Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/905 E. , 2025/1151 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/905
Karar No : 2025/1151
DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
11.12.2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Maden Yönetmeliğinin; üst norma aykırılık, kamu yararı yokluğu, amaç ve konu yönünden hukuka aykırılığı, eksik düzenleme olması nedenleriyle 74. maddedesin (3) sayılı fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu edilen metnin; ‘’İnceleme ve denetimler; inceleme ve denetimin niteliğine göre maden, jeofizik, jeoloji mühendislerini kapsayan en az üç kişiden oluşturulan heyet marifetiyle yapılır. Ancak arama ruhsatlarına ilişkin inceleme ve denetim heyetinde maden mühendisinin bulunması zorunlu değildir. Jeofizik ve jeoloji mühendisinin bulunması zorunludur. Yapılacak inceleme ve denetimlerin özelliğine göre diğer meslek grubu mensuplarının katılımı sağlanır.’’ şeklinde olması gerektiği, maden aramalarının her aşamasında jeofizik mühendislerinin yer alması ve raporlara imza atması bu Yönetmelikle açıkça belirtildiğinden, yapılacak inceleme ve denetim heyetinde de bulunması gerektiğinden yer verilmemesinin büyük bir eksiklik olduğu, arama dönemi faaliyetlerinde jeofizik çalışmalarının ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu durumda inceleme heyetinde jeofizik mühendisinin olmaması durumunda bu çalışmaların kim tarafından denetleneceği, dava konusu edilen düzenlemede belirtilen (gerektiğinde-gerekli durumlarda) ifadeleri ile jeofizik biliminden yararlanılmasında uygulamada keyfiyete sebep olacağı, bu durumun ise verimli bir madencilik araması ve denetimin yapılmaması sonucunu doğuracağı, 6325 sayılı TMMOB Kanun ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ile mesleki yetki ve görevleri belirleme yetkisinin TMMOB' ye verildiğini, buna göre odaların kendi çalışma konularını belirleyen yönetmelikler yayımlayacağı ve bu yönetmeliklerin TMMOB' de tüm odaların katılımı sonucunda Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, ancak dava konusu Yönetmelik ile bu kanunlara ve odalar mevzuatına aykırı olarak davalı tarafından mevcut yetkilerin sınırlandığı ve mevzuatta yer almayan yetkilerin düzenlendiği, buna karşılık dava konusu edilen düzenlemelerde jeofizik mühendisleri yönünden mesleki yetki sınırlamasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, davalı bakanlık tarafından Anayasanın 48. ve 10. maddesine aykırı düzenleyici işlem tesis edildiği, halkın can ve mal güvenliğini korumakla yükümlü idarenin kendisine verilen görevin tek yanlı, yetersiz, kontrol ve denetimin yapılmaması nedeniyle kusurlu olduğu, bir meslek grubunun bilgi ve uzmanlık alanının bir başka meslek grubu lehine sınırlandırılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu öne sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden; yetkilendirilmiş tüzel kişiler ile ilgili Yönetmelikte maden, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin görevleri ile ilgili hangi belgeleri imzalayacağının düzenlendiği, Maden Kanunun 11. maddesinde mahallinde tetkik ve inceleme yapacakların nitelikleri ve incelemenin nasıl yapılacağının yönetmelikte belirtileceğinin yer aldığı, Bakanlığın bu konuda münhasıran yetkili olduğu, maden faaliyetlerinde esas iki ana dönemin olduğu, bunun arama dönemi ve işletme dönemi olduğu ve bu dönemler arasındaki faaliyetlerin arasında önemli farklılıkların bulunduğu, bu faaliyetlerde bulunurken düzenlenerek Genel Müdürlüğe sunulacak rapor ve beyanların Yetkilendirilmiş Tüzel Kişilerce hazırlanması öngörülerek hangi mühendis tarafından hangi bilgi belgenin hazırlanacağına ilişkin Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelikte belirlenmiş olduğu, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 12., 13. ve 14. maddesinde maden, jeoloji ve jeofizik mühendisleri tarafından hangi belgelerin imzalanacağının düzenlendiği, jeofizik mühendislerinin imzalayacağı belgelerin düzenlendiği 14. maddeden anlaşılacağı üzere arama döneminde bu maddede sayılan yöntemlerin çoğunun sınırlı bir uygulamaya sahip olduğu, bu nedenle jeofizik mühendisinin heyette zorunlu tutulmasının yerinde olmayacağı, iptali istenilen Yönetmelik hükmünde yapılacak inceleme ve denetimlerin niteliğine göre diğer meslek grubu mensuplarının katılımı sağlanır denilerek jeofizik mühendisine ihtiyaç duyulması halinde heyette yer alacağının açık olduğu, zaten Genel Müdürlük tarafından yapılan denetimlerde ilgili sahanın niteliğine göre jeofizik mühendisi, harita mühendisi, mali uzman vs. görevlendirmelerinin yapıldığı, ihtiyaç olması halinde Maden