WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1100 E.  ,  2023/5089 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1100
Karar No : 2023/5089

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. ..

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Yapı San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin, birleşme yoluyla devraldığı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen, İzmir ili Basmane ilçesi ... Mahallesi … pafta … Ada … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin 2019/1. emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazın, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun … tarih ve … sayılı kararı ile Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü kapsamına alınması üzerine 19/01/2016 tarihinde gerçekleştirilen bütünlük ihalesi ile … tarih ve … sayılı Fon Kurul Kararıyla onaylanarak davacı şirkete ihale edildiği, ihale şartnamesinin "Cayma Hakkı" başlıklı 8.4.1 maddesinde Fon Kurulu tarafından ihalenin onaylandığı tarihten itibaren 30 ay geçmesine rağmen ihaleyi kazananın kusuru olmaksızın inşaat ruhsatı alınamaması halinde, ihalenin Fon Kurulu tarafından iptal edileceğinin düzenlendiği, bu hükme dayanılarak Fon Kurulunun 18/04/2019 tarihli kararı ile ihalenin iptal edilmesi üzerine tesis edilen ihya ve ipoteğin fekki işlemleri için gerekli yazıların ilgili kamu kurumlarına gönderildiğinin anlaşıldığı, bu durumda uyuşmazlık konusu taşınmazın ihale alıcısı olan davacı şirketin, ihalenin iptal edildiği tarih olan 18/04/2019 tarihine kadar taşınmazın tapuda tescilli maliki olduğu sabit olduğundan, 2019/1 dönemine ait tahakkuk eden emlak vergisine ilişkin ödeme sorumluluğu devam eden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Her ne kadar dava konusu ödeme emri içeriği borcun varlığına ilişkin olarak davalı idare tarafından savunmada ileri sürüldüğü ve Vergi Mahkemesince karara esas alındığı üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda verginin mükellefinin taşınmaza malik olan kişi bulunduğu belirtilmiş ise de; olayda, söz konusu taşınmazın davacı mülkiyetine, TMSF'nin tayin ettiği maksada yönelik cebri satış ihalesi ile geçtiği, mülkiyet hakkının dayanağı olan şartnamede otuz (30) aylık sürede inşaat ruhsatlarının ihaleyi alanın kusuru bulunmaksızın alınamaması halinde ihalenin iptal edileceği hususunun da yazılı olduğu, koşul gerçekleşince bu defa başka bir başvuruya veya başka bir merciden karar alınmasına gerek bulunmaksızın taşınmazın TMSF kararı ile geri alındığı nazara alındığında, ihtilaflı taşınmaz tapuda yükümlü adına kayıtlı olsa bile, ihale kararını takiben söz konusu otuz (30) aylık sürenin dolduğu 24/09/2018 tarihinden itibaren, artık yükümlünün bu taşınmaz üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisi ortadan kalkmış bulunduğundan gerçek anlamda mülkiyetten söz edilme olanağının bulunmadığı, bu durumda, mükellefte ve mükellefiyette hata bulunduğu halde davacıdan istenilen vergilere konu ödeme emri hukuka açıkça aykırı olup işlemin iptali gerekmekte iken aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Emlak vergisinin tahakkukundan sonra tapuda 26/04/2019 tarihinde devir işleminin yapıldığı, TMSF ile davacı şirket arasındaki hukuki ihtilafın ya da ihalenin iptali sürecinin, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmayacağı, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirketin, birleşme yoluyla devraldığı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen, İzmir ili Basmane ilçesi ... Mahallesi … pafta … Ada … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin 2019/1. emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8/1. maddesinde, mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 8/3. maddesinde ise, vergi kanunlariyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı kuralına yer verilmiştir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun, "Mükellef" başlıklı; 3. maddesinde, bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği, bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanların, hisseleri oranında mükellef olduğu, elbirliği mülkiyette maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu olduğu, 13. maddesinde ise, arazi vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği, bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanların, hisseleri oranında mükellef olduğu, elbirliği