Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/80 E. , 2025/751 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/80
Karar No : 2025/751
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının, hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ...tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerine göre kapatılan okullarda görev yapıp çalışma izni iptal edilenlere tekrar çalışma izni düzenlenebilmesinin, bu hususta talepte bulunan kişilerin milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının bulunmaması şartına bağlandığı;... Ağır Ceza Mahkemesinin kararında davacı hakkında aktarılan tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı/irtibatı bulunduğu hususunu ortaya koyduğu, davacının çalışma izni verilmesi için gerekli olan milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine irtibatı ve iltisakı bulunmama koşulunu sağlamadığı, davacının özel öğretim kurumlarında çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kapatılan okulda SGK kaydının bulunmasının ve sendika üyeliğinin tek başına, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakını ortaya koyacak ayırt edici deliller olarak kabul edilemeyeceği, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararındaki (2010-2011 yılında sağlık çalışanları grubuna sohbet hocalığı yaptığına yönelik) tespitin davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, dava konusu idari işlem ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin tüm unsurlar bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının, hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde (Davacının çalışma iznin iptal edildiği tarihteki halinde) "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; 2018 yılında 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde yapılan değişiklik ile özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmamış olup; esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Uyuşmazlığın esası; görev yaptığı okulun KHK ile kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmakta olup; uyuşmazlığın çözümü için; Dairemizin 27/12/2023 tarihli bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı gereği dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile beraat kararında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna istinaden yürütülen ceza yargılamasında verilen ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararında "... Sanık hakkında yapılan yargılamada; sanığın sağlık çalışanları grubuna 2010-2011 yıllarında sohbet hocalığı yaptığı, sanığın örgüte müzahir Sunguralp Koleji'nde öğretmenlik yaptığı, sanığın örgütün sohbet toplantılarına katıldığı hususlarının tespit edildiği, sanığın eylemleri yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, sanığın sağlık çalışanlarına 2010-2011 yıllarında kısa bir dönem sohbet verdiği hususundaki beyanının genel olarak tanık beyanları ile örtüştüğü, bu hali ile sanığın sohbet hocalığını kısa bir dönem ve 17/25 Aralık sürecinden önce yaptığı hususunun tespit edildiği, "süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacının hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği"; sanığın KPSS atanamamış olması nedeniyle maddi geçimini sağlamak maksadıyla örgüte müzahir Sunguralp Koleji'nde çalışmış olduğunu beyan ettiği; sanığın beyanlarının aksini ispatlar nitelikte dosyada delil elde edilemediği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda sanığın örgüte ait kurumlarda çalışmasının ve sohbet toplantılarına dinleyici olarak katılmasının örgütün sözde liderinin her türlü emir ve talimatını sorgulamaksızın teslimiyet duygusuyla yerine getirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığından; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli olamayacağı kanaatine varılarak..." ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı gereği dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 12/09/2008-26/11/2014 tarihleri arasında Özel Sunguralp İlkokulu'nda; 23/09/2014-23/09/2015 tarihleri arasında Özel Sunguralp Ortaokulu'nda görev yaptığı, 02/10/2014 tarihinde PAK Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi tarafından dava dosyasına sunulan elektronik belgeye göre davacının ilk hesap açılış tarihinin 26/03/2013 olduğu ve hesap hareketlerine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında verilen beraat kararındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde bu hususların davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile olan iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koymak için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!