Yönetmeliği’nin 74/2 fıkrası uyarınca ihtisaslaşmış kurum kuruluşlardan görevlendirilme yapıldığı, MAPEG tarafından yılda ortalama 8000-8500 sahanın denetiminin yapıldığı ve bunların sadece %5 inin arama ruhsat döneminde bulunduğu, dolayısıyla geri kalan denetimlerin %95 lik kısmında inceleme heyetinde jeofizik mühendisinin görev alanına giren bir husus olmadığından bulunmasına ihtiyaç olmadığı, Genel Müdürlük tarafından maden ve jeoloji mühendislerinin çoğunlukta olduğu bir istihdam modelinin geliştirildiği, jeofizik mühendisi bulundurma zorunluluğunun getirilmesi halinde denetimlerin yapılamaz hale geleceği, örnek olarak MAPEG tarafından 2022 yılında 8207 saha denetimi yapıldığı ve bunun 418'inde jeofizik mühendislerinin görevlendirildiği, ayrıca; 2066 harita mühendisi, 129 makine mühendisi, 7670 mali uzman, 80 inşaat mühendisi, 92 elektrik elektronik mühendisi, 102 çevre mühendisi ve 42 avukat görevlendirmesi yapıldığı, saha denetimlerinde görevlendirilmesine nadiren ihtiyaç duyulan meslek branşlarının zorunlu hale getirilmesi halinde fazladan personel görevlendirilerek sektöre ilave yük oluşturacağı, arama faaliyetleri döneminde baş aktörün jeoloji mühendisi olduğu ve Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 7. maddesinde ‘’arama faaliyet raporu ve aramalar ile ilgili her türlü teknik belge jeoloji mühendisi sorumluluğunda hazırlanır.’’ hükmü ile bunun açıkça düzenlendiği, yine aynı Yönetmeliğin 13. maddesinde jeoloji mühendisinin imzalamakla görevli olduğu belgelerin düzenlendiği, dava konusu edilen Yönetmeliğin, Kanuna ve mevzuat hazırlama tekniğine uygun olarak hazırlandığı, aksi halde diğer branşlarında hükme eklenmesi halinde kazuistik ve düzenlemenin amacına uzak bir şekilde olacağından dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 11/12/2022 tarihli ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 74. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; Maden Arama Projesi; arama ruhsat sahasında bir termin planı dahilinde, ekonomik olarak işletilebilecek bir maden yatağı bulabilmek için arama süresi boyunca yapılacak olan arama faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik yatırım bilgilerini ve mali yeterliliği içeren proje olarak, Ön İnceleme Raporu; hedef sahayı seçmenin gerekçeleri, nedenleri ve aranacak maden/madenlerin belirtildiği; mevcut bilgiler doğrultusunda hazırlanmış yorum ve değerlendirmeleri içeren rapor olarak, Ön Arama Faaliyet Raporu; ön arama döneminde maden arama projesinde belirtilen madene yönelik elde edilen veriler doğrultusunda tenör/kalite tahminini içeren kaynak rapor olarak, Genel Arama Faaliyet Raporu: genel arama döneminde madene yönelik maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile detay arama dönemine ilişkin öngörülen sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ait bilgileri içeren kaynak rapor olarak, Detay Arama Faaliyet Raporu ise de; detay arama döneminde madene yönelik maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ilişkin bilgileri ve diğer belgeleri kapsayan kaynak raporu olarak tanımlanmış, aynı Kanunun "Faaliyetlerin denetimi" başlıklı 11. maddesinde ise, "Genel Müdürlük, maden hakları ile ilgili bütün faaliyetlerin yürütülmesini ve vecibelerin yerine getirilmesini kontrol ve denetimini yapmak ve yönlendirmek için teknik ve mali konuları yerinde incelemek maksadıyla ihtisaslaşmış diğer Devlet kuruluşlarından ve üniversitelerden de yararlanarak inceleme raporu hazırlatır. Birinci fıkraya göre yapılan inceleme sonunda gerçek dışı ve/veya yanıltıcı beyanda bulundukları tespit edilenler hakkında 10 uncu madde hükümleri uygulanır. (Ek fıkra: 4/2/2015-6592/7 md.) (Değişik fıkra:14/2/2019-7164/11 md.) Ruhsat sahibi veya vekilinin mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince ya da vekilince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi hâlinde 31.054 TL, bu fiillerden herhangi birinin tekrarı hâlinde ise iki katı tutarında idari para cezası uygulanır, mahallinde tetkik ve inceleme gerçekleştirilinceye kadar üretim faaliyetleri durdurulur. İnceleme yapacakların nitelikleri, incelemenin nasıl yapılacağı ve raporların tanzimi ile diğer hususlar yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.. 3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanan Maden Yönetmeliğinin 74. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun gereğince düzenlenmiş mali ve teknik belgeler ile ihbar ve şikayetler dahil tüm madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetleri etkileyen hususların inceleme ve denetimi, Genel Müdürlük tarafından görevlendirilen heyet tarafından yapılır.
