Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1759 E. , 2023/4324 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1759
Karar No : 2023/4324
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … İnşaat Yapı San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yıkılarak yeniden inşa edilen İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, … Mahallesi, … ada/… parsel, … ada/… parsel ve … Mahallesi … ada/… parselde kayıtlı muhtelif bağımsız bölümlerin satışı sırasında ödenen tapu harçlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurularının zımnen reddi işlemlerinin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkeme esasında açılan E:… ila … ve … ila … sayılı dosyaların esas kayıtlarının kapatılarak bakılan dosya ile birleştirilmesine karar verildikten sonra; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57. maddesi ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 7/9.maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin tapu harcından istisna olduğu, buna göre anılan Kanun uyarınca yapılan kentsel yenileme uygulamalarının belirtilen istisnadan yararlanacağı sonucuna varıldığı; olayda, dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmazların 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmiş olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, mevzuat hükümleri uyarınca riskli yapı niteliğinde olan taşınmazların dönüşüme tabi tutulduktan sonraki ilk satış işlemleri harçtan istisna olacağından, ödenen harçların iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurularının zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, haksız yere tahsil edilen tutarın Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine bir tam vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının; davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ve davacı lehine bir tam vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca bu kısımlar yönünden ileri sürülen iddiaların kararın söz konusu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Uyuşmazlıkta, bağımsız bölümler yönünden ayrı ayrı düzeltme ve şikayet başvurusunda bulunularak toplam 30 adet dava açılmasına rağmen Vergi Mahkemesince bu davaların birleştirildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi ve 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 8. maddesi uyarınca, birleştirilen 30 dava dosyası için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, haksız yere tahsil edilen harcın iadesinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenen tecil faiziyle yapılması gerekirken 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da düzenlenen faiz uygulanarak iadesinin hukuka aykırı olduğu, kararın sonuç kısmında hükmün icrasına ilişkin açıklama yapılmadığı iddialarıyla kararın bu kısımlar yönünden bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dönüşüm uygulamaları ile inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Tarafların savunması; yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerine konu Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik; davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen kabul edilerek kararda yazılı gerekçeyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür
Bölge İdare Mahkemesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönünden verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmına yönelik davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, faize ilişkin kısma yönelik temyiz istemi yönünden;
Dosyanın incelenmesinden; Vergi Mahkemesince davanın kabulüne ve ödenen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verildiği, davacı tarafından kararın faize ilişkin hüküm fıkrası yönünden tecil faizi oranının uygulanması talebiyle istinaf başvurusunda bulunulmadığı, hatta davalının istinaf başvuruna karşı verdiği cevap dilekçesinde, ödenen tutarın faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiği görüldüğünden, faize ilişkin hüküm fıkrasının davacı yönünden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, istinaf başvurusunda bulunulmayan kısım hakkında yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Davacının, vekalet ücretine ilişkin temyiz istemi incelendiğinde ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yıkılarak yeniden inşa edilen İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, … Mahallesi, … ada/… parsel, … ada/.. parsel ve … Mahallesi … ada/… parselde kayıtlı muhtelif bağımsız bölümlerin satışı sırasında ödenen tapu harçlarının iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurularının zımnen reddi işlemlerinin iptali ve ödenen tutarların yasal faiziyle iadesi istemiyle açılan davalarda; …. Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve … ila … ve … ila … sayılı dava dosyalarında verilen kararlar ile, söz konusu dava dosyalarının işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, işbu dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği ve davacı lehine bir tam vekalet ücretine hükmedildiği, bu karara karşı davacı tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında da avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiş; 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Karşılık davada, davaların birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret" başlıklı 8. maddesinde, bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan, aynı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesinde "seri davalarda ücret" hususu düzenlenmiş olup, anılan düzenlemede, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davaların ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50'si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40'ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25'i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği, duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerektiği kuralı getirilmiştir.
Yukarıda metnine yer verilen Tarifenin 22. maddesinde, kademeli hesaplama yönteminin benimsendiği, aynı hesaplama yönteminin Tarifenin üçüncü kısmında yer alan nispi vekalet ücretinin belirlenmesi bakımından da uygulanmakta olduğu, gerek maddenin lafzı gerekse de Tarifedeki hükümler dikkate alındığında anılan madde ile kademeli hesaplama yönteminin seri davalar bakımından da devam ettirildiği anlaşılmaktadır.
... Vergi Mahkemesi'nin … tarihli birleştirme kararlarıyla; tarafları, konusu, hukuki sebepleri ve aynı mevzuata dayalı olarak iptali ve iadesinin talep edildiği gerekçesiyle Mahkemenin E:… ila … ve E:… ila … sayılı dava dosyalarının, Mahkemenin E:… sayılı işbu dava dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir.
Olayda, Vergi Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin yukarıda yer verilen 8. maddesi uyarınca birleştirilen bu otuz dosya için de ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek dava dosyası için öngörülen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte, birleştirme kararı alınan toplam otuz dava dosyası olduğu anlaşıldığından, on dosyadan fazla elli dosyadan az sayıda açılmış ve karara bağlanmış bu davalarda vekalet ücretine hükmedilirken kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre seri davalar için öngörülen vekalet ücretinin uygulanacağı açıktır. Bu itibarla söz konusu dosyalardan ilk on tanesinde yukarıda açıklanan şekilde tam olarak vekalet ücretine, kalan 20 tanesi için de vekalet ücretinin %50 oranında hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi çıkarılarak yerine, " Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ilk on dosya için 1.890,00-TL x 10 = 18.900,00-TL, kalan yirmi dosya için 945,00-TL x 20 = 18.900,00-TL olmak üzere toplam 37.800,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin faiz istemi yönünden incelenmeksizin reddine, vekalet ücreti yönünden kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!