WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6124 E.  ,  2023/5910 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6124
Karar No : 2023/5910

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. Nak. Harf. Taah. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ordu ili, Ünye ilçesi, S:… sayılı II (a) grubu (andezit) işletme ruhsat sahasında 2015 yılında beyan edilmeyen 2.125 ton üretimin bildirilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 12/4. maddesi gereğince 4.420,00 TL idari para cezası verilmesine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; soruşturmaya konu suç fiili için soruşturma zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hukuka aykırı düzenlenen işlemin aynı fiil nedeniyle kanunun farklı hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle iki ayrı cezanın uygulanması nedeni yönüyle de hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla 3213 sayılı Maden Kanununun 10/7. maddesi gereğince idari para cezası verilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, İ:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanunun 45/1. maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin karar verildiği gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, İ:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından bölge idare mahkemesinin anılan kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararıyla, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararların kesin olup, bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı, dolayısıyla bu konuda bölge idare mahkemesi tarafından verilen bir karar olmayacak olması sebebiyle anılan uyuşmazlığa ilişkin olarak temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca madenlerle ilgili davalarda herhangi bir meblağ sınırı olmaksızın temyiz yoluna başvurulabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
(...)
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
(...)" düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında; "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, maden mevzuatının uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda bölge idare mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Bununla birlikte, temyiz yoluna başvurulacak kararlar için öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulması ve bölge idare mahkemesince uyuşmazlığa ilişkin verilmiş bir karar bulunması gerektiği de şüphesizdir.
Dava konusu olayda, davacıya 3213 sayılı Maden Kanununun 12/4. maddesi gereğince 4.420,00 TL idari para cezası verilmesine dair davalı idare işleminin iptalinin istenildiği görülmektedir.
2577 sayılı Kanunun 45/1. maddesi uyarınca konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağından, bu madde kapsamına giren dava konusu uyuşmazlığa ilişkin İdare Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, aynı nedenle istinaf yoluna başvurulamayacağı ve bu gerekçeyle verilen istinaf ret kararının kanun ve usule uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlık yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması kanunen mümkün olmadığından ve bölge idare mahkemesince uyuşmazlığa ilişkin verilmiş bir karar da bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 16/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, davalı idarece kesilen 4.420,00 TL idari para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1.İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. ve 7. fıkrasında; "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." kuralı yer almıştır.
2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 2. fıkrasında istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, 48. maddesinde de temyize ilişkin şekil ve usul kurallarına yer verilmiştir. Bu bakımdan 48. maddede temyiz yolu için öngörülen şekil ve usul kurallarının istinaf yolu bakımından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrasında temyiz incelemesine konu kararı veren mercinin temyiz dilekçesi üzerinde hangi şeklî ve usuli incelemeleri yapacağı ve bu incelemeler üzerine ne tür kararlar verebileceği hükme bağlanmış olup, aynı maddenin 7. fıkrasında ise söz konusu kararların kesin olarak verileceği kuralı bulunmaktadır.
Bu kapsamda, istinaf, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğundan, istinaf isteminin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin istinaf isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği sonucuna varılmaktadır. Kanun'un 48. maddesinde yedi günlük istinaf süresi sonunda istinaf mercii tarafından verilecek karara karşı herhangi bir başvuru yolu ise öngörülmemiş olup aksine, istinaf kararının kesin nitelikte olması düzenlenmiştir.
Başka bir ifadeyle, yedi gün içerisinde yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen karardan sonra, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması imkanı bulunmamaktadır. Aksi halde, Kanun'un 48/6. maddesinin ilk kez İdare Mahkemesince uygulanması halinde, İdare Mahkemesinin istinaf ret kararına karşı hem istinaf başvurusu hem de temyiz başvurusu yapılabilmesi sonucu doğacaktır.
Uyuşmazlık özelinde İdare Mahkemesince kesin olarak verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, ilgili merci tarafından (Ordu İdare Mahkemesince) kararın kesin olması nedeniyle istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı yedi gün içerisinde istinaf yoluna başvurulduğu, bu başvuru üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddine yine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Başka bir anlatımla uyuşmazlıkta, Kanun'un 48. maddesinde düzenlenen ve kesin olarak verilen kararlara karşı yapılacak başvuru ile istinaf yolunun tüketildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, istinaf başvurusunun reddi kararından sonra, her ne kadar davalı idare tarafından istinaf kararı temyiz edilmiş ve Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Kanunda yer almayan bir sürecin işletilmesi nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın temyiz edilmesine dair başvurunun esasının incelenme olanağı bulunmadığından, davalı idarenin temyiz başvurusu yönünden incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.