2. fıkrasında, Genel Müdürlük, ihtisaslaşmış kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerden ihtisas alanlarında inceleme ve denetimin gerektirdiği mesleki tecrübeye sahip olan personeli de görevlendirebilir. dava konusu 3. fıkrasında ise, İnceleme ve denetimler; inceleme ve denetimin niteliğine göre maden ve jeoloji mühendislerini içeren en az üç kişiden oluşturulan heyet marifetiyle yapılır. Ancak arama ruhsatlarına ilişkin inceleme ve denetim heyetinde maden mühendisinin bulunması zorunlu değildir. Yapılacak inceleme ve denetimlerin özelliğine göre diğer meslek grubu mensuplarının katılımı sağlanır." ... hükmü yer almaktadır.. Davacı oda tarafından, dava konusu edilen düzenlemenin ‘’İnceleme ve denetimler; inceleme ve denetimin niteliğine göre maden, jeofizik, jeoloji mühendislerinin kapsayan en az üç kişiden oluşturulan heyet marifetiyle yapılır. Ancak arama ruhsatlarına ilişkin inceleme ve denetim heyetinde maden mühendisinin bulunması zorunlu değildir. Jeofizik ve jeoloji mühendisinin bulunması zorunludur. Yapılacak inceleme ve denetimlerin özelliğine göre diğer meslek grubu mensuplarının katılımı sağlanır.’’ şeklinde düzenlenmesi gerektiğinden bahisle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Jeofizik Mühendisliğinin niteliğinin tanımının yapıldığı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; jeofizik mühendisliğinin, petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, jeotermal enerji, çevre ve çevre sorunları ve arkeolojik amaçlı araştırmalar ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü, fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı, dili matematik olan mühendislik dalını ifade ettiği belirtilmiştir. Anayasa'nın 124. maddesinde; "Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartı ile, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmünden hareketle, Maden Yönetmeliğinin "Arama Ruhsatı" Başlıklı Dördüncü Bölümü ile "Arama Dönemleri ve Faaliyetleri" başlıklı Beşinci Bölümünün alt maddelerinde; ön, genel, detay ve fizibilite dönemlerinden oluşan maden arama dönemi ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ve işletme projesinin düzenlenmesi aşamalarında hangi çalışmaların yapılacağı ve bunlarla ilgili Yönetmelik ekinde yer alan proje ve faaliyet raporlarının hazırlanmasında kimlerin yetkili olduğu sayılmış ve bunların her aşamasında jeofizik mühendislerinin yer alması öngörülmüş iken, herhangi bir bilimsel gerekçe ortaya konulmadan inceleme ve denetim heyetinde jeofizik biliminden yararlanılması konusunda keyfiyete yol açabilecek şekilde bir yaklaşım ortaya koyan dava konusu eksik düzenlemede bu yönüyle hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu eksik düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/02/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nun ve davalı idare vekili Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
11.12.2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hüküm ve tasarrufu altında olan ve içerisinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmayıp Devletin mülkiyetinde olan maden kaynaklarının, milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, geliştirilmesi ve üretilmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere Bakanlık tarafından belli bir süreyle hak verilmesi için 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun uygulanması ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin iddiası kabul edilmeyerek işin esası incelendi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." hükmü yer almıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, İşletme Faaliyet Raporu: Yıllık işletme faaliyetine ilişkin üretim, satış tutarı ve miktarı, stok ve bunun gibi bilgiler ile toplam gelir ve tahakkuk eden Devlet hakkı gibi mali durumu gösteren ve şekli yönetmelikle belirlenen belge, Maden İşletme Faaliyetleri: Üretime yönelik hazırlık çalışmaları ve üretim için