin 08/08/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmının ise reddine, iadesi gereken 578.244,27 TL'nin 25/08/2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının 137.040.283,42 TL'nin 11/04/2014-10/05/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faiz ile birlikte ana paranın 136.990.283,42 TL'sinin ödenmesi nedeniyle bu tarihten sonra emanet hesabında kalan 22.583,81TL'nin hesaba katılarak 10/05/2019 tarihinden itibaren başlamak üzere işleyecek faizin ödenmesi isteminin kabulüne, davacının borçlarına mahsup edildiği belirtilen 27.416,19TL'nin faiziyle birlikte iadesine ilişkin istemin reddine, teminat mektubu nedeniyle uğranılan zararların tazminine ilişkin istemin reddine, iadesi gereken 29.217.096,25TL'nin 19.12.2005 tarihinden itibaren; 966.970,17TL'nin 08/08/2007 tarihinden itibaren; 578.244,27TL'nin 25/07/2008 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya iadesi isteminin kabulüne ilişkin kısımlarının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından davalı idarenin istinaf başvurusu ile davacının kararın bu kısımlarına yönelik olarak yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği, yasal faize ilişkin kısmı yönünden ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 112/4. maddesinde "Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120'nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir." hükmünün yer aldığı, anılan yasa hükmünce davacıdan yersiz alındığı anlaşılan vergilerin uygulanacak tecil faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, davacıya iade edilmesi gereken tutarların işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine, davacının tecil faizini aşan faiz istemi açısından davanın reddine, davacının bu kısım dışında kalan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarenin işlemlerini kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edildiği, gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanması gerektiği, tecil faizi ile ulaşılan tutarın enflasyon karşısında geride kaldığı, davalı idarenin işlemleri nedeniyle teminat mektubu masrafına katlanıldığı, bu zararının tazmin edilmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: İşlemlerin günün koşulları uyarınca tesis edildiği, 213 sayılı Kanunun 126. maddesi gereği iade yapılamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/3.maddesinde temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2.maddesinde bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu, 3. maddesinde ise kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası ile, davalı idarece 10/05/2019 tarihinde ödenen tutara yönelik olarak, bu tarihten sonra işleyecek faizin de ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının dışında kalan kısımları hukuka uygun olup taraflarca ileri sürülen iddialar temyize konu kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin; Bölge İdare Mahkemesi kararının, 10/05/2019 tarihinde davacıya iade edilen tutara, bu tarihten sonra da işleyecek faizin de ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince
Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden temerrüt faizine faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu zarar "faiz" adı altındaki ödemelerle karşılandığından ve olayda hüküm altına alınan zararın hukuki niteliğinin temmerrüt faizi olduğu anlaşıldığından, 10/05/2019 tarihinde davacıya iade edilen tutara, bu tarihten sonra da işleyecek faizin de ödenmesine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 10/05/2019 tarihinde davacıya iade edilen tutara, bu tarihten sonra da işleyecek faizin de ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kalan kısımların ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!