WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1324 E.  ,  2023/4095 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1324
Karar No : 2023/4095

TEMYİZ EDEN(DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla; dava konusu …,…,… sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin 30, 32, 33 ve 34. sıralarında yer alan borç kalemleri yönünden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 2011 ve 2012 yıllarında şirketin işyeri adresinde şirket çalışanlarına bir kısmının ise 2016 yılında dairede rızaen tebliğ edildiği, yapılan tebliğe rağmen amme borcunun ödenmemesi üzerine şirket hakkında mal varlığı araştırmasının yapıldığı, yapılan araştırmada şirkete ait herhangi bir menkul ve gayrimenkul malın bulunmadığı ve banka hesabında bulunan miktarın da amme alacağını karşılamayacağı anlaşıldığından, usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar amme alacağının tahsil zaman aşımına uğradığı iddia edilmekte ise de; zamanaşımı süresinin şirket tarafından 2011 ve 2014 yıllarında başvurulan yapılandırmalar ve idare tarafından 2016 yılında tatbik edilen haciz ile kesildiği görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği; dava konusu … sayılı ödeme emrinin 10, 11 ve 36. sıralarında; … sayılı ödeme emrinin 1, 3, 13, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 29, 33, 34, 35 ve 36. sıralarında; … sayılı ödeme emrinin 1, 15, 16 ve 17. sıralarında yer alan borç kalemleri yönünden ise; asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ve bu ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının dava dosyasına sunulmadığı ve ara kararla istenilmesine rağmen belirtilen ödeme emirleri ve tebliğ alındılarının gönderilmediği, bu itibarla, asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun olarak tebliğ edildiği hususu ispat ve ibraz yükümlülüğü bulunan davalı idarece tevsik edilemediğinden, asıl borçlu şirketin borçlarından dolayı, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; 10, 11, 30, 32, 33, 34 ve 36. sıralarında yer alan borç kalemleri hariç olmak üzere dava konusu … sayılı ödeme emri; 1, 3, 13, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 29, 33, 34, 35 ve 36. sıralarında yer alan borç kalemleri hariç olmak üzere … sayılı ödeme emri ve 1, 15, 16 ve 17. sıralarında yer alan borç kalemleri hariç olmak üzere … sayılı ödeme emri yönünden; davacının 22/10/2009-30/06/2014 tarihleri arasında asıl amme borçlusu şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, şirketi ilgilendiren bir tebligatın öncelikle şirketin bilinen işyeri adresinde şirket yetkilisine yapılması gerektiği, tebligatın ikametgah adresinde yapılmaya çalışıldığı hallerde ise tebligat için gidilecek ikametgah adresinin ancak kanuni temsilcinin ikametgah adresi olacağı, dava konusu olayda ise yukarıda belirtilen borç kalemlerinin tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket ortağının ikametgah adresinde bizzat kendisine, eşine ve annesine yapıldığı, bu nedenle yapılan tebligatların 213 sayılı Kanun'a uygun yapıldığından bahsedilemeyeceğinden, usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin bu kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddi, kısmen kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinden …, … ,… sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin 30, 32, 33 ve 34. sıralarında yer alan borç kalemleri dışında kalan kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinin 30, 32, 33 ve 34. sıralarında yer alan amme alacakları hariç diğer kısımları ve … sayılı ödeme emrinin 2, 3, 4, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13. sıralarında yer alan amme alacakları hariç diğer kısımları yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise; davacının 22/10/2009-30/06/2014 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, 30/06/2014 …'ün tek ortak ve şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığı, bu tarihten sonra asıl borçlu şirket tarafından 04/11/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanundan yararlanılarak şirket borçlarının yapılandırıldığı, yapılandırma işlemi sonucunda, şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, davalı idare tarafından yapılandırılan borçların artık yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da, yapılandırma tarihinde ve yapılandırmayla oluşan yeni vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin temsilcisi olan kişilerden tahsil edilmesi gerektiği açık olup, gerek yapılandırma sırasında gerek söz konusu taksitlerin vade tarihlerinde borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın kısmen reddine dair hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, Mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne, öte yandan, … sayılı ödeme emrinin 2, 3, 4, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13. sıralarında yer alan borçlara ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Mahkemece her ne kadar asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ tarihinde şirketin ortağı olduğundan bahisle …'ün ikametgah adresinde eşine yapılan tebliğin usulsüz olduğu gerekçesi ile anılan borçlar yönünden iptal kararı verilmiş ise de belirtilen tarihte ...'