yapılan faaliyetler, Prospeksiyon: Madencilik arama faaliyetlerine mesnet teşkil edecek ön bilgilerin toplanması işi, Maden Arama Projesi: Arama ruhsat sahasında bir termin planı dahilinde, ekonomik olarak işletilebilecek bir maden yatağı bulabilmek için arama süresi boyunca yapılacak olan arama faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik yatırım bilgilerini ve mali yeterliliği içeren projeyi, Ön Arama Faaliyet Raporu: Ön arama döneminde maden arama projesinde belirtilen madene yönelik elde edilen veriler doğrultusunda tenör/kalite tahminini içeren kaynak raporu, Genel Arama Faaliyet Raporu: Genel arama döneminde madene yönelik maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile detay arama dönemine ilişkin öngörülen sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ait bilgileri içeren kaynak raporu, Detay Arama Faaliyet Raporu: Detay arama döneminde madene yönelik maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ilişkin bilgileri ve diğer belgeleri kapsayan kaynak raporu, Fizibilite Raporu: Bir cevher kaynağının ekonomik olarak işletilebilirliğini göstermek amacıyla jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, yasal, çevresel, sosyal ve mali etkenlerin önerilen maden projesinde yeterli ayrıntıda incelendiği kapsamlı raporu, Madencilik Faaliyetleri: Madenlerin aranması, üretime yönelik hazırlık çalışmaları, üretilmesi, sevkiyatı, cevher hazırlama ve zenginleştirme, atıkların bertarafı, ruhsat sahasındaki stoklama/depolama işlemleri, maden işletmelerinin kapatılması ve çevre ile uyumlu hale getirilmesi ile ilgili tüm faaliyetler ve bu faaliyetlere yönelik geçici tesislerin yapılması olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Faaliyetlerin Denetimi" başlıklı 11. maddesinde ; "Genel Müdürlük, maden hakları ile ilgili bütün faaliyetlerin yürütülmesini ve vecibelerin yerine getirilmesini kontrol ve denetimini yapmak ve yönlendirmek için teknik ve mali konuları yerinde incelemek maksadıyla ihtisaslaşmış diğer Devlet kuruluşlarından ve üniversitelerden de yararlanarak inceleme raporu hazırlatır.
Birinci fıkraya göre yapılan inceleme sonunda gerçek dışı ve/veya yanıltıcı beyanda bulundukları tespit edilenler hakkında 10 uncu madde hükümleri uygulanır.
Ruhsat sahibi veya vekilinin mahallinde yapılan tetkik ve incelemelere katılmaması veya ruhsat sahibince ya da vekilince herhangi bir nedenle tetkik ve incelemelerin engellenmesi hâlinde 31.054 TL, bu fiillerden herhangi birinin tekrarı hâlinde ise iki katı tutarında idari para cezası uygulanır, mahallinde tetkik ve inceleme gerçekleştirilinceye kadar üretim faaliyetleri durdurulur.
İnceleme yapacakların nitelikleri, incelemenin nasıl yapılacağı ve raporların tanzimi ile diğer hususlar yönetmelikte belirtilir." hükmü,
"Yönetmelik" başlıklı, Ek Madde 10'de ise "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur. " hükmü yer almıştır.
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde; Jeofizik; Fizik ilkelerini kullanarak yerküreyi, hidrosferi, atmosferi ve uzayı inceleyen bilim dalı olarak, Jeofizik mühendisliği ise petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, jeotermal enerji, çevre ve çevre sorunları ve arkeolojik amaçlı araştırmalar ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü, fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı, dili matematik olan mühendislik dalı olarak tanımlanmış olup, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri, Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği'nin "Jeofizik mühendisliği uzmanlık alanları" başlıklı 5. maddesinde; madenlerin aranması, yayılım alanlarının ve rezervlerinin belirlenmesi ve işletilmesi sırasındaki jeofizik etüt, jeofizik modelleme, sondaj yerinin belirlenmesi, jeofizik kuyu logu alımı, değerlendirilmesi, jeofizik raporlarının ve arama faaliyet raporlarının hazırlanması jeofizik mühendisliği hizmet alanları/ dalları arasında sayılmıştır.
