Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2068 E. , 2023/3581 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2068
Karar No : 2023/3581
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Madencilik Tekstil San. ve Tic. A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; tüzel kişilere yapılacak tebligatın öncelikle şirket iş yeri adresinde temsile yetkili kişilere, bunların bulunmaması durumunda ise kanuni temsilcilerin ikametgah adresinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 26/12/2017 tarih ve 9481 sayılı ilanında, davacı şirketin iş yeri adresinin "… Mahallesi … sokak no:… Karşıyaka/İZMİR" olduğu ve 15/12/2017 tarihinde tasfiye sürecine girdiği görülmekle birlikte tüzel kişiliğinin sicilden terkin edildiği yönünden herhangi bir ilanın bulunmadığının anlaşıldığı, her ne kadar, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile davacı şirketin ticari faaliyetinin re'sen terkin ettirilmesi nedeniyle şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirket müdürünün Mernis adresine tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, davacı şirketin sicil kaydının terkin edilmediği ve bu haliyle ayrı bir tüzel kişiliği bulunan davacı şirket adına düzenlenen belgelerin öncelikle şirketin bilinen iş yeri adresinde tebliği yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise kanuni temsilcilerinin ikametgah adresinde tebliğe çalışılması gerektiği, bu durumda, bu usule riayet edilmeksizin doğrudan şirketin kanuni temsilcisinin Mernis adresinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve borcun davacı şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleşmediği sonucuna varıldığından bu borcun tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emri içeriği borçların usulüne uygun tebliğ edildiği, hakkında hazırlanan vergi tekniği raporu ile düzenlediği faturaların sahte olduğu ortaya konulan davacı şirket adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına düzenlenen 04/09/2019 tarih ve 2019090466HTY0000341 sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 3.bendinde 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresininde bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, 102. maddesinde ise "Bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, yapılan bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, hukuken geçerli bir tebligat için, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebligatın, ikametgah adresinde bulunanlardan birine yapılması yeterlidir.
Dosyanın incelenmesinden, ...'ın 26/07/2017 tarihli karar ile 25/07/2020 tarihine kadar davacı şirketin kanuni temsilcisi seçildiği, yine 15/12/2017 tarihlinde şirketin tasfiyeye girdiği ve aynı tarihte ...'ın tasfiye memuru olarak belirlendiği, davacı şirket hakkında düzenlenen … tarihli ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan ...'ın ifadesinde, şirketi 2017 yılının Temmuz ayında devraldığının ve aynı yılın Kasım veya Aralık ayında şirketi kapattıklarının, bu tarihten itibaren alış ve satış işlemlerinin olmadığının belirtildiği, anılan vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin ihbarnamelerin, şirketin 31/01/2018 tarihinde re'sen terk ettirilmesi nedeniyle kanuni temsilci ...'un Mernis adresinde farklı tarihlerde 2 defa tebliğe çıkarıldığı ve 18/09/2018 tarihinde tebligatın kapıya yapıştırılması suretiyle 03/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, şirketin kanuni temsilcisinin 2017 yılının Kasım veya Aralık ayında şirketi kapattıklarını beyan ettiği ve şirketin 31/01/2018 tarihinde re'sen terk edildiği dikkate alındığında, şirket adına düzenlenen ihbarnamenin, mükellefiyet kaydının re'sen terkini nedeniyle bilinen iş yeri adresinde bulunmayan şirketin kanuni temsilcinin (tebliğ tarihinde tasfiye memuru) ikâmet adresinde yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialar kapsamında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!