Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6036 E. , 2023/5431 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6036
Karar No : 2023/5431
DAVACI: … Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
DAVANIN ÖZETİ: Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 17.07.2023 tarihli ve 2023/26 sayılı (E-16915068-405.99-79899005) "Genelge"nin iptaline karar verilmesi istenilmektedir,
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtilmiştir.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı şirkete ait … Duyu ve Spor Merkezinin ergoterapi hizmeti verdiği, söz konusu hizmetin 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek 13. maddesinde "İş ve Uğraşı Terapisti (Ergoterapist)" başlığı altında sağlık hizmeti olarak düzenlendiği, ergoterapistlerin de sağlık meslek mensubu olarak tanımlandığı, yine Sağlık Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin Ek 1-B maddesinde ergoterapistlerin iş ve görev tanımlarına yer verildiği, hal böyle iken dava konusu Genelge ile "Eğitim merkezi, eğitim danışmanlığı, kariyer rehberliği, eğitim koçluğu, koçluk merkezi, ödev evi/merkezi, test evi, eğitim rehberliği, öğrenci apartı, dil konuşma bozuklukları merkezi, konuşma terapisi, kekemelik tedavisi, etüt merkezi, matematik kulübü gibi adlar altında veya herhangi bir ad belirtilmeden Bakanlığımız uhdesinde bulunan faaliyetlerin yürütüldüğünün tespit edilmesi halinde, İlgi (b) Kanunun 3'üncü maddesine istinaden İlgi (f) Yönetmeliğin 5'inci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 67/A maddesinde yapılan düzenlemeler gereğince bu yerleri kuran veya işletenlere idari para cezası verilecek, böyle yerlerin bu faaliyetleri yürütmelerine hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir." şeklinde düzenleme yapıldığı, buna göre yasada sağlık hizmeti olarak tanımlanan ergoterapi faaliyetlerinin söz konusu faaliyetle ilgisi olmayan Milli Eğitim Bakanlığınca denetlenmesinin ve sonlandırılmasının mevzuata aykırı olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Davaya konu edilen Genelgenin incelenmesinden; Genelgenin 1. maddesinde, izleme ve koordinasyon komisyonlarının teşekkülü ile çalışmasına devam etmesi, 3. maddesinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi aşamasında yürütülecek faaliyetin 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu veya 5661 sayılı Yükseköğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkında Kanuna Ek Kanun kapsamında kalıp kalmadığı hususunda tereddüt yaşanması halinde ilgili milli eğitim müdürlüklerinden sorulması gerektiği, 4. maddesinde, yetkili idareler ile milli eğitim müdürlüklerince ruhsat verilen işyerlerinde verilen ruhsata aykırı eğitim ve/veya öğrenci barınma faaliyetlerinin yürütüldüğünün tespiti halinde ivedilikle işlem yapılması, bu yerlerin kapatılması ve ruhsatların iptal edilmesi gerektiği, 5. maddesinde, diğer bakanlıkların denetim elemanlarınca işyerlerinde yapılan denetimlerde 1739, 5580 ve 5661 sayılı Kanunların kapsamına giren faaliyetlerin sürdürüldüğünün tespiti veya kanaate ulaşılması halinde ilgili valiliklere ve yetkili idarelere bilgi verilmesi gerektiği, 6. maddesinde, belediye zabıtaları ile kolluk güçlerince işyerlerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir.
Buna göre; davacının dava dilekçesindeki hukuka aykırılık iddialarının dava konusu Genelgenin 2. maddesinde yer alan düzenlemeye yönelik olduğu görülmektedir. Dava konusu Genelgenin tamamının iptali istenilmekle birlikte bu hususta sahip olunan menfaatin ve hukuki sebeplerin belirtilmediği, diğer maddelerde yer alan düzenlemelerin davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Genelgenin davacıya yönelik olan madde veya kısımlarının iptali isteniyorsa, iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi gerekmekte olup 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 03/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!