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Jeoleji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde jeoloji mühendisliği; jeoloji biliminin veri, teknik ve ilkelerini kullanarak yeryuvarını oluşturan kayaçların fiziksel ve kimyasal özelliklerini, milyonlarca yıllık bir süreç boyunca iç ve dış etkenlerle uğradıkları değişiklikleri, bu değişimin sonucunda oluşan magmatizma, metamorfizma ile faylar, kıvrımlar gibi yapılar ve bu yapılara bağlı olarak oluşan yer altı zenginlik kaynaklarının dağılımlarını, geometrisini, tenör ve kalitesini, rezervini; arazi kullanım planlamasına ve her türlü yapı inşaatına yönelik mühendislik jeolojisi ve jeoteknik değerlendirme, değişik amaçla jeolojik, mühendislik jeolojisi, jeoteknik ve yer altı suyu ortam ve hareketlerini modelleme yöntem ve tekniklerini ortaya koyan, yerkabuğunu oluşturan malzeme özelliklerini incelemek, tanımlamak, sorunları önceden belirlemek ve sorunlara karşı mühendislik çözümlerini geliştirmek olan mühendislik dalı olarak tanımlanmış olup, "Serbest jeoloji mühendislik ve müşavirlik hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; madenlerin aranması, rezervlerinin belirlenmesi ile işletilmesi kapsamındaki jeolojik etüt, jeolojik modelleme, sondaj ve maden jeolojisi raporlarının hazırlanması jeoloji mühendisliği hizmet alanları arasında yer almıştır.
Dava Konusu Maden Yönetmeliğinin 74. maddesin (3) sayılı fıkrasının İncelenmesi:
Dava konusu Yönetmeliğin "İnceleme ve Denetim" başlıklı 74. maddedesin (3) sayılı fıkrasında " İnceleme ve denetimler; inceleme ve denetimin niteliğine göre maden ve jeoloji mühendislerini içeren en az üç kişiden oluşturulan heyet marifetiyle yapılır. Ancak arama ruhsatlarına ilişkin inceleme ve denetim heyetinde maden mühendisinin bulunması zorunlu değildir. Yapılacak inceleme ve denetimlerin özelliğine göre diğer meslek grubu mensuplarının katılımı sağlanır." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı tarafından, maden aramalarının her aşamasında jeofizik mühendislerinin yer alması gerektiği, yapılacak inceleme ve denetim heyetinde de bulunması gerektiğinden yer verilmemesinin büyük bir eksiklik olduğu, arama dönemi faaliyetlerinde jeofizik çalışmalarının ancak jeofizik mühendisleri tarafından denetleneceği, dava konusu düzenlenme ile jeofizik mühendisleri yönünden mesleki yetki sınırlaması yapıldığı ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, madencilik faaliyetlerinin mahallinde tetkik ve inceleme yapacakların nitelikleri ile incelemenin nasıl yapılacağının yönetmelikte düzenlenebileceğini, jeofizik mühendisine ihtiyaç duyulması halinde heyette yer alacağının açık olduğu savunulmaktadır.
Maden Yönetmeliğinin 74. maddesinde madencilik faaliyetlerinin incelenmesi ve denetlenmesine ilişkin düzenleme yapıldığı, Genel Müdürlük tarafından görevlendirilen heyetin incelemeyi ve denetimi yapacağı ve yine ihtisaslaşmış kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerden ihtisas alanlarında inceleme ve denetimin gerektirdiği mesleki tecrübeye sahip olan personeli de görevlendirebileceğinin de düzenlendiği görülmektedir. Davaya konu edilen fıkrasında ise inceleme ve denetimlerin; denetimlerin niteliğine göre maden ve jeoloji mühendislerini içeren en az üç kişiden oluşan bir heyet marifetiyle yapılacağı, arama ruhsatlarına ilişkin inceleme ve denetim heyetinde maden mühendislerinin bulunmasının zorunlu olmadığı, ve yapılacak inceleme ve denetimin özelliğine göre diğer meslek mensuplarının katılımının sağlanacağı belirtilmekle, jeofizik mühendislerinin de heyete katılımının mümkün olduğu açıktır.
Davalı idare tarafından, maden hakları ile ilgili bütün faaliyetlerin yürütülmesi ve vecibelerin yerine getirilmesinin kontrol ve denetimini yapmak ve yönlendirmek için teknik ve mali konuları yerinde incelemek, kamu yararını sağlamak amacıyla madencilik faaliyetlerinin incelenmesi ve denetiminin niteliğine göre meslek mensuplarının katılımının sağlanması hedefi da dikkate alındığında herhangi bir eksik düzenlemenin söz konusu olmadığı, kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı, idarenin takdir yetkisi içerisinde hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilerek yapılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
19/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!