WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6884 E.  ,  2024/133 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6884
Karar No : 2024/133

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- ...Barolar Birliği
VEKİLİ : Av. ...
3- ...Barosu Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan davacının, 3 ay süre ile işten çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir Barosu Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile anılan kararının onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının sicilinde, disiplin kovuşturmasına konu eylemin işlendiği 24.12.2018 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem içinde tekerrüre esas 02.02.2018 kesinleşme tarihli para cezası ve 22.07.2017 ve 20.07.2018 kesinleşme tarihli iki ayrı kınama cezasının bulunduğu, uyuşmazlıkta, davacının, asil sıfatıyla ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...sayılı dosyasına kayden görülen davada, Mahkemeye ibraz ettiği 24.12.2018 tarihli dilekçesinde "Türkiye işgal altındadır. Türkiyede bir işgal rejimi vardır. İBYK, İBDK, TBB, Adalet Bakanlığı ve uzantıları rejim tarafından yetiştirilmiş yerleştirilmiş ve görevlendirilmiş bir suç örgütüdür. Örgütün işi GY ve TD'ın hizmet sebebi ile emniyeti suistimal dosyalarını kapatmaya çalışmaktadır. GY ve TD'a yardım ve yataklık etmektir." şeklinde ifadeler kullandığı, kullanılan ifadelerin anılan davada iddia ve savunma sınırının ötesinde olduğu, davacının davasını ispata yönelik bir beyan olmadığı, anılan ifadelerin, davacı avukatın özel hayatında mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorunda olduğuna ilişkin meslek kuralını ihlal ettiği, öte yandan, davacının tekerrüre esas disiplin cezalarının bulunduğu anlaşıldığından eylemine uyan dava konusu disiplin cezasıyla tecziyesine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılardan Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. Davalı İzmir Barosu tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği belli bir mesleği yapmaktan çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyiz yolu ile Danıştay nezdinde incelenme olanağının bulunduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesinde ise, hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukatın disiplin kurulu kararı ile tedbir mahiyetinde işten yasaklanabileceğinin düzenlendiği, söz konusu düzenleme gereği tesis edilen işlemlerin ise kovuşturmanın devam ettiği süre zarfında avukatlığa ait mesleki yetkilerin kullanılmasının tedbiren yasaklanması amacını taşıdığı, dolayısıyla avukatlık mesleğinden çıkarılma sonucunu doğuran işlem kapsamında yer almadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, ... hakkında "3 ay süre ile tedbiren işten yasaklanma" kararının iptali istemiyle açılan davada; Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kesin mahiyette olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 23/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları..." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu ve avukatlık mevzuatı hükümleri uyarınca avukatlık mesleği, ''Ticari bir iş/faaliyet'' değil ise de; davacının yapmış olduğu meslek faaliyetinin, geçimini temin ettiği gelir getirici bir iş olarak pekala ticari faaliyet olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, davacının "3 ay süre ile Tedbir Mahiyetinde İşten Yasaklama" cezası ile cezalandırılmasına dair kararın da avukat olan davacının ticari faaliyetinin (geçimini temin ettiği mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davacının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.