mülkiyette maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu olduğu, mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tarafından ödenen arazi vergilerinin, ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartiyle kendilerine ret ve iade olunacağı; "Verginin tarh ve tahakkuku" başlıklı 11. ve 21. maddelerinde ise, bina ve arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından; dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan düzenlemelerden,vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan mükellef kavramı, emlak vergisi bakımından, taşınmaza (bina veya arazi/arsa) malik olmaktan, intifa hakkı sahibi olmaktan, bunlar yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf eden olmaktan doğan Kanuni bir borç olup, mükellefiyete ilişkin özel sözleşmelerin vergi dairelerini ve belediyeleri bağlamayacağı, diğer yandan emlak vergisinin her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, 05/07/2019’da ... Yapı San. ve Tic. A.Ş'ni devraldığı, uyuşmazlığa konu İzmir ili Basmane ilçesi ... Mahallesi … Ada … parselde kayıtlı taşınmazın, TMSF (“Fon”) tarafından … tarih ve … sayılı karar ile Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ( “Bütünlük”) kapsamına alındığı, Fon tarafından 19/01/2016 tarihinde gerçekleştirilen Bütünlük ihalesinin, TMSF tarafından … tarih ve … sayılı fon kararı ile onaylandığı ve Bütünlük’ün davacının devraldığı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş'ne ihale edilmesi üzerine uyuşmazlığa konu taşınmazın 09/09/2016 tarihinde ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına tapuya tescil edildiği ve davalı belediyeye emlak vergisi bildiriminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bütünlük İhale Şartnamesinin, Cayma Hakkı başlıklı 8.4.1. maddesinde, ihale alıcısına, inşaat ruhsatı alabilmesi için Kurul’un ihaleyi onayladığı tarihten itibaren 30 aylık bir süre tanındığı, ihaleyi kazananın kusuru olmaksızın inşaat ruhsatının alınamaması halinde Kurul tarfından ihalenin iptal edileceğinin düzenlendiği, söz konusu 30 aylık sürenin 24/03/2018 tarihinde dolduğu, ancak TMSF'nin tek taraflı ihaleden cayma hakkından feragat ettiği ve bu hakkın 24/09/2018 tarihine kadar kullanılmamasına karar verildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale alıcısına gönderilen 14/02/2019 ve 06/03/2019 tarihli yazılar ile "...planlama ile ilgili dava sürecinin sonuçlanmasından itibaren geçen kısa sürede söz konusu yapıya ilişkin yapı ruhsatının alınmasının olanak dahilinde olmadığı..."nın bildirilmesi üzerine de Bütünlük ihalesinin TMSF'nin … tarih ve … sayılı kararı ile iptal edildiği, Konak Tapu Müdürlüğü'ne gönderilen … tarih ve … sayılı yazı ile de ihale alıcısı olan ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına olan tescil işleminin iptal edildiği, ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına tescil tarihindeki kayıt ve takyidatlarla eski malik borçlulara iadesinin temininin istenildiği görülmüştür.
Tüm bu bilgi ve belgelerden, TMSF'nin cayma hakkının 24/03/2018 tarihinde doğmasına karşın bu haktan feragat ettiği ve 24/09/2018 tarihine kadar bu hakkın kullanılmamasına karar verdiği, yapı ruhsatı almak için davacının girişimlerinin devam ettiği ancak İzmir Büyükşehir Belediyesince davacıya gönderilen 14/02/2019 ve 06/03/2019 tarihli yazılar ile "...planlama ile ilgili dava sürecinin sonuçlanmasından itibaren geçen kısa sürede söz konusu yapıya ilişkin yapı ruhsatının alınmasının olanak dahilinde olmadığı..."nın bildirilmesi üzerine Bütünlük ihalesinin TMSF'nin … tarih ve … sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılmış olup, bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde inşai faaliyette bulunmak üzere yapı ruhsatı almak için girişimleri devam eden davacı şirketin, söz konusu taşınmazın 18/04/2019 tarihine kadar tapuda kayıtlı maliki ve dolayısıyla 2019 yılının başında o yıl için tahakkuk eden emlak vergisinin mükellefi olduğu, bunun sonucu olarak da 2019/1. dönem emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payını ödemekle yükümlü olduğu açık olup, "davacının taşınmaz üzerinde, 24/09/2018 tarihinden itibaren, dilediği gibi tasarruf etme yetkisi ortadan kalktığından, gerçek anlamda mülkiyetten söz edilme olanağı bulunmadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle davayı kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.