WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6306 E.  ,  2024/269 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6306
Karar No : 2024/269

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Mamak ilçesi sınırları dahilinde yer alan S:… sayılı II (a) grubu işletme ruhsat sahasında yapılan incelemede kapsamında Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 659.283,65-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Ankara İli, Mamak İlçesi sınırları içerisinde bulunan 6543 sicil sayılı II-a grubu madene ilişkin işletme ruhsatının ve izni bulunan davacı şirkete ait maden sahasında davalı idare görevlilerince 01/11/2017 tarih ve E.805680 sayılı Olur'a istinaden gerçekleştirilen denetim ve inceleme neticesinde tanzim edilen raporda, 2014 yılındaki sevkiyat ve satış tutarlarında 412.052,28 ton fark olduğunun tespit edildiği, ancak bu farka yönelik olarak davacı şirket tarafından … tarih ve … sayılı dilekçe ekinde fatura ibraz edilmesi üzerine denetim heyetince bir değerlendirme yapılmadığı, şirkete yönelik olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDKB) tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde, … tarih ve E… sayılı vergi müfettişi raporunda, 412.052,28 ton için ibraz edilen faturalara şirketin yasal defter ve belgelerinde rastlanılmadığının tespit edildiği ve tespitin VDKB'nin … tarih ve E… sayılı yazı ile davalı idareye bildirilmesi üzerine, … tarih ve E… sayılı işlemin tesisi sonrasında, anılan işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davada, 18/03/2020 tarihli kararla, "...Maden Kanunu'nun 12/4. maddesine göre yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verileceği açık olmakla birlikte, idari para cezasının hesabında etkili olan Devlet hakkı alacaklarının, aynı Kanun'un 14. maddesinde "...Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgelerde dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir..." şeklinde ifadesini bulan düzenleme gereğince, madenin ocaktan çıkarıldığı her yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden, yani uyuşmazlık konusu olayda 2014 yılındaki sevkiyata ilişkin bir tespit söz konusu olduğundan 2014 yılı için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden Devlet hakkının ve dolayısıyla idari para cezasının hesaplanması gerekmekte iken; Ankara İli'ne yönelik olarak 2018 yılı için belirlenen 14,00-TL/ton ocak başı satış fiyatının 2019 yılı için %23,73 olarak yeniden değerlendirme oranı nazara alınarak 17,32-TL/ton ocak başı satış fiyatı belirlemesi üzerinden Devlet hakkının ve bu şekilde hesaplanan Devlet hakkı tutarının da beş katı alınmak suretiyle hesaplanan davaya konu idari para cezasında yukarıda izah edildiği üzere madenin ocaktan çıkarıldığı yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplama yapılmadığından dolayı yasaya ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır." gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, anılan yürütmenin durdurulması kararı sonrasında davalı idarece dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; davacı şirketin, 2014 yılında sahadan sevk ettiği 412.052,28 ton kalker sevkiyatının beyan edilmediğinin tespit edilmesi sebebiyle yukarıda anılan yargı kararı gereği Ankara İli'ne yönelik olarak 2014 yılı için belirlenen 8,00-TL/ton ocak başı satış fiyatının belirlendiği ve yukarıda açık metnine yer verilen Maden Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında 412.052,28 ton kalker için ton başına 8,00-TL'den 131.856,73-TL Devlet hakkı hesaplandığı (maddede ikinci grup (a) madenler için %4 olarak öngörüldüğünden, 412.052,28x8-TLx%4 şeklinde hesap edilerek) ve bu şekilde tespit edilen Devlet hakkının beş katı tutarında hesaplanan meblağın (31.856,73-TLx5=659.283,65-TL) anılan Kanun'un 12/4. maddesi kapsamında davacı şirkete idari para cezası olarak verildiğinin görüldüğü, bu durumda, Maden Kanunu'nun 12/4. maddesine göre yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verileceğinin açık olduğu, davalı idarece de yukarıda anılan yargı kararı uyarınca madenin ocaktan çıkarıldığı 2014 yılı için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplanarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının, sahada rödovansçı olarak faaliyet gösteren firmanın 2014 yılına ilişkin faaliyetleri nedeniyle tesis edildiği, 03/11/2017 tarihinde denetime gelen heyete sunulan belgeler arasında yer alan faturalardaki toplam rakam ile idare tarafından iddia edilen noksan bildirim tutarının birebir aynı olduğu, davacı şirkete fatura düzenleyen firma 2014 yılında matrah artırımına gittiği için hakkında vergi incelemesi yapılamadığı, davacı şirketin defter belgelerinin de yeterince incelenmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 4. fıkrasında; "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/12 md.) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiş olup, anılan düzenleme ile üretim ve sevkiyatın bildirilmediğinin tespit edilmesi halinde, oluşan devlet hakkı kayıp ve kaçaklarını engellemek için ödenmesi gereken devlet hakkına ilaveten para cezası yaptırımı uygulanacağı belirtilmektedir.
Dava konusu olayda, davacı şirkete ait maden sahasında denetim ve inceleme neticesinde tanzim edilen raporda, 2014 yılındaki sevkiyat ve satış tutarlarında 412.052,28 ton fark olduğu tespit edilmiş, ancak bu farka yönelik olarak davacı şirket tarafından fatura ibraz edilmiş olup, maden alış faturaları da dikkate alındığında, devlet hakkı ödeme yükümlülüğünün davacıya satış yapan şirkette olduğu anlaşıldığından, "sevkiyatı bildirmeme" fiilinin işlendiği gerekçesi ile tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, Ankara ili, Mamak ilçesi sınırları dahilinde yer alan S:… sayılı II (a) grubu işletme ruhsat sahasında yapılan incelemede kapsamında Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 659.283,65-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 4. fıkrasında; "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/12 md.) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiş olup, anılan düzenleme ile üretim ve sevkiyatın bildirilmediğinin tespit edilmesi halinde, oluşan devlet hakkı kayıp ve kaçaklarını engellemek için ödenmesi gereken devlet hakkına ilaveten para cezası yaptırımı uygulanacağı belirtilmektedir.
Dava konusu olayda, davacı şirkete ait maden sahasında denetim ve inceleme neticesinde tanzim edilen raporda, 2014 yılındaki sevkiyat ve satış tutarlarında 412.052,28 ton fark olduğu tespit edilmiş, ancak bu farka yönelik olarak davacı şirket tarafından fatura ibraz edilmiş olup, maden alış faturaları da dikkate alındığında, devlet hakkı ödeme yükümlülüğünün davacıya satış yapan şirkette olduğu anlaşıldığından, "sevkiyatı bildirmeme" fiilinin işlendiği gerekçesi ile tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.