Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1222 E. , 2024/1332 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1222
Karar No : 2024/1332
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafça, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen taşınmazlar için, 15/07/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 39. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Geçici Muaflıklar" başlıklı 5. maddesine eklenen (g) bendinin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilerek, 2017 yılı vergileri için muafiyet uygulanması gerektiği talebinin davalıya iletildiği, yatırımlarına ilişkin tamamlama vizelerinin yapıldığı ve ekte sunulduğu belirtilerek, bu kapsamda 2018 yılı vergileri içinde geçici muafiyet uygulanarak vergilerin tahakkuk ettirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan … tarih ve … sayılı başvurusunun zımnen reddedildiği belirtilerek, (dilekçe ret kararı üzerine) 2018 yılı için tahakkuk ettirilen 18.998.546,38-TL emlak vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildiği, dava dosyasının Mahkemelerinin E:… sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; davacı tarafından yatırım teşvik belgeleri kapsamında inşaa edildiği belirtilen ve 2017 yılı emlak vergisi için, emlak vergisi muafiyeti uygulanması talebiyle davalı idareye sunulan …tarihli ve … sayılı dilekçenin eki tabloda yer alan altmış üç adet yapının, Emlak Vergisi Kanunu uyarınca emlak vergisinden muaf olduğu belirtilerek, 2018 yılı emlak vergisi içinde emlak vergisi muafiyeti uygulanması talebiyle yapılan başvurunun zımmen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinn E:… sayılı dosyasında … tarih ve E:… K:… sayılı kararla; davacının emlak vergisi muafiyetinden faydalanmak amacıyla davalı idareye verdiği 04/01/2017 tarihli dilekçesine ekli tabloda yer alan altmış üç adet yapının, yatırım teşvik kapsamında bulunduğu ve 2018 takvim yılında geçici muafiyet kapsamında olduğu sonucuna ulaşılarak, 2018 yılına ilişkin geçici muafiyet talebinin zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile ''davanın kabulüne'' karar verildiği görüldüğünden, olayda davacı tarafından, maliki oldukları taşınmazların yatırım teşvik belgesi kapsamında olması nedeniyle emlak vergisinden muaf olması gerektiğinden bahisle, 2018 yılında adlarına tahakkuk ettirilen 18.998.546,38-TL emlak (arsa ve bina) vergisinin iptali istemiyle iş bu dava açılmışsa da; davalı idare tarafından sunulan tahakkuk listesinin incelenmesinden, yaklaşık 670 civarında taşınmazın toplam emlak vergisinin 18.841.352,20-TL.olduğu anlaşıldığından, davacının sadece geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanmak istediği taşınmazlar için 2018 yılında tahakkuk eden emlak vergilerini değil, sahibi olduğu yaklaşık 670 civarındaki taşınmazın tamamı yönünden, 2018 yılında tahakkuk eden emlak vergilerinin iptalini istediği; bu durumda; Mahkemelerinin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararı ile altmış üç adet yapının yatırım teşvik kapsamında olduğu ve 2018 yılı emlak vergisinden geçici muaf olduğuna karar verildiğinden, emlak vergisinden geçici muaf olduğuna karar verilen 63 adet taşınmaz yönünden 2018 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen emlak vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yatırım teşvik belgesi kapsamında bulunan 63 adet taşınmaza ilişkin olarak tahakkuk eden 2018 yılı emlak vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Muafiyet istemiyle yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini kesmeyeceği, zimni ret işleminin süreyi canlandırmayacağı, muafiyet talep edilen yapıların yasanın yürürlük tarihinden önce tamamlandığı bu nedenle muafiyet uygulanamayacağı, Tebliğle yasanın kapsamının genişletilemeyceği, muafiyet talebine konu üç yapının inşaat bitim tarihinin 1980 öncesi olduğu, diğer yandan teşvik kapsamında olmayan yerler içinde muafiyet talep edildiği, tamamlama vizelerinin vize başvurusundan yaklaşık 4 yıl sonra verildiği, bu nedenle idarenin geç işleyişi nedeniyle zarara uğradıkları iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafça, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen taşınmazlar için, 15/07/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 39. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Geçici Muaflıklar" başlıklı 5. maddesine eklenen (g) bendinin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilerek, 2017 yılı vergileri için muafiyet uygulanması gerektiği talebinin davalıya iletildiği, yatırımlarına ilişkin tamamlama vizelerinin yapıldığı ve ekte sunulduğu belirtilerek, bu kapsamda 2018 yılı vergileri içinde geçici muafiyet uygulanarak vergilerin tahakkuk ettirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan … tarih ve … sayılı başvurusunun zımnen reddedildiği belirtilerek, (dilekçe ret kararı üzerine) 2018 yılı için tahakkuk ettirilen 18.998.546,38-TL emlak vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu ve vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin işleyeceği hükme bağlanmıştır.
