Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6076 E. , 2023/5941 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6076
Karar No : 2023/5941
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksekokulunda doçent olarak görev yapan davacı tarafından, 2010 yılı Sonbahar Dönemi ÜDS sınavının şüpheli bulunduğu gerekçesiyle eşdeğer sınava çağrılmasına, sınava girmediği takdirde 2010 yılı ÜDS puanının geçersiz sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı ÖSYM Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:2023/1358 sayılı kararda, davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin dava konusu işlemin ÖSYM Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile geri alındığı, bu haliyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ÖSYM Başkanlığına gönderilen ihbar nitelikli dilekçede davacının yabancı dil sınavlarının hayatın olağan akışına aykırılık arz ettiği iddia edildiğinden söz konusu dilekçe ihbar mahiyetinde değerlendirilerek İhbar Değerlendirme Komisyonuna sevk edildiği, anılan Komisyon tarafından yapılan inceleme sonucunda, davacının girmiş olduğu 8 yabancı dil sınavının ortalamasının 37,16 olduğu, en yüksek puanını elde ettiği 2010-ÜDS Sonbahar Dönemi sınavı dışındaki 7 sınavda sınavların ortalamasının altında bir puan aldığı, 5 Aralık 2010 tarihinde yapılan 2010 KPDS Sonbahar sınavında 42,00 puan almış iken bu sınav tarihinden 21 gün sonra yapılan 26 Aralık 2010 tarihli 2010 ÜDS Sonbahar Dönemi sınavından 65,00 puan alarak puanını 23 puan artırmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olarak değerlendirildiği ve dava konusu işlemin tesis edildiği, öte yandan davacının katıldığını belirttiği 2019 tarihli YÖKDİL sınavının ÖSYM'ce uygulanmadığı, bununla birlikte idarece davacının YÖKDİL sınav sonucu dikkate alınarak dava konusu işlemin kaldırılmasına karar verildiği, YÖKDİL sonuç belgesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ÖSYM kayıtlarında yer almadığı, bu nedenle mevzuatın amir hükümleri gereği ÖSYM tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmesi adına gerçekleştirilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davanın açılmasına davalı idare sebebiyet verdiğinden İdare Mahkemesince yargılama giderlerinin davalı idare aleyhine yükletilmesine yönelik verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile görüşme tutanağı ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksekokulunda doçent olarak görev yapan davacı tarafından, 2010 yılı Sonbahar Dönemi ÜDS sınavının şüpheli bulunduğu gerekçesiyle eşdeğer sınava çağrılmasına, sınava girmediği takdirde 2010 yılı ÜDS puanının geçersiz sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı ÖSYM Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların Karara Bağlanması" başlığını taşıyan 22. maddesinde, meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı öngörülmüş; "Tutanaklar" başlığını taşıyan 23. maddesinde; "Her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanır ve dosyalarında saklanır." kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24. maddesinde ise; kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve (g) bendinde, kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği; (h) bendinde; kararda, kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oylarının bulunması gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, dava dosyasında bulunan ıslak imzalı veya elektronik imzalı görüşme tutanağı ve gerekçeli karar ile UYAP ortamında mevcut olan görüşme tutanağı ve gerekçeli kararın karar tarihi ve karara katılan hakimler yönünden birbiriyle uyumlu ve aynı olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu karar incelendiğinde; kararın 15.03.2023 tarihinde Başkan …, Üye …, Üye … tarafından verildiği, kararda ıslak imzanın bulunmadığı, elektronik imza ile imzalandığının belirtildiğinin görüldüğü, aynı karara ilişkin görüşme tutanağı incelendiğinde ise; karar tarihinin 13.06.2023, karara katılan hakimlerin; Başkan …, Üye …, Üye … olduğu; UYAP kayıtları incelendiğinde ise; görüşme tutanağının ve gerekçeli kararın Başkan …, Üye …, Üye … tarafından elektronik imza ile imzalandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, dosyada yer alan fiziki görüşme tutanağında karara katılan üye hakim …'ın gerekçeli kararda isminin yer almaması bunun yerine Üye …'ın yer almış olması ve görüşme tutanağı ile gerekçeli kararda karar tarihi itibarıyla tutarsızlık bulunması, yukarıda anılan yasa kurallarına aykırılık oluşturduğundan, idare mahkemesi kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Diğer taraftan davaya konu uyuşmazlık 2577 sayılı Kanunun 20/B maddesi kapsamında kalmakta olup aynı maddenin 1. fıkrasının (h) bendinde, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hallerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmü yer almakta olup ilk derece mahkemesinin görüşme tutanağı ile gerekçeli karar metninde yer alan uyumsuzluğun anılan madde kapsamında Danıştay tarafından düzeltilmesi mümkün olmadığından temyizen incelenen kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen İdare Mahkemesine gönderilmesine
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak 16/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!