ün şirketin kanuni temsilcisi olduğu anlaşıldığından ikametgah adresinde eşine yapılan tebliğ usulüne uygun ise de Dairelerinin yukarıda belirtilen gerekçesi karşısında davanın kısmen kabulüne dair hüküm fıkrasında da sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle anılan kısım yönünden davalı idare istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılandırma ile borcun muhteviyatı değişmediğinden asıl borçlu şirketin yeniden takibinin gerekmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: … Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin 9 ve 29. sıralarındaki borç kalemlerine yönelik ileri sürülen iddialar temyize konu kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 9 ve 29. sıralarındaki borç kalemleri dışındaki kısma yönelik temyiz istemi yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, davacının 30/06/2014 tarihinde kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı … Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında defter ve belgeleri süresinde ibraz etmediğinden bahisle 2010/Mart-Ağustos, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, amme alacaklarının ödenmemesi üzerine şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, borçların vadesinde ödenmemesi ve şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu … sayılı ödeme emrinin 19 ve 29. sıralarındaki borç kalemleri dışındaki kısmının dayanağı 2010/Mart-Ağustos, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin amme alacaklarının re'sen tarh sebebinin asıl borçlu şirkete ait 2010 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerin 2015 yılında incelemeye ibraz edilmemesi olduğu, defter ve belgelerin ibrazı yazısının tanzim ve tebliğ edildiği tarih itibariyle (2015 yılı) davacının kanuni temsilcilik yetkisinin bulunmadığı, davacının 30/06/2014 tarihinde kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı dikkate alındığında, asıl borçlu şirkete ait yasal defter ve belgeleri ibraz etme konusunda anılan tarihte vergisel ödevi bulunmayan, bu nedenle herhangi bir kusur sorumluluğu da bulunmağı anlaşılan davacının, 6183 sayılı Yasa'nın 3 ve 62. maddelerine göre amme borçlusu olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, asıl borçlu şirkete ait defter ve belgelerin istenildiği 2015 yılında şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının, amme alacaklarının re'sen takdir nedeni olan defter ve belge ibraz edilmemesi fiilini işlemek suretiyle kanuni ödevini yerine getirmeyerek kusurlu davrandığından söz edilemeyeceğinden … sayılı ödeme emrinin 19 ve 29. sıralarındaki borç kalemleri dışındaki kısmı yönünden davanın reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu … sayılı ödeme emrinin 19 ve 29. sıralarındaki borç kalemleri dışındaki kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısım yönünden ONANMASINA,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, oyçokluğuyla 26/10/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :Yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen kimi özel yasalar kapsamında yükümlülere, vergi borcunun, miktarı ve vadesi değiştirilip yeni bir ödeme planına bağlanarak, ödenmesi konusunda kimi koşullarla kolaylıklar sağlanmaktadır. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi yasa gereğidir.
6552 sayılı Kanunlar kapsamında borcun ödenmesi amacıyla asıl borçlunun başvuruda bulunmuş olmasının, başvuru tarihinden önce amme alacağının tahsili için ilgili yasalara göre başlatılan/yapılan takip işlemlerini durdurmakla birlikte yapılandırma koşullarına uyulmaması ve kanundan yararlanma hakkının kaybedilmesi önceki takip işlemlerini geçersiz hale getirmeyeceği, takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği gibi anlık kesinleşmiş olan amme alacaklarının yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden hem asıl borçlu şirket hem kanuni temsilci ve ortakları için devam ettirilmesi 6183 sayılı Kanun gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinin 30, 32, 33 ve 34.satırlarında yer alan amme alacakları hariç diğer kısımları ve … sayılı ödeme emrinin 2, 3, 4, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13. satırlarında yer alan amme alacakları hariç diğer kısımları ile … sayılı ödeme emrinin 9 ve 29. satırlarındaki borç kalemleri dışındaki kısmına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ilgili kısmın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.