Emlak Vergisi Kanunun bina ve arazi vergisi yönünden paralel hükümler içeren tarh ve tahakkuk başlıklı 11 ve 21. maddelerinde;
Bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Emlak Vergisi Kanunun vergi değeri başlıklı 29. maddesinde ise;
Vergi değeri;
a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,
b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, Hesaplanan bedeldir.
Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.
33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı yönündedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiğini ileri sürdüğü binaların inşaatlarının bir kısmının 2014 yılında, bir kısmının ise 2015 yılında tamamlanarak "yapı kullanma izin" belgelerinin tanzim edildiği ve davacı tarafça emlak bildirimlerinin verildiği, buna göre emlak vergilerinin 2015 ve 2016 yılları için yasaya göre takvim yılı başında tarh ve tahakkuk ettiği ve vergilerin ödendiği, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen taşınmazlarına ilişkin olarak, 2017 yılı vergileri için, … tarih ve … sayılı dilekçesi ile bu dilekçe ekinde yer alan listede belirtilen taşınmazlara ilişkin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren Emlak Vergisi Kanunu 5/g ve 15/e maddelerine göre emlak vergisi muafiyet uygulanması gerektiği talebinin davalıya iletildiği, yatırımlarına ilişkin tamamlama vizelerinin yapıldığı ve ekte sunulduğu belirtilerek bu kapsamda 2018 yılı emlak vergisi içinde muafiyet uygulanması, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağına ilişkin … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve tahakkuk ettirilen 18.998.546,38-TL'nin iptali istemiyle ilk olarak 13/04/2018 tarihinde dava açıldığı, tahakkuk işlemine ayrı, zımnen ret işlemine ayrı dava açılmak üzere verilen dilekçe ret kararı üzerine, işbu dosyada 2018 yılı tahakkukun iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2002 yılında yapılan değişikliklerle, emlak vergisinde beyan esası kaldırılark, bildirim esasına geçilmiş, arsa ve arazi değerlerinin 4 yıl da bir takdir komisyonunca belirlenen cadde ve sokak rayiçlerine göre tarh ve tahakkuk edeceği, 4 yılda bir yapılan genel takdiri izleyen yıllarda ise emlak vergisinin, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle belirleneceği kurala bağlandığından, somut olayda genel takdir yılının 2018 yılı olduğu, emlak vergisinin yasa gereği Ocak ve Şubat ayında tarh ve tahakkuk edeceği, olayda ise dosyadaki belgelerden 2018 yılı vergisinin 08/01/2018 tarihinde tahakkuk ettiği anlaşıldığından, açılacak davalarında bu tarihten itibaren 30 gün içinde açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu 2018 yılı vergisi, 08/01/2018 tarihinde tarh ve tahakkuk etmiş olup, davacı tarafından tahakkuk işlemine karşı bu tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılmadığı görüldüğünden,13/04/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasın incelenmesi suretiyle davayı kısmen kabul eden kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!