Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/147 E. , 2024/460 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/147
Karar No : 2024/460
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
2-… Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde bulunan ve tapunun … parselinde kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosu çalışmaları sırasında parsellerin hatalı tersim edilmesi neticesinde, orman vasfında olduğundan bahisle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazın bedeline karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde bulunan ve tapunun … parselinde kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosu çalışmaları sırasında parsellerin hatalı tersim edilmesi neticesinde, orman vasfında olduğundan bahisle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazın bedeline karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı görülmekte ise de, kadastro tespiti nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacına matuf davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış;
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
… ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde bulunan ve tapunun … parselinde kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosu çalışmaları sırasında parsellerin hatalı tersim edilmesi neticesinde, orman vasfında olduğundan bahisle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazın bedeline karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL tazminat kısmının tazmini istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi kapsamında kalmadığı, nitekim mahkeme kararına esas dava değerinin toplam 1.000,00.-TL olması nedeniyle ilk derece mahkemesince kesin karar verileceği istinaf başvurusunda bile bulunulamayacağı, bu nedenle evleviyetle bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46. Maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Davacı tarafından her ne kadar, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle dava açıldığı bu nedenle temyiz incelemesine tabi olduğu iddia edilse de, 6100 sayılı Kanunun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.... " hükmüne yer verildiği,
Buna göre, davacının dava açarken Mahkemeden hüküm altına alınmasını talep ettiği istem sonucuyla bağlı kalınarak ve de davacı tarafından miktar arttırım dilekçesi de verilmediği göz önüne alınarak, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde bulunan ve tapunun … parselinde kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosu çalışmaları sırasında parsellerin hatalı tersim edilmesi neticesinde, orman vasfında olduğundan bahisle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazın bedeline karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf yolu ile incelenmesi üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar, (h) bendinde ise, maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda bölge idare mahkemelerince esas hakkında karara bağlanan dava türlerinden Danıştay'da temyize tabi olanların tahdidi olarak sayılmak suretiyle düzenlendiği, bu maddede tahdidi olarak sayılan konuların birbirinden bağımsız olduğu, bu nedenle bir davanın bu maddede sayılan konulardan birine ilişkin olması durumunda başkaca herhangi bir kritere bağlı olmaksızın temyiz incelemesine tabi olacağı açıktır.
Olayda; davacı tarafından … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde bulunan ve tapunun … parselinde kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosu çalışmaları sırasında parsellerin hatalı tersim edilmesi neticesinde, orman vasfında olduğundan bahisle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle, davacı tarafından taşınmaz bedelinin şimdilik 1.000,00-TL'sinin işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin olup ve davanın, orman mevzuatına ilişkin olması nedeniyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle açılan ve alacağın tamamına göre kesinlik sınırını aşan davada, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!